Fiyat artarsa, biraz kötü geri bildirim olacaktır. .І також є трішки негативної віддачі, якщо ціни зростають.
Fiyat artarsa, biraz kötü geri bildirim olacaktır. .価格が上昇すると 少し需要を抑制します。
Fiyatlar artarsa, faiz oranları da artar GSMH küçülecektir.Ceny idą w górę,stopy procentowe rosną, PKB się kurczy.
Fiyatlar artarsa, faiz oranları da artarReálný HDP by klesl a my bychom se dostali sem.
Fiyatlar artarsa, faiz oranları da artarЦіни ростуть. Відсоткові ставки можуть збільшитися.
Frekans artarsa, dalga boyu azalır.Cuando la frecuencia crece, la longitud de onda baja. La longitud de onda crece,
Frekans artarsa, dalga boyu azalır.Frekvencia fel, hullámhossz le. Tehát ha van egy hullámunk -- itt ni, ez az érdekes --
Frekans artarsa, dalga boyu azalır.Jeśli częstotliwość rośnie, to długość fali spada. Długość fali rośnie, to częstotliwość spada.
Frekans artarsa, dalga boyu azalır.일정한 값이 된다는 것이죠. 주파수가 올라가면, 파장이 내려가죠. 파장이 올라가면,
Frekans artarsa, dalga boyu azalır.Ko se frekvenca zviša, se valovna dolžina skrajša. Ko se valovna dolžina podaljša, se frekveca zniža.
Frekans artarsa, dalga boyu azalır.Lorsque la fréquence augmente, la longueur d'onde diminue. La longueur d'onde augmente,
Frekans artarsa, dalga boyu azalır.lungimea de unda coboara. Lungimea de unda creste, frecventa coboara.
Frekans artarsa, dalga boyu azalır.Pokud tedy máme vlnu -- tady --
Frekans artarsa, dalga boyu azalır.Quando la frequenza sale, la lunghezza d'onda diminuisce. La lunghezza d'onda cresce,
Frekans artarsa, dalga boyu azalır.Όταν η Συχνότητα ανεβαίνει, το Μήκος Κύματος κατεβαίνει. Το Μήκος Κύματος ανεβαίνει, η Συχνότητα κατεβαίνει.
Frekans artarsa, dalga boyu azalır.Когато честотата се повиши, дължината на вълната спада. Дължината на вълната се увеличава, честотата спада.
Frekans artarsa, dalga boyu azalır.Когда возрастает частота, уменьшается длина волны. Возрастает длина волны, уменьшается частота.
Frekans artarsa, dalga boyu azalır.הוא קבוע. כשהתדר עולה, אורך הגל יורד. כשאורך הגל עולה,
Frekans artarsa, dalga boyu azalır.هو عدد ثابت. حين يزيد التردد، يصغر طول الموجة. حين يكبر طول الموجة،
Frekans artarsa, dalga boyu azalır.波長が長くなれば 周波数は低くなります だからここにある波は
Gelir seviyesi, dünyanın geri kalanında artarken orada hareketsiz kaldı.Das Einkommen stagnierte, während es im Rest der Welt stieg.
Gelir seviyesi, dünyanın geri kalanında artarken orada hareketsiz kaldı.Dochód tam pozostał stały, podczas gdy gdzie indziej na świecie się zwiększał.
Gelir seviyesi, dünyanın geri kalanında artarken orada hareketsiz kaldı.Et les revenus y restèrent constants, alors qu'ils explosaient dans le reste du monde.
Gelir seviyesi, dünyanın geri kalanında artarken orada hareketsiz kaldı.Il reddito rimase stagnante, mentre aumentava nel resto del mondo.
Gelir seviyesi, dünyanın geri kalanında artarken orada hareketsiz kaldı.Indkomsten i Kina forblev stagnerende, mens den var opadgående i resten af verden.
Gelir seviyesi, dünyanın geri kalanında artarken orada hareketsiz kaldı.Inkomens bleven daar gelijk, terwijl ze omhoog schoten in de rest van de wereld.
Gelir seviyesi, dünyanın geri kalanında artarken orada hareketsiz kaldı.소득은 제자리에 머물렀습니다. 다른 나라로 이득이 확산되고 있는 동안에 말입니다.
Gelir seviyesi, dünyanın geri kalanında artarken orada hareketsiz kaldı.Los ingresos se estancaron mientras en el resto del mundo subía velozmente.
Gelir seviyesi, dünyanın geri kalanında artarken orada hareketsiz kaldı.Pendapatan di sana tetap saat negara itu maju dibandingkan belahan dunia lainnya.
Gelir seviyesi, dünyanın geri kalanında artarken orada hareketsiz kaldı.Příjem se nezvyšoval, ačkoli ve zbytku světa raketově rostl.
