Ana içeriğe geç
Sözlük

artma ile cümle

artma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu akan miktar hızla artmaktadır.Những dòng chảy này đang ngày càng tăng nhanh hơn.
Bu akan miktar hızla artmaktadır.Prietoky sa zvyšujú veľmi rýchlo.
Bu akan miktar hızla artmaktadır.Przepływy te wzmagają się bardzo gwałtownie.
Bu akan miktar hızla artmaktadır.Queste correnti stanno aumentando rapidamente.
Bu akan miktar hızla artmaktadır.Tyto toky velice rychle mohutní.
Bu akan miktar hızla artmaktadır.Οι ροές των ποταμών αυτών αυξάνονται πολύ γρήγορα.
Bu akan miktar hızla artmaktadır.Тези потоци се увеличават много бързо.
Bu akan miktar hızla artmaktadır.Ці потоки води дуже швидко збільшуються.
Bu akan miktar hızla artmaktadır.Эти потоки воды очень быстро увеличиваются.
Bu akan miktar hızla artmaktadır.הזרמים מתחזקים בצורה ניכרת.
Bu akan miktar hızla artmaktadır.هذه التدفقات تتزايد بشكل سريع جدا.
Bu akan miktar hızla artmaktadır.そして地球の反対側で
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.I takt med att utmaningarna på området blir mer komplexa ökar även nödvändigheten av sådana strategier.
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.Potřeba těchto politik nadále roste, protože výzvy v této oblasti se stávají stále složitějšími.
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.Potrebe po takšnih politikah so vse večje, saj so tudi izzivi na tem področju vse bolj zapleteni.
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.Tällaisten toimien tarve kasvaa, sillä alan haasteista tulee yhä monimutkaisempia.
Bu alandaki sorunlar giderek karmaşıklaştıkça, bu gibi politikalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır.Zo’n beleid is te meer noodzakelijk daar de problematiek op dit gebied almaar complexer wordt.
Bu bir devrilme noktası, bir dönüm noktası olabilir. Burada satış çok hızlı artmaya başlar.Może nastąpić punkt przełomowy, punkt zmiany, gdzie sprzedaż gwałtownie wzrasta i szybuje do nieba.
Bu da aslında "yapay" bir şekilde talebin artmasını sağladı.Assim aumentou a demanda artificialmente em determinadas maneiras.
Bu da aslında "yapay" bir şekilde talebin artmasını sağladı.Como consecuencia se incremento la demanda artificialmente
Bu da aslında "yapay" bir şekilde talebin artmasını sağladı.Sztucznie zwiększył się popyt na pewne sposoby.
Bu da aslında "yapay" bir şekilde talebin artmasını sağladı.Uměle to svým způsobem zvýšilo poptávku.
Bu da aslında "yapay" bir şekilde talebin artmasını sağladı.Έτσι, αύξησε τη ζήτηση τεχνητά με συγκεκριμένους τρόπους.
Bu da aslında "yapay" bir şekilde talebin artmasını sağladı.Це певним чином штучно збільшило попит на житло.
Bu da aslında "yapay" bir şekilde talebin artmasını sağladı.なぜなら、ニューヨークタイムズの記事で、
Bu da mesafenin artma nedeni, çünkü ayrıca f elementlerini de doldurmalısınız.A proto je ta vzdálenost na grafu čím dál tím větší, protože tu máme ještě f-prvky.
Bu da mesafenin artma nedeni, çünkü ayrıca f elementlerini de doldurmalısınız.E é por isto que a distância está aumentando, porque você também deve preencher os elementos em F.
Bu da mesafenin artma nedeni, çünkü ayrıca f elementlerini de doldurmalısınız.Esa es la razón por la que incrementa la distancia, por que estamos llenando elementos del bloque "f"
Bu da mesafenin artma nedeni, çünkü ayrıca f elementlerini de doldurmalısınız.그래서 거리가 증가하는 것입니다. f 원소들을 채워야하기 때문에
Bu da mesafenin artma nedeni, çünkü ayrıca f elementlerini de doldurmalısınız.I dlatego stopniowo zwiększa się ta odległość. Bo trzeba wcisnąć tu jeszcze pierwiastki bloku f.
Bu da mesafenin artma nedeni, çünkü ayrıca f elementlerini de doldurmalısınız.Und deswegen ist das so ein großer Unterschied, weil die f Elemente ausgefüllt werden müssen
Bu da mesafenin artma nedeni, çünkü ayrıca f elementlerini de doldurmalısınız.Ось чому зростає от ця відстань, бо нам потрібно заповнити також f-елементи.
Bu da mesafenin artma nedeni, çünkü ayrıca f elementlerini de doldurmalısınız.ولذلك فان هذه المسافة تزداد لانك يجب ان تملآ عناصر المقطع-f ايضا
Bu gerçek anlamda refahın artmasını sağlayacak bir hizmet."...tutti avremmo più cibo, che è il Bene o Servizio..." "...per eccellenza".
Bu gerçek anlamda refahın artmasını sağlayacak bir hizmet.במובן הטוב ביותר שלו.
Bu gerçek anlamda refahın artmasını sağlayacak bir hizmet.وهذه بضاعة وخدمة حقيقية بكل معنى الكلمة
Bu gerçek anlamda refahın artmasını sağlayacak bir hizmet.でもどうやってたくさんの人を雇って
Bu kan dolaşımı o bölgedeki deoksihemoglobin yoğunluğu değişmiş kanın artmasına neden oluyor.Dieser Blutfluss sorgt dafür, dass hier mehr Blut ist und die Deoxyhämoglobin-Konzentration ändert.
