art ile cümle

art kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Artık onu yapmak zorunda değilsin, değil mi?You don't have to do that now, do you?
Artık beni görmek istemiyorsun, değil mi?You don't want to see me anymore, do you?
Hadi şu işi halledelim artık.Come on, let's get this over with.
Artık bunun hakkında konuşmak zorunda değiliz, değil mi?We don't really have to talk about this right now, do we?
Sen de artık bir doktor musun?Are you a doctor now, too?
Sen de mi artık bir doktorsun?Are you a doctor now, too?
Tom'un artık ne iş çevirdiğini merak ediyorum.I wonder what Tom is up to now.
Tom sorulara artık hemen şimdi cevap vermeyeceğini söylüyor.Tom says he isn't going to answer any more questions right now.
Bu artık hazır olduğunuz anlamına mı geliyor?Does that mean you're ready now?
Artık herkes birbirinden nefret ediyor.Everybody hates each other now.
Artık fikrini değiştirmen için çok geç.It's too late to change your mind now.
Neden işler artık farklı?Why are things different now?
Artık çok fark etmez.It doesn't make much difference now.
Artık ben sorumluyum.I'm in charge now.
O artık gerekli değil.That's no longer necessary.
Bu artık gerekli değil.It's no longer necessary.
O artık gerekli olmayacak.That'll no longer be necessary.
Tom artık Boston'a gitmek istiyor.Tom no longer wants to go to Boston.
Tom'un morlukları artık zar zor görünüyor.Tom's bruises are barely visible anymore.
Tom'un artık orada olmaması mümkün.It's possible Tom isn't there anymore.
Artık onu yapmak gerekli olmayacak.It won't be necessary to do that anymore.
Tom Mary'ye artık onu yapmasını istemediğini söyledi.Tom told Mary he didn't want her to do that anymore.
O artık gerçekten gerekli değil.That's not really necessary anymore.
Lütfen artık sadece bana zarar vermeyin.Please just don't hurt me anymore.
Artık bu gerçekten önemli mi?Does it really matter anymore?
Tom artık Mary ile konuşmamaya karar verdi.Tom decided never to talk to Mary anymore.
Tom bana artık Mary'yi sevmediğini söyledi.Tom told me that he didn't love Mary anymore.
Tom artık Mary'nin onu ziyaret etmemesini istedi.Tom asked Mary not to visit him anymore.
Tom artık neredeyse buraya gelmiyor.Tom hardly comes here anymore.
Tom artık buraya neredeyse hiç gelmiyor.Tom hardly comes here anymore.
Bu artık sadece eğlenceli değil.It's just not fun anymore.
Tom artık Fransızca okumak istemedi.Tom didn't want to study French anymore.
Tom artık benim erkek arkadaşım değil.Tom isn't my boyfriend anymore.
O artık hiç eğlenceli değil.That's not funny at all anymore.
Artık gerçekten umurumda değil.I don't really care anymore.
Artık kimseyi gücendirmek istemiyorum.I no longer want to offend anyone.
Kimseyi rencide etmek istemiyorum artık.I no longer want to offend anyone.
Dan artık kendini kendi evinde güvende hissetmedi.Dan no longer felt safe in his own house.
Dan annesi artık onu istemiyor gibi hissetti.Dan felt like his mother no longer wanted him.
Artık onu yapmak zorunda olmadığıma memnunum.I'm glad I don't have to do that anymore.
Artık onu yapmayacağıma dair Tom'a söz verdim.I've promised Tom I wouldn't do that anymore.
Artistik patinajı beğenir misin?Do you like figure-skating?
Artistik patinajdan hoşlanır mısın?Do you like figure skating?
Şirket zarar etmesine rağmen CEO kendi maaşını artırdı.The CEO raised his salary even though the company was losing money.
Artık öfke duymuyorum, yeni istifa ettim.I no longer feel angry, just resigned.
Ülkemin adı hiç artikel olmadan yazılır.The name of my country is written without any article.
Ülkemin adı herhangi bir artikel olmadan yazılır.The name of my country is written without any article.
Tom artık benimle hiçbir şey konuşmuyor.Tom doesn't talk to me about anything anymore.
O artık benimle hiçbir şey hakkında konuşmuyor.She doesn't talk to me about anything anymore.
Artık arabanı ödünç almama gerek yok.I don't need to borrow your car anymore.
Ben artık buraya çok gelmem.I don't come here very much anymore.
Sanırım artık bunu yapmamıza gerek yok.I think we don't need to do this anymore.
Sanırım artık Tom'un seni rahatsız etmesini engelleyebilirim.I think I can keep Tom from bothering you anymore.
Ben artık bir bebek değilim.I'm not a baby anymore.
Artık bir bebek değilim!I'm not a baby anymore!
Tom ve Mary artık çocuklarıyla Fransızca konuşmamaya karar verdi.Tom and Mary have decided not to talk to their children in French anymore.
O bir aptal. Onun saçmalıklarını artık dinleyemem.He's a twat. I can't listen to his nonsense anymore.
Tom artık tembel bir çocuk değil.Tom is no longer a lazy child.
Artık, her şey gittiğinde belleğimiz var.Now, when everything is gone, we still have the memory.
Artık hiç kimse bizi durduramaz.No one can stop us now.

İlgili Sayfalar