askın ile cümle
askın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Neden burada her bir karınca Buttrick - "Ateş! Allah aşkına ateş "- ve binlerce paylaşılanデイビスとホズマーの運命。
Ne diyorsun sen? İşimiz başımızdan aşkın zaten. Fazla mesaiye kalamam ben.Ale máme tolik práce.
Ne diyorsun sen? İşimiz başımızdan aşkın zaten. Fazla mesaiye kalamam ben.Ale mamy tyle do zrobienia Nie mogę robić po godzinach.
Ne diyorsun sen? İşimiz başımızdan aşkın zaten. Fazla mesaiye kalamam ben.Hier ist die Hölle los und ich kann nicht länger bleiben.
Ne diyorsun sen? İşimiz başımızdan aşkın zaten. Fazla mesaiye kalamam ben.Κι έχουμε τόση δουλειά!
Ne diyorsun sen? İşimiz başımızdan aşkın zaten.Vad i helvete!
Ne insani bedeli? Yapma allah aşkına!- Vilken mänskligt lidande?
Ne insani bedeli? Yapma allah aşkına!Ποιο ανθρώπινο τίμημα; Έλεος!
Ne insani bedeli? Yapma allah aşkına!Какой человеческой ценой?
Ne insani bedeli? Yapma allah aşkına!何千人が行方不明で 殺害され
New York'un 1950 yılında, 10 milyonu aşkın nüfusu ile ilk mega şehir olduğunu okudum.뉴욕시가 1950년에 최초로 인구 100만이 넘는 거대도시가 되었다고 하더군요.
New York'un 1950 yılında, 10 milyonu aşkın nüfusu ile ilk mega şehir olduğunu okudum.Am citit că New York a fost primul mega-oras, un oraş de 10 milioane de persoane sau mai mult, în 1950.
New York'un 1950 yılında, 10 milyonu aşkın nüfusu ile ilk mega şehir olduğunu okudum.Ik las dat New York de eerste megastad was, een stad met meer dan 10 miljoen mensen, in 1950.
New York'un 1950 yılında, 10 milyonu aşkın nüfusu ile ilk mega şehir olduğunu okudum.J'ai appris que New York fut la première ville géante, une ville de plus de 10 millions de personnes en 1950.
New York'un 1950 yılında, 10 milyonu aşkın nüfusu ile ilk mega şehir olduğunu okudum.Leí que Nueva York fue la primera megaciudad, una ciudad con 10 millones de personas, o más, en 1950.
New York'un 1950 yılında, 10 milyonu aşkın nüfusu ile ilk mega şehir olduğunu okudum.Tôi đọc thấy rằng New York là siêu thành phố đầu tiên, với dân số năm 1950 là 10 triệu người trở lên.
New York'un 1950 yılında, 10 milyonu aşkın nüfusu ile ilk mega şehir olduğunu okudum.Διάβασα ότι η Νέα Υόρκη ήταν η πρώτη υπερ-πόλη, με περισσότερους από 10 εκατομμύρια κατοίκους, το 1950.
New York'un 1950 yılında, 10 milyonu aşkın nüfusu ile ilk mega şehir olduğunu okudum.Прочетох, че Ню Йорк е бил първият мега-град, град от 10 милиона и повече души, през 1950 г.
New York'un 1950 yılında, 10 milyonu aşkın nüfusu ile ilk mega şehir olduğunu okudum.Я узнал, что Нью Йорк был первым мегаполисом, городом с населением более 10 миллионов человек в 1950.
New York'un 1950 yılında, 10 milyonu aşkın nüfusu ile ilk mega şehir olduğunu okudum.קראתי שניו יורק הייתה המגה-עיר הראשונה, עיר של יותר מ-10 מליון תושבים, ב-1950.
New York'un 1950 yılında, 10 milyonu aşkın nüfusu ile ilk mega şehir olduğunu okudum.قرأت أن مدينة نيويورك كانت أول مدينة كبيرة، مدينة مكونة من ١٠ مليون نسمة أو أكثر، في عام ١٩٥٠م.
New York'un 1950 yılında, 10 milyonu aşkın nüfusu ile ilk mega şehir olduğunu okudum.初の大都市だった事を知りました またこのような絵画も鑑賞しました
Ne yapıyor bunlar Allah aşkına?Mi a fenét gondolnak, mit csinálnak?
Ne yapıyor bunlar Allah aşkına?Qu'est-ce qu'ils croient être en train de faire ?
Ne yapıyor bunlar Allah aşkına?Τι στο καλό κάνουν;
Ne yapıyorlar tanrı aşkına?Ce cauta?
Ne yapıyorlar tanrı aşkına?Che cosa pensano di fare?
