artıyor ile cümle
artıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Ale zapotrzebowanie wciąż rosło i było trudno manipulować istniejące dokumenty.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.A povpraševanje je rastlo, bilo je težko spreminjati obstoječe dokumente.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Dar cererile erau din ce în ce mai multe și erau greu să faci rost de acte deja existente.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.De a kereslet egyre nőtt és nehéz volt babrálni a meglévő papírokkal.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.위조서류는 점점 더 많이 필요해지는데, 그곳에 있는 서류들로는 어찌할 수 가 없었습니다.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Maar de vraag bleef steeds groeien en het was moeilijk om met bestaande documenten te knoeien.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Namun permintaan terus tumbuh dan sulit untuk menutupi dokumen yang ada.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Nhưng nhu cầu thì vẫn tăng và việc làm giả trên các giấy tờ đã có sẵn thật khó.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Objednávek neustále přibývalo, bylo obtížné pozměňovat stávající doklady.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Pero la demanda era cada vez mayor y era difícil alterar los documentos existentes.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Seulement les demandes étaient de plus en plus nombreuses c'était difficile de bricoler des papiers existants.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Solo che le richieste erano sempre più numerose era difficile alterare documenti esistenti.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Só que os pedidos eram cada vez mais numerosos e era difícil alterar os documentos existentes.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Αλλά η ζήτηση μεγάλωνε διαρκώς και ήταν δύσκολο να αλλοιώσεις ήδη υπάρχοντα έγγραφα.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Але попит постійно зростав і працювати з існуючими паперами було дуже важко.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Но спрос возрастал, а настоящие документы было сложно изменять.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.Търсенето постоянно нараствало и било трудно да се променят съществуващите документи.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.אך הדרישה הלכה וגדלה כל העת והיה קושי לשנות מסמכים קיימים.
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.بسبب الطلب الكبير عليها ونقص الاوراق الاصلية التي كانت تقوم عليها عملية التزوير
Fakat talep de hızla artıyordu ve mevcut belgeleri değiştirmek zordu.既存の文書を改ざんすることは 難しいとわかりました 父はゼロから文書を作成する事にし
Fark ettiğiniz gibi açı büyüdükçe iki kenarın arasındaki açıklık artıyor.Et nous pouvons voir que plus l'angle est grand, plus il est ouvert .
Fark ettiğiniz gibi açı büyüdükçe iki kenarın arasındaki açıklık artıyor.벌어진 크기가 클수록 각도가 크다는 것을 알 수 있습니다
Fark ettiğiniz gibi açı büyüdükçe iki kenarın arasındaki açıklık artıyor.Poďme si urobiť ešte jeden, chcem vám ukázať, čo nemáte robiť.
Fark ettiğiniz gibi açı büyüdükçe iki kenarın arasındaki açıklık artıyor.Vidíte že tento úhel je více otevřený
Fark ettiğiniz gibi açı büyüdükçe iki kenarın arasındaki açıklık artıyor.Така този е 150°.
Fark ettiğiniz gibi açı büyüdükçe iki kenarın arasındaki açıklık artıyor.これは、150度です。確認します。
Farkettiyseniz eğim diğer tarafla göreceli olarak artıyor. Eğim tam burada. Bunun eğimi burada.Aussi près que possible de la tangeante de la courbe.
Farkettiyseniz eğim diğer tarafla göreceli olarak artıyor.ורואים שהשיפוע גדל בהשוואה לנקודה הקודמת בx=1
Farkettiyseniz eğim diğer tarafla göreceli olarak artıyor.لاحظ أن الميل ازداد بشكل يتناسب مع المكان الذي كنا فيه عند 1
Fırsat maliyetim artıyor.내 기회비용이 점점 증가하는 거죠.
Fırsat maliyetim artıyor.Meu custo de oportunidade esta aumentando.
Fırsat maliyetim artıyor.Moje náklady obětované příležitosti se zvyšují.
