art ile cümle
art kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom artık söylemiyordu.Tom didn't say any more.
Artık söyleyemeyiz.We can't say any more.
Artık bekleyemeyeceğimi biliyorsun.You know I can't wait any more.
Artık uyuyamıyorum.I can't sleep any more.
Artık yürüyemiyorum.I can't walk any more.
Artık sahip olamayız.We can't have any more.
Tom Mary'ye ne olduğunu artık umursamıyordu.Tom didn't care anymore what happened to Mary.
Tom artık müdür.Tom is now the manager.
Artık kalamayız.We can't stay any longer.
Artık bekleyemedim.I couldn't wait any longer.
Tom artık Boston'da kalmak istemiyordu.Tom didn't want to stay in Boston any longer.
Tom artık yalanlar söylememeye söz verdi.Tom promised not to tell any more lies.
Artık yalan söylemek için herhangi bir nedenim yok.I no longer have any reason to lie.
Tom'un artık neden buraya gelmediğini merak ettin mi?Have you wondered why Tom doesn't come here anymore?
Artık denememeye karar verdim.I decided not to try anymore.
Tom artık Mary ile neredeyse hiç konuşmuyor.Tom barely speaks to Mary anymore.
Tom artık Mary ile nadiren konuşuyor.Tom seldom speaks to Mary anymore.
Artık küçük bir çocuk değilim.I'm not a little boy anymore.
Artık senin hakkında o şekilde düşünmüyorum.I don't feel that way about you anymore.
Artık sana güvenmiyorum.I don't trust you anymore.
Artık seninle evlenmek istemiyorum.I don't want to be married to you anymore.
Gerçek şu ki artık seni gerçekten sevmiyorum.The truth is that I don't really love you anymore.
Artık seni göremiyorum.I can't see you anymore.
Artık onun hakkında düşünme.Don't think about it anymore.
Artık onun hakkında konuşma.Don't talk about it anymore.
Artık onun hakkında düşünmeni istemiyorum.I don't want you to think about that anymore.
Tom artık onu umursamıyordu.Tom didn't care about that anymore.
Artık bunu yapma.Don't do that anymore.
Artık bunu yapamazsın.You can't do that anymore.
Artık bunu yapamazsınız.You can't do that anymore.
Artık böyle aptalca şeyler söyleme.Don't say stupid things like that anymore.
Artık nadiren et yiyorum.I seldom eat meat anymore.
Artık Tom'un söylediği hiçbir şeye inanamıyorum.I can't believe anything Tom says anymore.
Tom artık bizimle neredeyse hiç konuşmuyor.Tom barely speaks to us anymore.
Tom bizimle artık neredeyse hiç konuşmuyor.Tom barely speaks to us anymore.
Tom artık bizimle nadiren konuşuyor.Tom seldom speaks to us anymore.
Tom artık ailesi ile yaşamıyor.Tom doesn't live with his parents anymore.
Artık çizgi romanlar okumuyorum.I don't read comic books anymore.
Artık bunu yapmamayı tercih ediyorum.I'd rather not do this anymore.
Biz artık arkadaş değiliz.We're not friends anymore.
Artık kızımı görmeni istemiyorum.I don't want you to see my daughter anymore.
Tom ve Mary artık birlikte hiçbir şey yapmıyor.Tom and Mary never do anything together anymore.
Artık babamı hatırlamıyorum.I don't remember my father anymore.
Benzin artık ucuz değil.Gasoline isn't cheap anymore.
Tom artık piyano çalmak istemiyor.Tom doesn't want to play the piano anymore.
Artık bu durumu gözardı edemiyorum.I can't ignore this situation anymore.
Adım artık Tom değil.My name isn't Tom anymore.
O onu artık sevmese bile Tom hâlâ Mary'yi seviyor.Tom still loves Mary even though she doesn't love him anymore.
Tom artık o sorun hakkında düşünmek istemiyordu.Tom didn't want to think about that problem anymore.
Artık o programı izlemiyorum.I don't watch that program anymore.
Ben artık küçük bir kız değilim.I'm not a little girl anymore.
Artık okula gelmeyeceğim.I won't be coming to school anymore.
Artık hiçbir yerde yürümüyoruz.We don't walk anywhere anymore.
Tom artık burada yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live here anymore.
Artık burada yaşamayı göze alamıyorum.I can't afford to live here anymore.
Tom artık buraya gelmiyor.Tom doesn't come here anymore.
Artık buraya gelme.Don't come here anymore.
Ben artık asla saksafon çalmam.I never play the saxophone anymore.
Tom artık benimle hemen hemen hiç konuşmuyor.Tom barely speaks to me anymore.
Tom artık benimle nadiren konuşuyor.Tom seldom speaks to me anymore.