Ne yapıyorlar tanrı aşkına?Chúng làm gì ở đó?
Ne yapıyorlar tanrı aşkına?Čo do pekla robia?
Ne yapıyorlar tanrı aşkına?Hvad i alverden laver de?
Ne yapıyorlar tanrı aşkına?도대체 뭘 하는걸까요?
Ne yapıyorlar tanrı aşkına?Mi a csudát csinálnak?
Ne yapıyorlar tanrı aşkına?Mitä ihmettä ne tekevät?
Ne yapıyorlar tanrı aşkına?Po co one tam lecą?
Ne yapıyorlar tanrı aşkına?¿Qué están haciendo?
Ne yapıyorlar tanrı aşkına?Que font-t-elles donc ?
Ne yapıyorlar tanrı aşkına?Was in aller Welt machen sie nur?
Ne yapıyorlar tanrı aşkına?Wat ter wereld zijn ze aan het doen?
Ne yapıyorlar tanrı aşkına?Τι στην ευχή κάνουν;
Ne yapıyorlar tanrı aşkına?Какво, за бога, правят?
Ne yapıyorlar tanrı aşkına?Почему же они это делают?
Ne yapıyorlar tanrı aşkına?מה למען השם הן עושות?
Ne yapıyorlar tanrı aşkına?ماذا يفعلون؟
Ne yapıyorlar tanrı aşkına?一言で言ってしまえば
O gün bu araziye hektar başına 1.250'i aşkın varil dolusu yağmur yağmıştı.그날 그곳에는 1헥타르마다 1천통이 넘는 물이 쏟아졌습니다.
O gün bu araziye hektar başına 1.250'i aşkın varil dolusu yağmur yağmıştı.Auf jeden Hektar kamen über 1.000 Fässer Regen an diesem einen Tag.
O gün bu araziye hektar başına 1.250'i aşkın varil dolusu yağmur yağmıştı.Bekijk dat eens als vaten water van elk 200 liter. Ruim 1000 vaten water vielen die dag op elke hectare land.
O gün bu araziye hektar başına 1.250'i aşkın varil dolusu yağmur yağmıştı.Ez hektáronként több, mint 1000 hordó vizet jelentett azon a területen és azon a napon.
O gün bu araziye hektar başına 1.250'i aşkın varil dolusu yağmur yağmıştı.Lebih dari 1.000 drum air membasahi setiap hektar lahan hari itu.
O gün bu araziye hektar başına 1.250'i aşkın varil dolusu yağmur yağmıştı.Mais de 1000 barris de água caíram sobre cada hectare de terra nesse dia.
O gün bu araziye hektar başına 1.250'i aşkın varil dolusu yağmur yağmıştı.Más de mil barriles de agua cayeron en cada hectárea de terreno ese día.
O gün bu araziye hektar başına 1.250'i aşkın varil dolusu yağmur yağmıştı.Mer än 1000 tunnor med vatten hamnade på varje hektar av det området den dagen.
O gün bu araziye hektar başına 1.250'i aşkın varil dolusu yağmur yağmıştı.Như vậy có hơn 1000 thùng nước đổ xuống mỗi hecta đất ngày hôm đó.
O gün bu araziye hektar başına 1.250'i aşkın varil dolusu yağmur yağmıştı.Oltre 1.000 barili d'acqua sono caduti su ogni ettaro di quella terra quel giorno.
O gün bu araziye hektar başına 1.250'i aşkın varil dolusu yağmur yağmıştı.Peste 1.000 de astfel de butoaie de apă au căzut pe fiecare hectar în acea zi.
O gün bu araziye hektar başına 1.250'i aşkın varil dolusu yağmur yağmıştı.Plus de 1000 barils d'eau sont tombés sur chaque hectare de ce terrain ce jour-là.
O gün bu araziye hektar başına 1.250'i aşkın varil dolusu yağmur yağmıştı.Více než 1000 sudů vody dopadne na každý hektar této půdy za jeden den.
O gün bu araziye hektar başına 1.250'i aşkın varil dolusu yağmur yağmıştı.Yli 1000 tynnyriä vettä satoi jokaiselle hehtaarille tuota maata kyseisenä päivänä.
O gün bu araziye hektar başına 1.250'i aşkın varil dolusu yağmur yağmıştı.Πάνω από 1,000 βαρέλια νερού έπεσαν σε κάθε δέκα στρέμματα αυτής της γης εκείνη τη μέρα.
O gün bu araziye hektar başına 1.250'i aşkın varil dolusu yağmur yağmıştı.В тот день на каждый гектар земли выпало свыше 1 000 таких ёмкостей.