Bu kan dolaşımı o bölgedeki deoksihemoglobin yoğunluğu değişmiş kanın artmasına neden oluyor.Esse fluxo sanguíneo aumenta o sangue local nessa área com uma mudança de concentração de desoxihemoglobina.
Bu kan dolaşımı o bölgedeki deoksihemoglobin yoğunluğu değişmiş kanın artmasına neden oluyor.Ez a véráram megnöveli a terület helyi vérellátását, méghozzá a deoxyhemoglobin koncentráció változása által.
Bu kan dolaşımı o bölgedeki deoksihemoglobin yoğunluğu değişmiş kanın artmasına neden oluyor.그 혈액 흐름이 그 영역의 디옥시헤모글로빈의 농도 변화와 함께 혈액의 증가를 야기합니다.
Bu kan dolaşımı o bölgedeki deoksihemoglobin yoğunluğu değişmiş kanın artmasına neden oluyor.Prietok krvi spôsobí zvýšenie hladiny krvi v tej oblasi s deoxyhemoglobinovou zmenou v koncentrácii.
Bu kan dolaşımı o bölgedeki deoksihemoglobin yoğunluğu değişmiş kanın artmasına neden oluyor.זרם דם זה גורם לעליה בדם מקומי לאזור זה ובו יש שינוי בריכוז הדה-אוקסי-המוגלובין.
Bu kan dolaşımı o bölgedeki deoksihemoglobin yoğunluğu değişmiş kanın artmasına neden oluyor.وهذا الدفق في المياه يقوم برفع نسبة ديوكسي هيموغلوبين الموجودة في الدم في تلك المنطقة
Bu kan dolaşımı o bölgedeki deoksihemoglobin yoğunluğu değişmiş kanın artmasına neden oluyor.その部位の血液量が増加し デオキシヘモグロビン濃度が変化します デオキシヘモグロビンは MRI で検出できますが
Buna ek olarak, ‘çekici’ faktörlerden biri, Avrupa’da kokain talebinin artması olabilir.Bovendien kan de groeiende vraag naar cocaïne in Europa een aantrekkend effect hebben.
Buna ek olarak, ‘çekici’ faktörlerden biri, Avrupa’da kokain talebinin artması olabilir.Dessa uppskattningar är sannolikt i underkant.
Buna ek olarak, ‘çekici’ faktörlerden biri, Avrupa’da kokain talebinin artması olabilir.Die Daten aus Erhebungen in der Allgemeinbevölkerung zeigen hohe Raten für die Einstellung des Kokainkonsums.
Buna ek olarak, ‘çekici’ faktörlerden biri, Avrupa’da kokain talebinin artması olabilir.En pull-faktor kan have været den stigende efterspørgsel efter kokain i Europa.
Buna ek olarak, ‘çekici’ faktörlerden biri, Avrupa’da kokain talebinin artması olabilir.Inoltre, può aver costituito un «fattore di attrazione» l’aumento della domanda di cocaina in Europa.
Buna ek olarak, ‘çekici’ faktörlerden biri, Avrupa’da kokain talebinin artması olabilir.Lisäksi tätä ilmiötä on saattanut kiihdyttää kokaiinin kysynnän kasvu Euroopassa.
Buna ek olarak, ‘çekici’ faktörlerden biri, Avrupa’da kokain talebinin artması olabilir.Pasivně přispívajícím faktorem může navíc být rostoucí poptávka po kokainu v Evropě.
Buna ek olarak, ‘çekici’ faktörlerden biri, Avrupa’da kokain talebinin artması olabilir.Poleg tega je lahko vse večje povpraševanje po kokainu v Evropi delovalo kot „vaba“.
Buna ek olarak, ‘çekici’ faktörlerden biri, Avrupa’da kokain talebinin artması olabilir.Stimulačným faktorom môže byť okrem toho aj narastajúci dopyt po kokaíne v Európe.
Buna ek olarak, ‘çekici’ faktörlerden biri, Avrupa’da kokain talebinin artması olabilir.További „húzótényező” lehet a kokain iránti európai kereslet növekedése.
Buna ek olarak, ‘çekici’ faktörlerden biri, Avrupa’da kokain talebinin artması olabilir.Um outro factor de atracção poderá ter sido a crescente procura de cocaína na Europa.
Buna ek olarak, ‘çekici’ faktörlerden biri, Avrupa’da kokain talebinin artması olabilir.Наред с това нарастването на търсенето на кокаин в Европа вероятно е „привличащ“ предлагането фактор.
Buna göre, negatif diverjansı, yoğunluğun artması veya yakınsama olarak nitelendirebiliriz. -Então divergência negativa, você pode vê-la como ficando mais denso, ou estão realmente convergindo.
Buna göre, negatif diverjansı, yoğunluğun artması veya yakınsama olarak nitelendirebiliriz. -Możecie zatem wyobrażać sobie ujemną dywergencję jako zagęszczanie się. Właściwie jest to też skupianie.
Buna rağmen, Avrupa’da rapor edilen esrar suçlarının sayısı artmaya devam etmektedir (bkz. 1.On estime que 303 000 saisies de résine de cannabis représentant 909 tonnes de produit ont été effectuées en
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod