art ile cümle

art kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yarından itibaren artık sigara içmeyeceğim.From tomorrow, I will no longer smoke.
O, artık orada olmayan bir sarayda doğmuş.He was born in a palace that isn't there any more.
Artık Tom hakkında konuşmak istemiyorum.I don't want to talk about Tom anymore.
.art uzantılı dosyaları nasıl açacağımı bilmiyorum.I don't know how to open files with the .art extension.
Bu dilbilgisel yapı artık kullanılmıyor.This grammatical construction is no longer in use.
Leyla artık evsizdi.Layla is now homeless.
Lütfen artık beni okula gönderme.Please don't make me go to school anymore.
Bu artık satılık değil.This is no longer for sale.
Tarımsal ihracat son on yılda önemli ölçüde arttı.Agricultural exports have risen significantly over the past decade.
Son on yılda fiyatlar önemli ölçüde arttı.Prices have risen significantly over the past decade.
Leyla artık gerçeğe yaklaşıyor.Layla is now getting closer to the truth.
Leyla artan yemekleri yiyordu.Layla was eating the leftovers.
Kimse artık telefon defteri kullanmıyor.No one uses phone books anymore.
Artık kimse telefon rehberi kullanmıyor.No one uses phone books anymore.
Tom artık evsiz.Tom is now homeless.
Bu yüzden artık kalmak istemiyorum.That's why I don't want to stay any longer.
Neden kimsenin onu artık yapmadığını merak ediyorum.I wonder why nobody does that anymore.
Artık senin onu yapmana izin vermeyeceğim.I won't allow you to do that anymore.
Artık Tom'un onu sana yapmasına izin veremezsin.You can't let Tom do that to you anymore.
Tom'un artık neden onu yapmadığını merak ediyorum.I wonder why Tom doesn't do that anymore.
Artık çok zor değildi, değil mi?Now that wasn't too hard, was it?
Tom'un artık onu yapmasına izin vermeyeceğim.I won't allow Tom to do that anymore.
Artık onu yapmana izin vermeyeceğim.I won't let you do that anymore.
Tom'un bunu artık yapmasına izin vermeyeceğim.I won't let Tom do that anymore.
Anneler artık bunu yapmaz mı?Don't mothers do that anymore?
Fiyat artmaya devam edecek mi?Will the price keep going up?
O artık benim ve onu geri vermiyorum.It's mine now and I'm not giving it back.
Artık daha fazla güvendeyim.I'm more confident now.
Artık kendimden daha fazla eminim.I'm more confident now.
Ekonomik özgürlük yaşam kalitesini arttırır.Economic freedom improves quality of life.
İngilizcedeki akıcılığınızı artırabilirsiniz.You can improve your fluency in English.
Esnek bir çalışma programı, çalışanların verimliliğini artırır.A flexible work schedule increases the productivity of employees.
Leyla artık aşk yaşamıyor.Layla isn't in love anymore.
Artık kredi kartlarıyla uğraşmak zorunda olmamak bir rahatlıktır.It's a relief not to have to deal with credit cards anymore.
Artık kredi kartım olmadığı için mutluyum.I'm glad I don't have credit cards anymore.
Artık bu durumun devam etmesine izin veremeyiz.We cannot allow this state of affairs to continue any longer.
Artık benimle çalışmak istemiyor musun?Don't you want to study with me anymore?
Tom artık Boston'da kalmak istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to stay in Boston any longer.
Tom'un artık neden Boston'da yaşamadığını biliyor musun?Do you know why Tom doesn't live in Boston anymore?
Tom artık onu yapmakla ilgilenmediğini söylüyor.Tom says he isn't interested in doing that anymore.
Leyla artık mücadele edemedi.Layla couldn't fight anymore.
Artık kalmak istemiyor musun?Don't you want to stay any longer?
Tom'un buraya neden artık gelmediğini biliyor musun?Do you know why Tom doesn't come here anymore?
Tom gerçekten insanların artık onu yaptığını mı düşünüyor?Does Tom really think people do that anymore?
Tom'un neden artık buraya asla gelmeyeceğini biliyor musun?Do you know why Tom never comes here anymore?
Tom artık onu yapmayı planlamadığını söylüyor.Tom says he's not planning to do that anymore.
Tom onu artık yapmayı planlamadığını söylüyor.Tom says he isn't planning to do that anymore.
Artık bu konu hakkında konuşmak istemiyor musun?Do you not want to talk about this now?
Tom, artık bunu yapmak istemediğini söylüyor.Tom says he has no desire to do that anymore.
Leyla artık nefes alamıyordu.Layla could no longer breathe.
Artık eve gidebilirsin, değil mi?If you could go home now, would you?
Tom artık Mary ile konuşmayacağını söylüyor.Tom says he won't talk to Mary anymore.
Tom artık bunu yapmadığını söylüyor.Tom says he doesn't do that anymore.
Artık onu yapmamanı öneririm.I suggest you don't do that anymore.
Tom artık satranç oynamıyor.Tom doesn't play chess anymore.
Tom artık yüzmüyor.Tom doesn't swim anymore.
Tom, Mary'ye artık sigara içmeyeceğine söz verdi.Tom promised Mary he wouldn't smoke anymore.
Bence artık bunu yapmamalısın.I think you shouldn't do that anymore.
Tom, Mary'e artık bunu yapmayacağına söz verdi.Tom promised Mary he wouldn't do that anymore.
Artık halka açık yerlerde sigara içemezsiniz.You can't smoke in public places anymore.

İlgili Sayfalar