2 sayısı hariç, tüm asal sayılar tektir.Alle termen, behalve de eerste zijn veilige priemgetallen.
Apartmana sonradan bir asansör de eklenmiştir.In een later stadium werd de lift toegevoegd.
Köy merkezi Göztaşı olmak üzere; Asarkaya, Teberik ve Karapınar mahallelerinden meydana gelir.De gemeente ontstond uit de gemeenten Gellik, Neerharen, Rekem en Veldwezelt.
Spears ve arkadaşları aceleyle aşağıya inerken asansörde güvenlik kamerasına komik yüzler yaparlar.Britney en haar vrienden rennen een lift in, waar zij korte tijd de bewakingscamera's voor de gek houden.
İstari büyücüsü olan Gandalf'ın asasıdır.Hij is de huiskat van de tovenaar Gargamel.
Bu tür alanlarda merdivenler, asansörler, ana giriş kapısı avluya açılır.Uit die tijd dateren het trappenhuis, de vloeren en de deurportalen.
İnsan kendini yatay şekilde asamıyormuş.In dit geval voelt men zich verlamd op het bed liggen.
Asa çok hasar almıştır.De hal liep grote schade op.
Erginleri, tapirde asalaktır.Idori, vormen in zit.
Erginleri, değişik kaplumbağa türlerinde asalaktır.Het is platter in vergelijking met verwante soorten schildpadden.
En çok ak kuyruklu geyikte (Odocoileus virginianus) asalaktır.Het is nauw verwant aan het witstaarthert (Odocoileus virginianus).
Erginleri ve nimfleri, öncelikle sığırlarda asalaktır.De mensen leggen er voorraadplaatsen van voedsel (voornamelijk granen) aan.
Iokaste de kendisini odasında asar.Hij had zichzelf opgehangen in zijn garage.
Oraya iki ana panoramik asansör aracılığıyla ulaşılabilir.De brug kon bediend worden door twee aandrijfraderen.
Aviya öldüğünde Kudüs'te atalarının yanına gömüldü ve yerine oğlu Asa geçti.Na zijn dood werd hij begraven in de Davidsburcht in Jeruzalem en opgevolgd door zijn zoon Asa.
Bir sonraki asal sayı üçtür.Drie is dus het tweede driehoeksgetal.
Patanjali'nin Yoga Sutralarına göre Yoga'nın sekiz bölümünden dördüncüsü asanadır.Pranayama is het vierde pad van het achtvoudige yogapad in de Yogasoetra's.
Yaklaşık 10 kadar türü ergin evrede kuşlarda asalaktır.Er zijn meer dan 100.000 paren dunbekpijlstormvogels.
Geçmişte pek çok matematikçi 1'i asal sayı olarak kabul ediyordu.Tot de 19e eeuw beschouwden de meeste wiskundigen het getal 1 als een priemgetal.
Asaleti asla garantilenmedi.De orde werd nooit verleend.
NATO Parlamenter Asamblesi, 16 Kasım 2010 ^ "Rules of Procedure" (PDF).Conference Proceedings Luxembourg 13 May 2013, Hof van Justitie van de Europese Unie (pdf).
Desmond Miles tarafından Asassin's Creed III'te öldürüldü.Desmond Miles op de Assassin's Creed Wiki
Delhi sokaklarında asayiş sağlanamaz hâle geldi.Iets wat niet mag gebeuren in Delos.
Ayrıca 2007-2017 yılları arasında NATO Parlamenterler Asamblesi asıl üyesi olmuştur.Desondanks is de partij nog tot 2017 vertegenwoordigd geweest in de meeste regeringen.
Ziyaretçiler, yerden 85 metre yukarıda bulunan gözetleme platformuna asansör ile ulaşabilmektedirler.Bezoekers kunnen via een lift het observatieplatform bereiken.
Yangın durumunda, asansör kullanmayın.Gebruik niet de lift in geval van brand.
Asansör bozuk.De lift is buiten werking.
Bir asansör var mı?Is er een lift?
Asayiş berkemal.Alles is geregeld.
Asansör bozuk.De lift is kapot.
Dünden beri asansör çalışmıyor.Sinds gisteren werkte de lift niet meer.
Asansörde sigara içilmez!Roken is verboden in de lift.
Asansörde sigara içmek yasaktır.Roken is verboden in de lift.
