asla ile cümle
asla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Eğer bu önemli olmasa bunu yapmanı asla istemem.I'd never ask you to do this if it weren't important.
Kimin izlediğini asla bilmiyorsun.You never know who's watching.
Seni asla incitmeyeceğimizi biliyorsun.You know we'd never hurt you.
Neyi sevdiğini söyleyebilirsin ama seni asla affetmeyeceğim.You can say what you like, but I'll never forgive you.
Bizin niyetimiz asla seni kazıklamak değildi.It was never our intention to overcharge you.
Biz bunu asla tekrar yapmak zorunda kalmayacağız.We'll never have to do this again.
Annem asla sadece bir ev hanımı olmak istemedi.My mother never wanted to be just a housewife.
Seni asla bırakmak istemedim ama başka seçeneğim yoktu.I never wanted to leave you, but I had no choice.
Asla Boston'dan ayrılmak istemedim.I never wanted to leave Boston.
Asla Tom'a zarar vermek istemedim.I never wanted to hurt Tom.
Asla itfaiyeci olmak istemedim.I never wanted to be a fireman.
Asla emekli olmak istemiyorum.I never want to retire.
Ben bir daha asla onun adını duymak istemiyorum.I never want to hear his name again.
Öğrenciler asla sınavlara kadar gerçekten ciddi bir çalışma yapmazlar.Students never really study seriously until just before the exams.
Bu karışıklığa karışmamı asla istememiştim.I never wanted you to get involved in this mess.
Asla gitmeni istemedim.I never wanted you to go.
Asla gitmenizi istemedim.I never wanted you to go.
Tom Mary'ye bir şey olursa kendini asla affetmez.Tom would never forgive himself if anything happened to Mary.
Onların istediğini asla istemeyeceksin.You'll never want what they want.
O asla eskimez.It never gets old.
Bu asla yaşlanmaz.This never gets old.
O asla tatmin olmaz.He's never satisfied.
Başlamak için asla çok geç değildir.It's never too late to start.
O çok çalışır ve asla şikayet etmez.He works hard and never complains.
Tom'un konuşmayı asla bırakmayacağını düşündüm.I thought Tom would never stop talking.
Tom'un asla susmayacağını düşündüm.I thought Tom would never shut up.
Tom'un asla gitmeyeceğini düşündüm.I thought Tom would never leave.
Onu asla duymayacağımı düşündüm.I thought I'd never hear that.
"Birlikte dans edelim." "Asla sormayacağını düşündüm.""Let's dance together." "I thought you'd never ask."
Asla seninle olamam.I can't ever be with you.
Oraya asla tekrar geri gidemem.I can't ever go back there again.
Asla hayır demedim.I never said no.
Seni bir daha asla göremeyebileceğimi düşündüm.I thought I might never see you again.
Ofisteyken beni asla aramaman gerektiğini söylediğimi sandım.I thought I told you never to call me while I'm at the office.
Sana beni asla aramamanı söylediğimi sanıyordum.I thought I told you never to call me.
Tom'un sizi bir daha asla göremeyeceğini düşünmüştüm.I thought Tom would never see you again.
Polisin bizi burada asla bulamayacağını söylediğini düşünmüştüm.I thought you said the police would never find us here.
Tom'un asla Mary'ye zarar vermeyeceğini söylediğini düşünmüştüm.I thought you said Tom would never hurt Mary.
Eğer onunla gitmezsem, onun tehlikeli olup olmadığını asla bilmeyeceğimi düşündüm.I thought if I don’t go with him I’ll never know if he's dangerous or not.
Bir daha asla İngilizcede yazmayacağım.I will never write again in English.
O bunu asla yapmayacak.She will never make it.
O onu asla yapmayacak.He will never make it.
Arkadaşlardan asla para ödünç almamayı öğrendim.I've learned never to borrow money from friends.
Arkadaş edinmek için herhangi bir yerde asla yeterince uzun kalmam.I never stay anywhere long enough to make friends.
Asla bir kız arkadaşım bile olmadı.I've never even had a girlfriend.
Bu kasabyı asla terk etmeyeceksin.You'll never leave this town.
Bazı edepsiz fıkralar biliyorum ama onları asla anlatmam.I know some dirty jokes, but I never tell them.
Bir cümle asla masum değildir.A sentence is never innocent.
Onu hatırlayamazsın ve onu asla unutmayacağım.You can't remember it and I'll never forget it.
Tom asla onun hayatında bir problem içinde olmadı.Tom has never been in trouble in his life.
Bir öğretmen hata yapan bir öğrencisiyle asla dalga geçmemeli.A teacher should never make fun of a student who makes a mistake.
Eğer çok fazla yalan söylersen insanlar sana asla inanmazlar.If you tell too many lies, people won't ever believe you.
Tom'la asla balık tutmuyorum.I've never been fishing with Tom.
Asla gece balık tutmaya gitmedim.I've never gone fishing at night.
Cesedi asla bulunmadı.Her body was never found.
Seni asla tekrar balık tutmaya götürmüyorum.I'm never taking you fishing again.
O bir daha asla yalan söylemeyeceğine söz verdi.He promised that he would never lie again.
Bir daha asla ayrılmayalım.Let's never be apart again.
Ben asla evlenmek istemiyorum.I never want to get married.
Seni istemediğimi asla söylemedim.I never said I didn't want you.