O boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar, Hiçliğin üzerine dünyayı asar.Han breder Norden ut over det øde rum, han henger jorden på intet.
O boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar, Hiçliğin üzerine dünyayı asar.Han spänner ut nordanrymden över det tomma och hänger upp jorden på intet.
O boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar, Hiçliğin üzerine dünyayı asar.Han udspænder Norden over det tomme, ophænger Jorden på intet;
O boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar, Hiçliğin üzerine dünyayı asar.Il étend le septentrion sur le vide, Il suspend la terre sur le néant.
O boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar, Hiçliğin üzerine dünyayı asar.그는 북편 하늘을 허공에 펴시며 땅을 공간에 다시며
O boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar, Hiçliğin üzerine dünyayı asar.On razteza severno nebo čez praznino in zemljo obeša na ničemer.
O boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar, Hiçliğin üzerine dünyayı asar.Ontě roztáhl půlnoční stranu nad prázdnem, zavěsil zemi na ničemž.
O boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar, Hiçliğin üzerine dünyayı asar.Õ terjeszti ki északot az üresség fölé és függeszti föl a földet a semmiség fölé.
O boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar, Hiçliğin üzerine dünyayı asar.Pohjoisen hän kaarruttaa autiuden ylle, ripustaa maan tyhjyyden päälle.
O boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar, Hiçliğin üzerine dünyayı asar.Rozciągnął północy nad miejscem próżnem, a ziemię zawiesił na niczem.
O boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar, Hiçliğin üzerine dünyayı asar.Rozťahuje sever nad prázdnom; zavesil zem na ničom.
O boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar, Hiçliğin üzerine dünyayı asar.Εκτεινει τον βορεαν επι το κενον κρεμα την γην επι το μηδεν.
O boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar, Hiçliğin üzerine dünyayı asar.Он распростер север над пустотою, повесил землю ни на чем.
O boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar, Hiçliğin üzerine dünyayı asar.Простира севера върху празния простор; Окача земята на нищо.
O boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar, Hiçliğin üzerine dünyayı asar.נטה צפון על תהו תלה ארץ על בלי מה׃
O boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar, Hiçliğin üzerine dünyayı asar.يمد الشمال على الخلاء ويعلّق الارض على لا شيء.
O boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar, Hiçliğin üzerine dünyayı asar.神 將 北 極 鋪 在 空 中 、 將 大 地 懸 在 虛 空
O boşluğun üzerine kuzey göklerini yayar, Hiçliğin üzerine dünyayı asar.神將北極鋪 在 空中 、 將 大地 懸 在 虛空
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Často jsem tehdy chodila za školu a snila o tom, že budu námořníkem.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Często urywałam się ze szkoły i marzyłam o byciu marynarzem w tamtych czasach.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Faltaba frecuentemente a la escuela y soñaba con ser marinera durante esos días.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Gyakran váltottam iskolát, és arról álmodtam, akkoriban, hogy tengerész leszek.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Ik spijbelde vaak en droomde ervan om matroos te worden in die dagen.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.În acele zile, chiuleam deseori de la cursuri şi visam să devin marinar.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.In diesen Tagen schwänzte ich oft die Schule und träumte davon, zur See zu fahren.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Jag skolkade ofta och drömde om att bli sjöman under den tiden.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.J'ai souvent fait l'école buissonnière et rêvé de devenir marin durant ces journées.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.당시에 전 학교를 가지 않고 선원이 되는 꿈을 꿨어요.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Nesses dias, eu faltava frequentemente às aulas e sonhava tornar-me marinheira.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Saltavo spesso la scuola e sognavo di diventare marinaio durante quei giorni.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Saya sering bolos sekolah dan bermimpi menjadi seorang pelaut pada masa-masa itu.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Tôi thường xuyên trốn học, và mơ mộng trở thành một thủy thủ trong suốt những ngày đó.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Έκανα συχνά σκασιαρχείο και ονειρευόμουν να γίνω ναύτης εκείνες τις μέρες.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Пропусках училище често и си мечтаех да стана моряк през тези дни.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.Тогда я часто пропускала школу и мечтала стать моряком
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.У той час я часто прогулювала уроки і мріяла податися в моряки.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.נעדרתי משיעורים רבים וחלמתי להפוך להיות יורדת-ים באותם הימים.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.لقد تغيبت كثيرا عن المدرسة وحلمت أن أصبح بحارة خلال تلك الأيام.
