Douglas Petrie yapım asistanlığına yükselmiştir ve dört bölüm yazmıştır.Kupil sem sicér dve knjigi o hišnem gospodarstvu & ju prebral na pol.
2007 ve 2009 yılları arasında Abhazya'da Başkan Yardımcılığı görevinde Raul Hacımba'ya asistanlık yapıyordu.Med letoma 2007 in 2009 je bila ministrica za šport Maroka v vladi Abbasa El Fassija.
Asistanlar ise suyu ve kedileri havaya fırlatıyordu.Pri pripravi hrane, so vojaki dodali toplo vodo in koruzno moko.
Bowman, 2004'te ABD Olimpiyat Takımına asistan koç ve Michael Phelps’in birinci antrenörü oldu.2004 m. buvo Vengrijos vyrų futbolo rinktinės Lothar Matthaus trenerio asistentas.
Daha sonra Bill Shankly emekliye ayrılmış ve yerine asistanı Bob Paisley geçmiştir.Po metų vietoje Bill Shankly komandai pradėjo vadovauti jo asistentas Bob Paisley.
Sonra sırasıyla 1977 yılında asistan doktor, 1978 yılında doçent doktor unvanlarını almıştır.1973 m. apsigynė daktaro, o 1978 m. – habilituoto daktaro disertaciją.
Aynı bölümde asistan oldu.Lygiagrečiai įsitraukė į mokslo sritį.
1992 itibarıyla bir profesör asistanı oldu.1992 m. habilituota humanitarinių mokslų daktarė.
Dumas'nın pek çok asistanı ve ortağı vardı.Be to, Nobutaka turėjo kelias žmonas ir meilužes.
1986-1991 yılları arası aynı üniversitenin İktisat Teorisi bölümde asistanlık yaptı.1986–1991 m. VU EF Ekonominės teorijos katedros asistentas.
Rodin’in sevgilisi ve asistanı oldu.Temast sai Rodini abiline, modell ja armuke.
Gaudi'nin asistanları Domènec Sugrañes i Gras, Josep Canaleta ve Joan Rubió da bu yenilemeye katkıda bulundu.Renoveerimistes aitasid kaasa Gaudí assistendid Domènec Sugrañes i Gras, Josep Canaleta ja Joan Rubió.
Daha sonra Bill Shankly emekliye ayrılmış ve yerine asistanı Bob Paisley geçmiştir.Peagi pärast FA karika võitu pani Shankly ameti maha ja tema asendajaks sai tema abitreener Bob Paisley.
Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne asistan olarak atandı.Samal aastal astus Eesti Akadeemilise Õiguskaitse Seltsi liikmeks.
Güvenlik AsistanıKaitserühm
Mezun olduktan sonra aynı üniversitesi asistan olarak kaldı.Peale ülikooli lõpetamist sai Backlund samas assistendi koha.
Ama hala asistan düzeyindeyim.Ale nadal tylko asystentem.
Ama hala asistan düzeyindeyim.Jag är på en assistents nivå.
Ama hala asistan düzeyindeyim.Ma non sono ancora niente di più di un assistente.
Ama hala asistan düzeyindeyim.Mas não passas do nível de assistente.
Ama hala asistan düzeyindeyim.Men kun på en assistents niveau.
Ama hala asistan düzeyindeyim.Olen silti pelkkä avustaja.
Ama hala asistan düzeyindeyim.Pero aún tengo nivel de ayudante.
Ama hala asistan düzeyindeyim.Αλλά παραμένω απλός βοηθός.
Ama hala asistan düzeyindeyim.Но я всё ещё нахожусь на уровне ассистента.
Arbus aslında fotoğraf çekmeyi kocasına asistanlık yaparak öğrendi.Ze was een assistent van haar man.
Asistan bilmiyormuş gibi yapmaya çalışıyor.Cette fille... Tu crois que nous ne sommes pas au courant !
Asistan bilmiyormuş gibi yapmaya çalışıyor.Te lány... Nem gondolhatod, hogy nem tudjuk.
