asıyor ile cümle

asıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
50
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O anda, zamanı ve mekanı aşıyoruz.En ese momento, trascendemos el espacio y el tiempo juntos.
O anda, zamanı ve mekanı aşıyoruz.În acea clipă, transcendem spaţiul şi timpul împreună.
O anda, zamanı ve mekanı aşıyoruz.In dem Moment überschreiten wir gemeinsam die Grenzen von Raum und Zeit.
O anda, zamanı ve mekanı aşıyoruz.그 순간, 우리는 함께 시공을 초월합니다.
O anda, zamanı ve mekanı aşıyoruz.Op dat ogenblik overstijgen we samen ruimte en tijd.
O anda, zamanı ve mekanı aşıyoruz.Tại thời điểm ấy, chúng ta vươn tới không gian và một thời gian cùng nhau.
O anda, zamanı ve mekanı aşıyoruz.W takiej chwili razem wykraczamy poza przestrzeń i czas.
O anda, zamanı ve mekanı aşıyoruz.Εκείνη τη στιγμή, υπερβαίνουμε το χώρο και το χρόνο μαζί.
O anda, zamanı ve mekanı aşıyoruz.В такой момент мы вместе преодолеваем пределы времени и пространства.
O anda, zamanı ve mekanı aşıyoruz.В този момент се издигаме над пространството и времето, взети заедно.
O anda, zamanı ve mekanı aşıyoruz.באותו הרגע, אנו מתעלים מעבר לזמן ומקום יחד.
O anda, zamanı ve mekanı aşıyoruz.في هذة اللحظة نحن نعبر المكان و الزمان معا
O anda, zamanı ve mekanı aşıyoruz.演劇は私達のセンスを呼び覚まし イマジネーションへの扉を開いてくれます
Öndeki koluyla bayrağı kaldırmış, diğer elinde ise süngü var, barikatı aşıyor.El brazo hacia adelante con la bandera, el otro llevando avanzando sobre la barricada.
Öndeki koluyla bayrağı kaldırmış, diğer elinde ise süngü var, barikatı aşıyor.Je to postava, která vede lid vpřed s ideou svobody.
Öndeki koluyla bayrağı kaldırmış, diğer elinde ise süngü var, barikatı aşıyor.Wyciągnięta dłoń dzierży flagę, druga trzyma bagnet, kiedy postać depcze barykadę.
Öndeki koluyla bayrağı kaldırmış, diğer elinde ise süngü var, barikatı aşıyor.Із рукою, спрямованою вперед із прапором, в іншій руці тримаючи багнет, вона переступає барикаду.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.Estamos a colar retratos -- os dois retratos nas ruas num mercado lotado.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.Estamos pegando retratos... ambos retratos en las calles de un mercado atestado.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.Kami memasang potret -- dua potret di sebuah jalan di pasar yang ramai.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.인물 사진을 붙이고 있구요. 양쪽의 사진을 사람 많은 시장 거리에 붙이고 있습니다.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.Lepíme portréty -- oba portréty na ulici na preľudnenom trhovisku.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.Lipim portrete -- ambele portrete -- pe străzi într-o piaţă aglomerată.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.Nalepujeme portréty -- teda oba portréty na trhu plného lidí.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.Nous affichions des portraits -- donc les deux portraits dans les rues dans un marché bondé.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.Portrékat ragasztunk ki -- mindkét portrét egy zsúfolt piac utcáin.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.Przyklejaliśmy zdjęcia -- oba zdjęcia na ulicy przy zatłoczonym targu.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.Stiamo attaccando ritratti -- entrambi in una strada di mercato, affollata.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.Và chúng tôi đang dán ảnh chân dung ở hai mặt của con phố chợ đông đúc.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.We plakken portretten op -- beide portretten in de straten op een drukke markt.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.Wir kleben Portraits an die Wand - also beide Portraits auf der Straße auf einem belebten Markt.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.Επικολλούμε πορτραίτα -- και τα δύο πορτραίτα στους δρόμους σε μια πολυσύχναστη αγορά.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.Лепим портрети -- както по улиците, така и на оживения пазар.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.Мы приклеиваем портреты - оба портрета на улицах переполненного рынка.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.אנחנו מדביקים דיוקנאות -- כך ששני הדיוקנאות ברחוב, בשוק ההומה.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.نحن نلصق الصور-- الصورتين في شوارع سوق مزدحم.
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.両国民の写真を貼るのです 人が集まって 尋ねてきます
Portreler asıyoruz, iki portre de sokakta kalabalık bir pazar yerinde.貼緊相 -- 兩張相都貼系熱鬧嘅市場
Teknoloji o kadar güçlü ki, millet kavramını aşıyor.'비대칭 상황'의 시대가 왔습니다.
Teknoloji o kadar güçlü ki, millet kavramını aşıyor.עד שהיא חורגת מגבולות רמת-האומה.
Teknoloji o kadar güçlü ki, millet kavramını aşıyor.و تمتد خارج حدود الأمة الواحدة .
Teknoloji o kadar güçlü ki, millet kavramını aşıyor.民族国家が
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.Corrono come prodi, come guerrieri che scalano le mura; ognuno procede per la strada, nessuno smarrisce la via
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.그들이 용사같이 달리며 무사 같이 성을 더위잡고 오르며 각기 자기의 길로 행하되 그 항오를 어기지 아니하며
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.Som Helte haster de frem, som Stridsmænd stormer de Mure; enhver går lige ud, de bøjer ej af fra vejen.
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.Tekajo kakor junaki, kakor vojščaki plezajo na zid; in gredo vsak po svoji poti in ne menjavajo svojih stezá;
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.כגבורים ירצון כאנשי מלחמה יעלו חומה ואיש בדרכיו ילכון ולא יעבטון ארחותם׃
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.يجرون كابطال. يصعدون السور كرجال الحرب ويمشون كل واحد في طريقه ولا يغيّرون سبلهم.
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.牠 們 如 勇 士 奔 跑 、 像 戰 士 爬 城 . 各 都 步 行 、 不 亂 隊 伍
Yiğitler gibi saldırıyorlar, Askerler gibi surları aşıyorlar. Dosdoğru ilerliyorlar, Yollarından sapmadan.牠們 如 勇士 奔跑 、 像 戰士 爬 城 . 各 都 步行 、 不 亂隊伍

İlgili Sayfalar