Ana içeriğe geç
Sözlük

arzular ile cümle

arzular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bahar 2008'de, göç etmiş Lübnanlı Yahudiler sinagogun renove edilmesi arzularını dile getirmiştir.Несмотря на это, к весне 2008 года, еврейские эмигранты выразили желание выделить средства на ремонт синагоги.
Arkadaşlık için çocuklukta duyulan arzular, başarısız sosyal karşılaşmalar sonucu körelebilir.Детское желание иметь друзей может ослабнуть под влиянием многочисленных неудачных социальных взаимодействий.
Cevap olarak Sultan, misafirlerinin arzularının yerine getirileceğinin garatisini verdi.В свою очередь, султан заверил гостей, что их просьба будет удовлетворена.
İnsanların gerçek arzularını ne kadar iyi biliyormuş.Он умел показать подлинные человеческие чувства.
Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular.وإنما أنكر على قوم عَزوا أنفسهم إليه وهو منهم بريء، وأطالوا ألسنتهم في سَب الشيخ أبي الحسن الأشعري.
Hakka kul, resûle ümmet olanların arzularının yerine geleceği inancındadır.وقد يشير القرآن إلی صفات المؤمنين من أصحاب الرسول بأنهم أَشِدَّاء عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاء بَيْنَهُمْ.
Allah'ı Bilen İnsanlar (Ehl ul-Ma`rife Billah) dünyada birer yabancı olup ahireti arzularlar" dedi.« من أراد أن يعرف معرفته بالله، فلينظر إلى ما وعده الله ووعده الناس، بأيهما قلبه أوثق ».
Arkadaşlık için çocuklukta duyulan arzular, başarısız sosyal karşılaşmalar sonucu körelebilir.ويمكن أن تتحول الرغبة الطفولية في الرفقة، إلى شيء فاقد الإحساس، عبر مجموعة متعاقبة من اللقائات الاجتماعية.
Cevap olarak Sultan, misafirlerinin arzularının yerine getirileceğinin garatisini verdi.Em resposta, o sultão assegurou a seus convidados que seus pedidos seriam atendidos.
Yenilik ve heyecan arzularından dolayı kendilerini tehlikeli durumlara sokarlar.Por costumarem ansiar por novidades e excitação, podem colocar-se em situações de risco.
Arkadaşlık için çocuklukta duyulan arzular, başarısız sosyal karşılaşmalar sonucu körelebilir.O desejo de se ter companhia na infância pode ser distorcido devido a falhas na interação social.
İnsanların gerçek arzularını ne kadar iyi biliyormuş.Tinha uma auto-confiança dos que realmente sabiam o que queriam.
İsteklerin ve arzuların sona ermesi, acıları da ortadan kaldırır.Sua ignorância, desejo e apegos acabaram.
Yani arzular ve korkular çatışır.Estes desejos e medos conduzem à actividade.
Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular.Na zijn ontdekking volgen de verschillende leugens elkaar op.
Doğu Karelya ile bağların güçlendirilmesine dair arzular, toprak talebini içermemektedir.Dit streven naar hechtere banden met Oost-Karelië gaat niet meer over territoriale eisen.
Rahibeler kendi aralarında ne arzuları olduklarını konuşmaya başlarlar.De zusters bespreken de kleine wensen die zij hebben met elkaar.
Medhes: Bozuk arzulara saptırmak için alimlerle uğraşır.Toezang: men zal pogen de ontevredenen te sussen.
Allah'ı Bilen İnsanlar (Ehl ul-Ma`rife Billah) dünyada birer yabancı olup ahireti arzularlar" dedi.Niechże walczą na drodze Boga ci, którzy za życie tego świata kupują życie ostateczne!
Tasminnupalabdhe paramá trśńánivrttih: Birey o sonsuz mutluluğa (Brahma) ulaştığında tüm arzular biter.Tasminnupalabdhe paramá trśńánivrttih: W tym osiągnięciu (Brahmana) zaspokajane jest całe pragnienie.
Bunun temelindeki tek sebep arzularımıza yenik düşmemizdir.Jedynym sposobem na osiągnięcie trwałego szczęścia jest więc wyzbycie się owych pragnień.
Modernistler: Modernistler İslam dünyasının, küresel modernliğin bir parçası olmasını arzularlar.Zwolennicy globalizmu podkreślają wagę procesów globalizacji dla współczesnego świata..
İsteklerin ve arzuların sona ermesi, acıları da ortadan kaldırır.Kończą się Wasze męki i cierpienia.
Cevap olarak Sultan, misafirlerinin arzularının yerine getirileceğinin garatisini verdi.У свою чергу, султан запевнив гостей, що їх прохання буде задоволено.
Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular.Bůh však lež poznal a havrana potrestal věčnou žízní.
İnsanların gerçek arzularını ne kadar iyi biliyormuş.O skutečných motivech svých hostitelů neměl ani tušení.
Tehlikeli Arzular (film, 1968), Vittorio De Sica'nın yönettiği 1968 İtalya-Fransa ortak yapımı film.Dobrodružství Toma Sawyera - rumunsko-francouzsko-německý seriál z roku 1968.
Hayatın boyunca arzulardan uzak dur.Egész életedben hagyd figyelmen kívül a vágyaidat!
Arkadaşlık için çocuklukta duyulan arzular, başarısız sosyal karşılaşmalar sonucu körelebilir.A sikertelen kapcsolatteremtési kísérletek miatt eltompulhat a gyermekkori vágy a társaságra.
İnsanların gerçek arzularını ne kadar iyi biliyormuş.Lisäksi he aliarvioivat kansan todellisia kykyjä.
Doğu Karelya ile bağların güçlendirilmesine dair arzular, toprak talebini içermemektedir.Οι φιλοδοξίες για στενότερους δεσμούς με την Ανατολική Καρελία δεν περιλαμβάνουν εδαφικές απαιτήσεις.
Geç kaynaklar ikisinin arzularının imparatorluğu ikiye böldüğünü söyler.Μετέπειτα πηγές εικάζουν ότι οι αδελφοί επιθυμούσαν να χωρίσουν την αυτοκρατορία στη μέση.
Ancak ailesinin müzik yeteneği karşısındaki arzuları kısa zamanda köreldi.Ωστόσο, ο ενθουσιασμός των γονιών του για το μουσικό ταλέντο του σύντομα υποχώρησε.
Birçoğu dünyamızın nasıl bu duruma geldiğini anlamayı arzular.Φωνάζουμε στον κόσμο πως είμαστε έτοιμοι εδώ.
Arkadaşlık için çocuklukta duyulan arzular, başarısız sosyal karşılaşmalar sonucu körelebilir.Barndommens ønske om kammeratskab kan blive bedøvet gennem en historie af mislykkede sociale oplevelser.
Ancak ailesinin müzik yeteneği karşısındaki arzuları kısa zamanda köreldi.Snart vandt dog hans lyst til musikken overhånd.
Böyle kavimler, Türkler tarafından her arzularına eriştirildi.Det er hvad alle sovjetiske mænd ønsker.
Yani arzular ve korkular çatışır.Spændinger og konflikter er uundgåelige.
Geriye kalan torunları ise daha sonra Düzce'ye kendi arzularıyla göç etmişlerdir.Hans sønnesøn med samme navn kom alligevel senere til at kræve tronen.
Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular.Den går som følger (på engelsk): Peace is a lie; there is only passion.
Geç kaynaklar ikisinin arzularının imparatorluğu ikiye böldüğünü söyler.Kemudian sumber berspekulasi bahwa saudara ingin membagi kekaisaran dalam dua bagian.
Geç kaynaklar ikisinin arzularının imparatorluğu ikiye böldüğünü söyler.Các nguồn tài liệu sau này suy đoán về những khát khao của cả hai đều muốn chia tách Đế quốc thành hai nửa.
Cinsel arzularda ise artma değil genelde azalma görülür.Trong quan hệ tình dục, không phải lúc nào cũng có cực khoái một cách dễ dàng.
Livia'nın gizli arzularından onu mahrum etmekten zevk alır gibi ona verilen tanrısal onurları da veto etti.彼らの不道徳な行為を止めさせるために、アッラーはロトを預言者として送ったとされる。
Ancak ailesinin müzik yeteneği karşısındaki arzuları kısa zamanda köreldi.しかし、両親が彼の音楽的才能にかける情熱はまもなく冷めてしまう。
Çünkü o, özümlenme halindeyken tüm arzuları tamama erer..凡そ思慮は平生黙坐靜思の際に於てすべし。
Dünyada kaynaklar kısıtlıdır ve her insanın bütün ihtiyaçlarını, arzularını karşılaması olanaksızdır.面對有限的資源,不是所有人的慾望都能得到滿足。
Hinayana okulu arzularımızın en zayıf köklerini bile ortadan kaldırmamız gerektiğini vurgular.참고로 대한민국 사학계에서는 해당 귀면와의 도안과 치우는 무관하다고 보고 있다.
Bunun temelindeki tek sebep arzularımıza yenik düşmemizdir.מגיע לנו לדעת מדוע סובלים אנו את החרפה הזאת.
3. gerçek, Nirodha: istek ve arzular bırakılırsa acılar sona erdirilebilir.האמת בדבר סילוקו של הסבל: ישנה אפשרות להשתחרר מהשתוקקות וכך להשתחרר מסבל, כלומר – הסבל סופי.
Devdas Londra'ya okumaya gittiğinde Paronun tüm arzuları kırgınlığa dönüşür.Докато Дарвин търси жилище в Лондон, пристъпите на заболявания продължават.
Modernistler: Modernistler İslam dünyasının, küresel modernliğin bir parçası olmasını arzularlar.В пояснителния текст се казва: Някои мюсюлмани отхвърлят съвременното светско общество.
Arkadaşlık için çocuklukta duyulan arzular, başarısız sosyal karşılaşmalar sonucu körelebilir.Dječja želja za druženjem može otupjeti kroz neuspješne slučajeve društvene interakcije.
Bunun temelindeki tek sebep arzularımıza yenik düşmemizdir.Uzrok svemu tome bila je želja za osvajanjima.
Geç kaynaklar ikisinin arzularının imparatorluğu ikiye böldüğünü söyler.Kasnejši viri so špekulirali, da sta celo hrepenela po delitvi cesarstva.
İsteklerin ve arzuların sona ermesi, acıları da ortadan kaldırır.Neizpolnjene želje so tudi trpljenje.
Hinayana okulu arzularımızın en zayıf köklerini bile ortadan kaldırmamız gerektiğini vurgular.Hinajanos mokykla pabrėžia, kad turėtumėme išrauti savo troškimų šaknis.
Birçoğu dünyamızın nasıl bu duruma geldiğini anlamayı arzular.Jis dažnai nužengdavo į žemę, kad sužinotų, kaip gyvena žmonės.
Ailesinin, sosyal ve ekonomik olarak da gelismesini arzular.Auch hofft er auf soziale und wirtschaftliche Verbesserungen für seine eigene Familie.
Ailesinin, sosyal ve ekonomik olarak da gelismesini arzular.Cũng vậy, cậu cũng hy vọng cải thiện xã hội và kinh tế cho chính gia đình mình.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod