Veriler, Avrupa'da toplam atık hacimlerinin artmaya devam ettiğini göstermektedir.Dai dati a disposizione emerge che in Europa le quantità di rifiuti continuano ad aumentare.
Veriler, Avrupa'da toplam atık hacimlerinin artmaya devam ettiğini göstermektedir.Die vorliegenden Daten zeigen, dass die Abfallmengen in Europa insgesamt weiter ansteigen.
Veriler, Avrupa'da toplam atık hacimlerinin artmaya devam ettiğini göstermektedir.Les données suggèrent que le volume total des déchets continue d'augmenter en Europe.
Veriler, Avrupa'da toplam atık hacimlerinin artmaya devam ettiğini göstermektedir.Los datos sugieren que el volumen total de residuos en Europa sigue creciendo.
Veriler, Avrupa'da toplam atık hacimlerinin artmaya devam ettiğini göstermektedir.Os dados disponíveis indicam que o volume global de resíduos continua a aumentar na Europa.
Veriler, Avrupa'da toplam atık hacimlerinin artmaya devam ettiğini göstermektedir.Podatki kažejo, da v Evropi celotna količina odpadkov še vedno narašča.
Veriler, Avrupa'da toplam atık hacimlerinin artmaya devam ettiğini göstermektedir.Tallene antyder, at affaldsmængderne generelt fortsæ. er med at stige i Europa.
Veriler, Avrupa'da toplam atık hacimlerinin artmaya devam ettiğini göstermektedir.Tietojen mukaan jä eiden kokonaismäärä kasvaa Euroopassa edelleen.
Veriler, Avrupa'da toplam atık hacimlerinin artmaya devam ettiğini göstermektedir.Údaje naznačují, že celkový objem odpadů v Evropě stále roste.
Veriler, Avrupa'da toplam atık hacimlerinin artmaya devam ettiğini göstermektedir.Údaje naznačujú, že celkové množstvá odpadov v Európe stále rastú.
Veriler, Avrupa'da toplam atık hacimlerinin artmaya devam ettiğini göstermektedir.Uit gegevens blij kt dat de totale hoeveelheid afval in Europa blij stijgen.
Veriler, Avrupa'da toplam atık hacimlerinin artmaya devam ettiğini göstermektedir.Uppgi' er tyder på a de totala avfallsmängderna fortsä er a öka i Europa.
Veriler, Avrupa'da toplam atık hacimlerinin artmaya devam ettiğini göstermektedir.Według dostępnych danych, całkowita ilość odpadów w Europie ciągle rośnie.
Veriler, Avrupa'da toplam atık hacimlerinin artmaya devam ettiğini göstermektedir.Данните показват, че обемът на отпадъците в Европа като цяло продължава да се увеличава.
Ve sebep kaybedilmiş bir savaştır Çünkü zarar artmaya devam ediyor.Dan alasan mengapa kita akan kalah adalah karena kerusakan akan terus bertambah.
Ve sebep kaybedilmiş bir savaştır Çünkü zarar artmaya devam ediyor.Der Grund warum das zum Scheitern verurteilt ist dass die Schädigungen sich kontinuierlich aufaddieren.
Ve sebep kaybedilmiş bir savaştır Çünkü zarar artmaya devam ediyor.E la ragione per cui è una battaglia persa è che il danno continua ad accumularsi.
Ve sebep kaybedilmiş bir savaştır Çünkü zarar artmaya devam ediyor.En dit is een verloren strijd omdat de schade continu verergert.
Ve sebep kaybedilmiş bir savaştır Çünkü zarar artmaya devam ediyor.Ez egy vesztes csata, mivel a károsodás folyamatosan halmozódik.
Ve sebep kaybedilmiş bir savaştır Çünkü zarar artmaya devam ediyor.Mas é uma batalha perdida porque os danos continuam a acumular-se.
Ve sebep kaybedilmiş bir savaştır Çünkü zarar artmaya devam ediyor.Motivul pentru care aceasta este o lupta pierduta este ca daunele continua sa se adune.
Ve sebep kaybedilmiş bir savaştır Çünkü zarar artmaya devam ediyor.Và nguyên nhân nó là bàn thua bởi vì các tổn thương vẫn tiếp tục tích lũy.
Ve sebep kaybedilmiş bir savaştır Çünkü zarar artmaya devam ediyor.Y la razón de que sea una batalla perdida es porque el daño continúa acumulándose.
Ve sebep kaybedilmiş bir savaştır Çünkü zarar artmaya devam ediyor.Και ο λόγος που είναι μια χαμένη μάχη είναι επειδή η ζημιά συνεχίζει να συσσωρεύεται.
Ve sebep kaybedilmiş bir savaştır Çünkü zarar artmaya devam ediyor.А причината това да е губеща битка е, че вредата продължава да се натрупва.
Ve sebep kaybedilmiş bir savaştır Çünkü zarar artmaya devam ediyor.Но битва заранее проиграна потому, что повреждения продолжают накапливаться.
Yani çoğu insan der ki, vay, eğer para arzı artarsa, fiyatlar artmayacak mı?Si la mayoría de la gente dice, si el suministro de dinero incrementa, entonces no subirán los precios?
Yani çoğu insan der ki, vay, eğer para arzı artarsa, fiyatlar artmayacak mı?Většina lidí říká, wow, když vzroste zásoba peněz, potom neporostou ceny.
Yani çoğu insan der ki, vay, eğer para arzı artarsa, fiyatlar artmayacak mı?もし、通貨供給量と取引量が一定とするならば、これは真実です。
Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.Azt akarják, hogy az életminőség javuljon.
Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.Chcú aby sa kvalita života zvyšovala.
Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.De ønsker, at livskvaliteten fortsat skal forbedres.
Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.De vill att livskvaliteten skall fortsätta att öka.
Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.Họ muốn chất lượng cuộc sống tiếp tục tăng lên.
Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.Ils veulent que la qualité de vie continue à augmenter.
Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.Mereka ingin mutu kehidupan meningkat.
Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.Quieren que siga aumentando la calidad de vida.
Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.Sie möchten, dass sich die Lebensqualität weiter verbessert.
Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.Vogliono che la qualità della vita continui ad aumentare.
Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.Θέλουν να αυξάνεται η ποιότητα ζωής.
Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.Искат качеството на живота да се покачва.
Yasam kalitesinin artmaya devam etmesini istiyorlar.Они хотят, чтобы качество жизни продолжало расти.
Yiyecek ve zaman oldukça nüfüsün artmaya devam edeceğini söylemesinde hata vardı. -Jenže na rozdíl od tohoto předpokladu se v rozvinutých zemích děje přesný opak.
Yiyecek ve zaman oldukça nüfüsün artmaya devam edeceğini söylemesinde hata vardı. -만약 거기에 충분한 식량이 "있고", 충분한 시간이 "있다면", 사람들은 번식"할 것입니다."
Yiyecek ve zaman oldukça nüfüsün artmaya devam edeceğini söylemesinde hata vardı. -هذا يحدث إذا كان هناك طعام و وقت، و سيتكاثر الناس.