art ile cümle
art kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
İstediğin artık önemli değil.What you want doesn't matter anymore.
Artık bunun hakkında duymak istemiyorum.I don't want to hear about it anymore.
Artık onun hakkında konuşmak istemiyorum.I don't want to talk about it anymore.
Artık kötü adam olmak istemiyorum.I don't want to be the bad guy anymore.
Artık böyle hissetmek istemiyorum.I don't want to feel like this anymore.
Artık burada kalmak istemiyorum, Tom.I don't want to stay here anymore, Tom.
Artık bunu düşünmek istemiyorum.I don't want to think about it anymore.
Artık Tom'dan korkmak istemiyorum.I don't want to be afraid of Tom anymore.
Belki istediğim şey artık önemli değil.Maybe what I want doesn't matter anymore.
Tom artık burada çalışmak istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't want to work here anymore.
Artık bunu yapmak isteyip istemediğimi ben bile bilmiyorum.I don't even know if I want to do this anymore.
Artık Tom'u görmeni istemiyorum.I don't want you seeing Tom anymore.
Çikolata satmak istemiyorum artık.I don't want to sell chocolate anymore.
Tom artık açıkça onun hakkında konuşmak istemiyor.Tom clearly doesn't want to talk about it anymore.
Artık beni görmek istemediğini mi söylüyorsun?Are you saying that you don't want to see me anymore?
Tom artık bunun hakkında tartışmak istemiyor.Tom says he doesn't want to argue about this anymore.
Biraz tuzun, tadı artıracağını düşünüyor musun?Do you think a little salt will improve the flavour?
Herkes iki artı ikinin dörde eşit olduğunu bilir.Everyone knows that two plus two equals four.
Sosyal medyanın önemi artıyor.Social media is growing in importance.
Artık onun ismini hatırlamıyorum.I don't remember her name anymore.
Belki sonunda artık burada yaşamak istemediğine karar vereceksin.Maybe eventually you'll decide you don't want to live here anymore.
Şu anda artık sorularına cevap vermek istediğimi sanmıyorum.I don't think I want to answer any more of your questions right now.
Tom artık mutlu.Tom is happy now.
Artık mutlu ölebilirim.I can die happy now.
Artık Mary'yi mutlu etmiyorum.I don't make Mary happy anymore.
Artık jazz çalmıyor musunuz?Don't you play jazz anymore?
Neyse ki, köpekbalığı ısırığı herhangi bir büyük artere isabet etmedi.Fortunately, the shark bite didn't hit any major arteries.
ABD'deki Hispanik oyları önemi gittikçe artan, hesaba katılması gereken bir güç.The Latino voting bloc in the US is increasingly a force to be reckoned with.
Artık seni tanımıyorum.I don't know you anymore.
Artık bunun hakkında konuşmayalım.Let's not talk about it anymore.
Artık bir öğretmen olmak istemediğini mi söylüyorsun?Are you saying you don't want to be a teacher anymore?
Artık kimseye ihtiyacım yok.I don't need anyone anymore.
Artık seni sevmiyorum, üzgünüm.I don't love you any more; I'm sad.
Beni artık hatırlamıyor.He doesn't remember me anymore.
Arkadaşlarım artık benimle ilgilenmiyor.My friends don't pay attention to me anymore.
Tom artık onu yapmamamızı söyledi.Tom told us not to do that anymore.
Canıma tak etti artık.I'm through.
Yetti artık.I'm through.
Artık bir cep telefonum yok.I don't have a cellphone anymore.
Benim kötü bir kalbim var. Koroner arter hastalığı.I've got a bad heart: coronary artery disease.
İsveç'in nüfusu artıyor.Sweden's population is growing.
Nüfus çarçabuk artmaktadır.The population is increasing by leaps and bounds.
Avrupa'da kamusal alanın yokluğu artan bir şiddetle hissediliyor.The lack of a public sphere in Europe is being felt more and more keenly.
Şehirde güvenlik artırıldı.Security was increased in the city.
Lütfen artık ağlama.Please don't cry any more.
Artık sana güvenemem.I can't depend on you anymore.
Beni sevmişti, ama artık beni sevmiyor.He loved me, but he doesn't love me anymore.
Hey arkadaşlar, artık komik değil.Hey, guys, it's not funny anymore.
Hadi, arkadaşlar, bu artık komik değil.Come on, guys. This is not funny anymore.
Artık onunla konuşmuyorum.I don't talk to her anymore.
Sen artistiksin.You're artistic.
Tom artistik.Tom is artistic.
Ben artistiğim.I'm artistic.
Artık yalnız değilsin.You're not alone anymore.
Artık yalnız değilsin, Tom.You're not alone anymore, Tom.
Artık yalnız olmak zorunda değilsin.You don't have to be alone anymore.
Tom ve Mary artık tamamen yalnız.Tom and Mary are now completely alone.
Artık onunla konuşmak istemiyorum.I don't want to talk to her anymore.
Artık Tom'la konuşmuyorum.I don't talk to Tom anymore.
Artık onlarla konuşmuyorum.I don't talk to them anymore.