Gelir seviyesi, dünyanın geri kalanında artarken orada hareketsiz kaldı.Veniturile acolo au rămas stagnante, în timp ce au crescut în restul lumii.
Gelir seviyesi, dünyanın geri kalanında artarken orada hareketsiz kaldı.Το εισόδημα εκεί έμεινε στάσιμο, ενώ αυξανόταν στον υπόλοιπο κόσμο.
Gelir seviyesi, dünyanın geri kalanında artarken orada hareketsiz kaldı.Дохід залишався незмінним, тоді як у решти країн він стрімко зростав.
Gelir seviyesi, dünyanın geri kalanında artarken orada hareketsiz kaldı.Доходите там остават непроменени, докато в останалата част се движат нагоре
Gelir seviyesi, dünyanın geri kalanında artarken orada hareketsiz kaldı.Доход там оставался неизменным, в то время как в остальном мире он увеличивался.
Gelir seviyesi, dünyanın geri kalanında artarken orada hareketsiz kaldı.ההכנסות שם נותרו קבועות, בעוד שבשאר העולם ההכנסות צמחו.
Gelir seviyesi, dünyanın geri kalanında artarken orada hareketsiz kaldı.الدخل بقي في حالة ركود ، بينما ازداد إلى الأمام في جميع أنحاء العالم.
Gelir seviyesi, dünyanın geri kalanında artarken orada hareketsiz kaldı.一方 世界の他の国々では所得が急伸していきました 次のグラフは もっと最近のデータです
Genellikle insanlar bu mor doğruyu gördüklerinde fiyat artarsa talebin durumunun ne olacağını sorarlar.Казвате си: "Цената се увеличава, тогава какво става с търсенето?"
Genellikle insanlar bu mor doğruyu gördüklerinde fiyat artarsa talebin durumunun ne olacağını sorarlar.اذا رأيت هذا المنحنى الارجواني اللون الذي يمثل ارتفاع السعر، فماا سيحدث للطلب؟
Gerçekte, dünyada artarak olan şeyler bunlarDziękujemy zarządom brytyjskich portów lotniczych.
Gerçekte, dünyada artarak olan şeyler bunlarEso es exactamente lo que ellos están esperando.
Gerçekte, dünyada artarak olan şeyler bunlarIn de praktijk, zie je in de wereld steeds meer ...
Gerçekte, dünyada artarak olan şeyler bunlar İngiliz Havalimanları idaresine saygı duyuyorum.In realtà, ciò che succede spesso nel mondo... anzi, tutto il merito alla British Airport Authority.
Gerçekte, dünyada artarak olan şeyler bunlar İngiliz Havalimanları idaresine saygı duyuyorum.Men faktisk, det der sker i stigende grad rundt om i verden, i øvrigt takket være Britisk Airport Authority.
Gerçekte, dünyada artarak olan şeyler bunlar İngiliz Havalimanları idaresine saygı duyuyorum.Skutočne, to čo sa deje vo svete čoraz viac -- teda, všetka česť Britskej správe letiska.
Gerçekte, dünyada artarak olan şeyler bunlar İngiliz Havalimanları idaresine saygı duyuyorum.Ve světě se to děje čím dál častěji - a všechna čest Britské správě letišť.
Gerçekte, dünyada artarak olan şeyler bunlar İngiliz Havalimanları idaresine saygı duyuyorum.Всъщност случващото се по света все повече -- сега, е благодарение на властите на британските летища.
Gerçekte, dünyada artarak olan şeyler bunlar사실 이는 전 세계적으로 점점 늘어나고 있는 현상입니다--
Gerçekte, dünyada artarak olan şeyler bunlarO que acontece cada vez mais, em todo o mundo...
Gerçekte, dünyada artarak olan şeyler bunlarИ вот что наблюдается всё больше по всему миру...
Gerçekte, dünyada artarak olan şeyler bunlarשתהיה מעלית ללא כפתורים של "עולה" ו"יורד", במידה והיא משרתת רק שתי קומות,
Gerçekte, dünyada artarak olan şeyler bunlarفي الواقع، ما يحدث في العالم بازدياد --
Gerçekte, dünyada artarak olan şeyler bunlarイギリス空港会社のようになってきています
Güçlük düzeyi ilginç bir şekilde artarak,Ahora, con un mayor grado de dificultad
Güçlük düzeyi ilginç bir şekilde artarak,Avec une difficulté accrue de façon surprenante,
Güçlük düzeyi ilginç bir şekilde artarak,Cu dificultate surprinzător de crescută,
Güçlük düzeyi ilginç bir şekilde artarak,이제, 난이도를 훨씬 높여
Güçlük düzeyi ilginç bir şekilde artarak,Meglepően bonyolultabban, de a Holdat is figyelembe tudná venni számításaiban.
Güçlük düzeyi ilginç bir şekilde artarak,Ora, con un sorprendente aumento di difficoltà