Tadić, iki sezunda da asistlerilye ön plana çıktı.Jurčina zaznamenal na podujatí dve asistencie.
7 gol, 6 asist yaptı.Šatan dosiahol 7 gólov a 6 asistencií.
2003 yılında uzun metrajlı film olan Mes Cousines et Moi filminde, yönetmen asistanı olarak görev yaptı.Vo filme Zelená míľa (1999) stvárnila chorú manželku riaditeľa väznice.
Ayrıca aynı maçta bir de asist yaptı.Zapísal si asistenciu v jednom zápase.
Williams sezonunu çok iyi noktalamış, 80 maçta 10.8 sayı ve 4.5 asist yüzdeleriyle bitirmiştir.Sezónu skončil s najlepším priemerom v kariére; 24,0 bodov a 8,5 asistencií.
Daha sonra Ermenistan Film Stüdyolarında görev alarak yönetmen asistanı olarak sinema dünyasına girmiştir.Následne v Slovenskej televízii v redakcii filmovej tvorby pôsobil ako asistent réžie.
Galatasaray'da 14 maçta 3 gol 3 asist yapmıştır.V katalánskom tíme dal v tridsiatich štyroch zápasoch tri góly.
Bir gol bir asistlik performans ile göz doldurdu.Stastny na podujatí dosiahol gól a asistenciu.
Mezun olduğu Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde 1943 ile 1946 yılları arasında asistan olarak çalıştı.V Poprade pôsobil ako stredoškolský profesor na Štátnej obchodnej akadémii v rokoch 1943 – 1944.
1890 yılının yazında gönüllü asistan olarak Lick Gözlemevi'nde çalıştı.Leta 1890 je poleti kot prostovoljec delal na Lickovem observatoriju.
1639 yılında 17 yaşındayken, Arcetri yılında Galileo Galilei asistanı oldu.Leta 1639, pri 17. letih, je postal Galilejev pomočnik v kraju Arcetri.
1906 yılında, Sommerfeld Debye'nin kendi yanına asistan olarak Münih'e tayin edilmesini sağladı.Sommerfeld je leta 1906 odšel v München in Debye je bil njegov asistent.
Mükemmel pas menzili ve vizyonuyla asistçi bir adam olarak sivrilmiştir.Čudežno sredstvo oz. pomočnika dodeli darovalec.
Yüzüncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne İslam Tarihi ve Sanatları alanında asistan oldu (1994).90 let Univerze v Ljubljani: med tradicijo in izzivi časa (2011).
Douglas Petrie yapım asistanlığına yükselmiştir ve dört bölüm yazmıştır.Kupil sem sicér dve knjigi o hišnem gospodarstvu & ju prebral na pol.
2007 ve 2009 yılları arasında Abhazya'da Başkan Yardımcılığı görevinde Raul Hacımba'ya asistanlık yapıyordu.Med letoma 2007 in 2009 je bila ministrica za šport Maroka v vladi Abbasa El Fassija.
Asistanlar ise suyu ve kedileri havaya fırlatıyordu.Pri pripravi hrane, so vojaki dodali toplo vodo in koruzno moko.
Ayrıca 2 asist yaptı.Dodal pa je tudi 3 asistence.
2009-2010 2009-10 sezonunu 9 gol 12 asist ile kapatmıştır.Sezono 2009/10 je zaključil z rekordom kariere - 9 zadetki.
Bowman, 2004'te ABD Olimpiyat Takımına asistan koç ve Michael Phelps’in birinci antrenörü oldu.2004 m. buvo Vengrijos vyrų futbolo rinktinės Lothar Matthaus trenerio asistentas.
Bu maçlarda 2 de asist yapmayı başarmıştır.Tose lenktynėse jis sugebėjo pelnyti 2 taškus.
Daha sonra Bill Shankly emekliye ayrılmış ve yerine asistanı Bob Paisley geçmiştir.Po metų vietoje Bill Shankly komandai pradėjo vadovauti jo asistentas Bob Paisley.
Lisedeyken 13 sayı, 4.1 asist ortalaması yakalamıştır.Vidurinę mokyklą baigė 41 abiturientas.
Asist yapmayı ve gol atmayı seviyorum.Mėgsta karstytis ir šokinėti.
Özellikle son haftalarda yaptığı asistlerle dikkat çekti.Nuo pat mažų dienų jis dalyvavo ateitininkų veikloje.
Ayrıca bu maçta bir de asist yaptı.Be to į pagalbą atėjo … mano varžovas!
Sonra sırasıyla 1977 yılında asistan doktor, 1978 yılında doçent doktor unvanlarını almıştır.1973 m. apsigynė daktaro, o 1978 m. – habilituoto daktaro disertaciją.
Ayrıca bir de asist yaptı.Ten atliko tik pagalbinį vaidmenį.
Aynı bölümde asistan oldu.Lygiagrečiai įsitraukė į mokslo sritį.
1992 itibarıyla bir profesör asistanı oldu.1992 m. habilituota humanitarinių mokslų daktarė.
Dumas'nın pek çok asistanı ve ortağı vardı.Be to, Nobutaka turėjo kelias žmonas ir meilužes.
1986-1991 yılları arası aynı üniversitenin İktisat Teorisi bölümde asistanlık yaptı.1986–1991 m. VU EF Ekonominės teorijos katedros asistentas.
Rodin’in sevgilisi ve asistanı oldu.Temast sai Rodini abiline, modell ja armuke.
Gaudi'nin asistanları Domènec Sugrañes i Gras, Josep Canaleta ve Joan Rubió da bu yenilemeye katkıda bulundu.Renoveerimistes aitasid kaasa Gaudí assistendid Domènec Sugrañes i Gras, Josep Canaleta ja Joan Rubió.
Daha sonra Bill Shankly emekliye ayrılmış ve yerine asistanı Bob Paisley geçmiştir.Peagi pärast FA karika võitu pani Shankly ameti maha ja tema asendajaks sai tema abitreener Bob Paisley.
Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne asistan olarak atandı.Samal aastal astus Eesti Akadeemilise Õiguskaitse Seltsi liikmeks.
Güvenlik AsistanıKaitserühm
Mezun olduktan sonra aynı üniversitesi asistan olarak kaldı.Peale ülikooli lõpetamist sai Backlund samas assistendi koha.
Ama Costa'nın şirin asisttanımın yapmasını istedim.Ale pomyślałem, że namówię do tego Costa'ę, mojego uroczego asystenta.
Ama Costa'nın şirin asisttanımın yapmasını istedim.Dar m-am gândit să îl folosesc pe Costa, simpaticul meu asistent.
Ama Costa'nın şirin asisttanımın yapmasını istedim.하지만 전 저의 친절한 조수 코스타가 하는 게 낫다고 생각했습니다.
Ama Costa'nın şirin asisttanımın yapmasını istedim.Ma ho pensato di farlo fare a Costa, il mio fantastico assistente.
Ama Costa'nın şirin asisttanımın yapmasını istedim.Mais j'ai pensé à demander à Costa, mon adorable assistant, de le faire,
Ama Costa'nın şirin asisttanımın yapmasını istedim.Namun saya rasa biar Costa saja, asisten terbaik saya, yang melakukannya.
Ama Costa'nın şirin asisttanımın yapmasını istedim.Но реших да помоля Коста да го направи, прекрасният ми асистент.
Ama Costa'nın şirin asisttanımın yapmasını istedim.אבל חשבתי לתת לקוסטה, העוזר הנפלא שלי, לעשות את זה.
Ama Costa'nın şirin asisttanımın yapmasını istedim.ولكني فضلت ان يرتديها مساعدي " كوستا "
Ama Costa'nın şirin asisttanımın yapmasını istedim.ありがとう とても暑いです ありがとうコスタ
Ama hala asistan düzeyindeyim.Ale nadal tylko asystentem.
Ama hala asistan düzeyindeyim.Jag är på en assistents nivå.
Ama hala asistan düzeyindeyim.Ma non sono ancora niente di più di un assistente.
Ama hala asistan düzeyindeyim.Mas não passas do nível de assistente.
Ama hala asistan düzeyindeyim.Men kun på en assistents niveau.
Ama hala asistan düzeyindeyim.Olen silti pelkkä avustaja.
Ama hala asistan düzeyindeyim.Pero aún tengo nivel de ayudante.
Ama hala asistan düzeyindeyim.Αλλά παραμένω απλός βοηθός.
Ama hala asistan düzeyindeyim.Но я всё ещё нахожусь на уровне ассистента.
Arbus aslında fotoğraf çekmeyi kocasına asistanlık yaparak öğrendi.Ze was een assistent van haar man.
Asistan bilmiyormuş gibi yapmaya çalışıyor.Cette fille... Tu crois que nous ne sommes pas au courant !
Asistan bilmiyormuş gibi yapmaya çalışıyor.Te lány... Nem gondolhatod, hogy nem tudjuk.