O günlerde sıklıkla okulu asar ve bir denizci olmanın hayalini kurardım.文化的ステレオタイプも そこで初めて経験しました
RABbin kendisine buyurduğu gibi Levha Sandığını konuta getirdi, bölme perdesini asarak sandığı gizledi.또 그 궤를 성막에 들여 놓고 장을 드리워서 그 증거궤를 가리우니 여호와께서 모세에게 명하신 대로 되니라
RABbin kendisine buyurduğu gibi Levha Sandığını konuta getirdi, bölme perdesini asarak sandığı gizledi.и внес ковчег в скинию, и повесил завесу, и закрыл ковчег откровения, как повелел Господь Моисею.
RABbin kendisine buyurduğu gibi Levha Sandığını konuta getirdi, bölme perdesini asarak sandığı gizledi.ויבא את הארן אל המשכן וישם את פרכת המסך ויסך על ארון העדות כאשר צוה יהוה את משה׃
RABbin kendisine buyurduğu gibi Levha Sandığını konuta getirdi, bölme perdesini asarak sandığı gizledi.وادخل التابوت الى المسكن. ووضع حجاب السجف وستر تابوت الشهادة. كما امر الرب موسى.
RABbin kendisine buyurduğu gibi Levha Sandığını konuta getirdi, bölme perdesini asarak sandığı gizledi.把 櫃 抬 進 帳 幕 、 挂 上 遮 掩 櫃 的 幔 子 、 把 法 櫃 遮 掩 了 . 是 照 耶 和 華 所 吩 咐 他 的
RABbin kendisine buyurduğu gibi Levha Sandığını konuta getirdi, bölme perdesini asarak sandığı gizledi.把 櫃抬進 帳幕 、 挂上 遮掩櫃 的 幔子 、 把 法 櫃 遮掩 了 . 是 照 耶和華 所 吩咐 他的
Ülkemizde olsaydık, toplarınızdan asardık sizi.Na nossa terra, penduramos tiras pelas bolas.
Ülkemizde olsaydık, toplarınızdan asardık sizi.В нашата страна, щяхме да те обесим за топките.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.A synowie Jehaleleela: Zyf i Zyfa, Tyryja, i Azarel.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Con trai của Giê-ha-lê-le là Xíp, Xi-pha, Thi-ria, và A-sa-rên.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Con_trai của Giê-ha-lê-le là Xíp , Xi-pha , Thi-ria , và A-sa-rên .
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Die Kinder aber Jehallel-Els waren Siph, Sipha, Thirja und Asareel.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Figli di Ieallelèl: Zif, Zifa, Tiria e Asarèl
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Fiii lui Iehaleleel: Zif, Zifa, Tiria şi Asareel.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Fils de Jehalléleel: Ziph, Zipha, Thirja et Asareel.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.In sinovi Jehalelelovi: Zif in Zifa,Tirja in Asarel.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Ja Jehallelelin pojat olivat Siif, Siifa, Tiireja ja Asarel.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Jéhalélel fiai: Zif, Zifa, Tirja és Asárel.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Jehallelels zonen waren Zif, Zifa, Tirea en Asareël.
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.여할렐렐의 아들은 십과 시바와 디리아와 아사렐이요
Yehallelelin oğulları: Zif, Zifa, Tirya, Asarel.Los hijos de Jehalelel fueron: Zif, Zifa, Tiria y Asarel