Fırsat maliyetim artıyor.Mój koszt alternatywny rośnie.
Fırsat maliyetim artıyor.Tehát az alternatív költségem növekszik.
Fırsat maliyetim artıyor.Альтернативна вартість зростає.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.A ako sa frekvencia zvyšuje, tak sa zvyšuje aj zložitosť obrazcov, ktoré sa objavujú na pláte.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.Ahogy növekszik a frekvencia, úgy nő a lemezen kialakuló minták bonyolultsága.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.A jak se frekvence zvyšují, vytváří různě složité vzorce, které se objevují na desce.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor. Burada gördüğünüz gibi.Pe măsură ce frecvenţa creşte, creşte şi complexitatea modelelor care apar pe foaie, aşa cum vedeţi.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.Con l'aumento delle frequenze aumenta la complessità dei modelli che compaiono sulla lastra.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.Dan seiring dengan meningkatnya frekuensi, pola yang muncul di lempeng makin kompleks.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.En naargelang de frequenties toenemen, worden de patronen die op de plaat verschijnen complexer.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.Et quand les fréquences augmentent, la complexité des motifs qui apparaissent sur la plaque augmente aussi.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.주파수가 증가하면 복잡한 패턴들이 판에 나타나죠.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.Og som frekvensen stiger, stiger ligeledes kompleksiteten af mønsteret der kommer frem på pladen.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.Và khi tần số tăng, thì các mẫu phức tạp sẽ xuất hiện trên đĩa.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.W miarę wzrostu częstotliwości, wzory, które pojawiają się na płytce stają się bardziej złożone.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.Y a medida que aumentan las frecuencias, los patrones que aparecen en la placa se hacen más complejos.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.Z naraščanjem frekvence se veča tudi zapletenost vzorcev na plošči.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.Όσο οι συχνότητες αυξάνουν, τόσο πιο περίπλοκα γίνονται τα μοτίβα που εμφανίζονται στο έλασμα.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.Зі збільшенням частоти візерунки на пластині стають більш складними.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.Когато честотите се увеличават, се увеличава и сложността на моделите, които се появяват на плочата.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.С увеличением частоты узоры на пластине становятся более сложными.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.וככל שהתדרים מתגברים, כך גם המורכבות של הדוגמאות המופיעות על המשטח.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.وكلما يزداد التردد ، كذلك تزداد التعقيدات للأنماط التي تظهر على اللوحة.
Frekanslar arttıkça, plaka üzerindeki desenlerin karmaşıklığı da artıyor.金属板に現れるパターンの複雑性も増します ご覧のように
Gaz, ben muhtemelen Bay Putin gaz musluğunu her kapattığında mutlu olan tek kişiyimdir, çünkü bütçem artıyor.Khí đốt, tôi có thể là người duy nhất vui mừng khi ngài Putin đóng van gas lại, vì ngân sách của tôi sẽ tăng.
Gaz, ben muhtemelen Bay Putin gaz musluğunu her kapattığında mutlu olan tek kişiyimdir, çünkü bütçem artıyor.가스, 아마도 저는 푸틴 씨가 가스 공급을 끊어버리는 걸 즐긴 유일한 사람일 것 같은데, 예산이 증액되기 때문이죠.
Gaz, ben muhtemelen Bay Putin gaz musluğunu her kapattığında mutlu olan tek kişiyimdir, çünkü bütçem artıyor.גז, אני כנראה האדם היחיד שממש נהנה כאשר אדון פוטין סוגר את ברז הגז, כיוון שאז התקציב שלי גדל.
Gaz, ben muhtemelen Bay Putin gaz musluğunu her kapattığında mutlu olan tek kişiyimdir, çünkü bütçem artıyor.الغاز، من المحتمل أنني الشخص الوحيد الذي يستمتع به عندما يوقف السيد بوتين صنبور الغاز، لأن ميزانيتي ترتفع.