Asistan bilmiyormuş gibi yapmaya çalışıyor.Η βοηθός θέλει να το παίξει αγνή.
Asistan bilmiyormuş gibi yapmaya çalışıyor.المساعدة تتظاهر بالجهل
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Beh, non saprei signor Teszler. Probabilmente Kings Mountain."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Bueno, señor Teszler, no estoy muy seguro. Supongo que sería en Kings Mountain."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Ei bine, nu prea ştiu, domnule Teszler. Cred că este vorba de regiunea Munţilor Kings."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş. "Güzel.「よろしい では キングスマウンテンに土地を買って
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Hát, Teszler úr, nem igazán tudom. Gondolom Kings Mountainben."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Je ne suis pas sûr, M. Teszler. Je crois que c'est à Kings Mountain."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."확실히는 잘 모르겠습니다, 테슬러씨. 아마 Kings Mountain지역일 것입니다."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Na ich weiß nicht recht, Herr Teszler. Ich schätze in Kings Mountain."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Não tenho a certeza, Sr. Teszler. Calculo que será em Kings Mountain."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Neviem presne, pán Teszler. Myslím, že by to mohlo byť v Kings Mountain."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Nie mam zielonego pojęcia, Panie Teszler. Sądzę, że mogą to być Kings Mountain."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Tôi không chắc lắm thưa ngài. Tôi nghĩ là vùng Kings Moutain."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Δεν είμαι εντελώς βέβαιος, κ. Τέζλερ. Φαντάζομαι ότι ίσως βρίσκεται στο Κινκς Μάουντεν."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Ну, я не знаю, прям уж, мистер Теслер, ну может вот в Кингс-Маунтин".
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."Честно казано, не знам, г-н Теслер. Предполагам в Кингс Маунтин."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş."ובכן, מר טסלר. אני מעריך שזה בקינגס מאונטיין."
Asistanı, "Tam olarak bilmiyorum efendim ama sanırım Kings Mountain." diye cevap vermiş.حسنا , لاأعلم , سيد تسزلر .أعتقد أنها سوف تكون في الكينغ ماونتن
- Asistanları.- Asistente.
- Asistanları.-Asistenty.
- Asistanları.- Assistenten.
Asistanlarımdan hiç okula gitmeyen biri bana "Bak Zeray.Alors un de mes assistants, qui n'est jamais allé à l'école, m'a dit: "Ecoute, Zeray.
Asistanlarımdan hiç okula gitmeyen biri bana "Bak Zeray.Also sagte einer meiner Assistenten, der nie zur Schule gegangen war, zu mir:
Asistanlarımdan hiç okula gitmeyen biri bana "Bak Zeray.A questo punto, uno dei miei assistenti, che non è mai andato a scuola, mi ha detto "Ascolta, Zeray.
Asistanlarımdan hiç okula gitmeyen biri bana "Bak Zeray.Dus één van mijn assistenten, die nooit naar school was geweest, zei me: "Zeg, Zeray.
Asistanlarımdan hiç okula gitmeyen biri bana "Bak Zeray.Entonces uno de mis asistentes, que no asistió a la escuela, me dijo, "Zeray.
Asistanlarımdan hiç okula gitmeyen biri bana "Bak Zeray.Eräs koulujakäymätön avustajani sanoi: "Kuule Zeray.
Asistanlarımdan hiç okula gitmeyen biri bana "Bak Zeray.Jeden z asystentów, który nigdy nie chodził do szkoły, powiedział:
Asistanlarımdan hiç okula gitmeyen biri bana "Bak Zeray.그래서 학교에 다니지 않은 제 조수 중 한명이 제게 말했습니다
Asistanlarımdan hiç okula gitmeyen biri bana "Bak Zeray.Så en af mine assistenter, der aldrig havde gået i skole, sagde til mig," Hør engang, Zeray.
Asistanlarımdan hiç okula gitmeyen biri bana "Bak Zeray.Unul dintre asistenții mei, care nu a mers la școală, îmi spune: " Ascultă, Zeray!