Bu asansör ne birinci ne de ikinci katta duruyor.Deze lift stopt niet op de eerste en tweede verdieping.
Erginleri, öncelikle pekari (Tayassu tayacu) üzerinde asalaktır.(17) Oto Jego byk pierworodny – cześć Jemu!
Bütün evreleri öncelikle tatularda (Dasypodidae) asalaktır.Każdy z rozdziałów zaczyna się od słowa 釋 shi – objaśniać.
Her iki uydu da 1877’de Asaph Hall tarafından keşfedilmiştir.Oba zostały odkryte w 1877 roku przez Asapha Halla.
Slugterra, Asaph Fipke tarafından oluşturulmuş Amerika-Kanada ortak yapımı bir dizidir.Slugterra – amerykańsko-kanadyjski serial animowany stworzony prez Asapha Fipke'a.
Flash ASAP (As Soon As Possible - Mümkün Olduğunca Çabuk) En büyük öncelik.ASAP – popularny akronim wyrażenia as soon as possible, czyli „tak szybko, jak to możliwe”.
24 Haziran 2007 tarihinde Chris Benoit kendini asarak intihar etmiştir.24 czerwca 2007 Chris Benoit prawdopodobnie popełnił samobójstwo, poprzedzone zabójstwem żony i syna.
Asami ağlayarak ayrılır.Akari debiutuje w odc.
Elisha Otis tarafından ilk güvenli asansör kuruldu.Pierwszy bezpieczny dźwig osobowy wynalazł Elisha Otis pochodzący z Nowego Jorku.
Dört tane böleni olan sayılar, yarı asal olmak zorunda değildir (Örnek: 8).Brakujące 10 dni nie będzie wliczonych m.in. w czas spłacania pożyczek (ustęp 8).
Diğer binalarda ise dördüncü katta asansörlerde 4 yerine "F" (Four, Dört) yazar.W innych budynkach natomiast często zamiast piętra 4 stosuje się oznaczenie F (np. w windach).
Yerden 85 metre yukarıda, asansör vasıtası ile ulaşılabilen bir gözetleme güvertesi yer almaktadır.Na 85. metrze znajduje się galeria widokowa, do której wjeżdża się windą.
P ve q asal sayılardır.Gdzie p i q są naturalnymi liczbami względnie pierwszymi.
Maurice: Edmont Oteli'ndeki asansörcü çocuk.Maurice – windziarz w hotelu Edmont, a zarazem stręczyciel.
Aynı asa türünden olan kişiler bu büyüyü birbirlerine uygularlarsa büyü geri teper.Tak jak reszta rodziny brzydzi się wszystkiego, co magiczne.
Leşker Asakir) "Hüsran" (feat."Szkody łowieckie" (lista znalezionych orzeczeń).
Ana madde: Eratosten kalburu Eratosthenes asal sayıları bulmak için basit bir algoritma geliştirmiştir.Eratostenes użył algorytmu nazwanego sitem Eratostenesa do szybkiego znajdowania liczb pierwszych.
“1 Mart 2001 tarihinde Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından gözaltına alınan” diyor.1 marca 2001 ks. Staszczak objął urząd proboszcza-administratora parafii.
1983 yılına kadar Chişinău Lisesi "Gheorghe Asachi" nde okudu.Od 1993 roku uczył się w Liceum „Gheorghe Asachi”.
16 Mayıs 2014'te İzmit ilçesinin Topçular Mahallesindeki evinde kendini iple tavana asarak intihar etti.20 maja 2013 roku były dyrektor generalny agencji popełnił samobójstwo w piwnicy własnego domu.
Bunun üzerine Musa, asasını yere atar asa yılana dönüşür.Bóg ukazuje się Mojżeszowi pod Horebem (Synajem) w krzewie gorejącym.
Arakne kaçar ve kendini asar.Odmień swoje ciało, odmień siebie .
1910'da bu göreve asaleten atandı.W 1915 powierzono mu tę funkcję dożywotnio.
Demir Asa ile dolaşır.Przepływa przez Železný Brod.
Askerler Esmeralda'yı asarlar.Policja odnajduje Esmeraldę.
Bir yarı asal sayısıdır ve tam bölenleri 1, 2, 3 ve 6'dır.Podobnie z liczbą 6, która ma dzielniki: 1, 2, 3 i 6.
Asami, babasını hapiste ziyarete gider.Marji udaje się go odwiedzić w więzieniu.