artıyor ile cümle
artıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü daha çok öğrendikçe endişelerimiz de artıyor.Потому что чем больше мы узнавали, тем больше росла наша тревога.
Çünkü daha çok öğrendikçe endişelerimiz de artıyor.כי ככל שלמדנו יותר, נעשינו יותר מודאגים.
Çünkü daha çok öğrendikçe endişelerimiz de artıyor.لأنه كلما تعلمنا أكثر ، كلما زاد اهتمامنا وقلقنا حول الموضوع.
Çünkü daha çok öğrendikçe endişelerimiz de artıyor.ご存知かもしれませんが、クライナーのパートナー達は取り付かれたネットワーカーです
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.A když to viděl Saul, že sobě velmi opatrně počíná, bál se ho.
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.Al ver Saúl que David tenía mucho éxito, le tenía miedo
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.Co gdy widział Saul, iż tak bardzo roztropnie sobie poczynał, bał się go.
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.Da nun Saul sah, daß er sich so klüglich hielt, scheute er sich vor ihm.
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.Da nu Saul så at han bar sig meget klokt at, grudde han for ham.
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.Då nu Saul såg att han hade så stor framgång, fruktade han honom än mer.
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.Da Saul så, i hvor høj Grad Lykken fulgte ham, gruede han for ham;
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.In ko je Savel videl, da ravna jako razumno, ga je bilo strah Davida.
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.Keď potom videl Saul, že si počína veľmi múdre, bál sa ho.
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.Ketika Saul melihat bahwa Daud selalu berhasil, makin takutlah ia kepadanya
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.사울이 다윗의 크게 지혜롭게 행함을 보고 그를 두려워하였으나
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.Kun Saul näki, että hänellä oli niin suuri menestys, rupesi hän häntä kammomaan.
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.Mikor pedig látta Saul, hogy õ igen eszesen viseli magát, félni kezde tõle.
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.Sau-lơ thấy người được may mắn dường ấy, thì lấy làm sợ người.
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.Sau-lơ thấy người được may_mắn dường ấy , thì lấy_làm sợ người .
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.Saul, văzînd că izbutea totdeauna, se temea de el;
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.Saul, vedendo che riusciva proprio sempre, aveva timore di lui
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.Saül, voyant qu`il réussissait toujours, avait peur de lui;
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.Vendo, então, Saul que ele era tão bem sucedido, tinha receio dele.
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.Δια τουτο ο Σαουλ, βλεπων οτι εφερετο μετα μεγαλης συνεσεως, εφοβειτο απο προσωπου αυτου.
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.Затова Саул, като гледаше, че Давид се обхождаше твърде разумно, страхуваше се от него.
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.И Саул видел, что он очень благоразумен, и боялся его.
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.וירא שאול אשר הוא משכיל מאד ויגר מפניו׃
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.فلما رأى شاول انه مفلح جدا فزع منه.
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.掃 羅 見 大 衛 作 事 精 明 、 就 甚 怕 他
Davutun büyük başarısını gördükçe Saulun korkusu daha da artıyordu.掃羅見 大衛作 事 精明 、 就 甚 怕 他
Demek ki, eğimimiz hep artıyordu. -É uma curva ainda mais inclinada na direção ascendente.
Demek ki, eğimimiz hep artıyordu. -Sie hat immernoch eine negative Steigung, aber weniger negativ als vorher, richtig?
Demek ki, eğimimiz hep artıyordu. -هو لا يزال الانخفاض المنحدرة، ولكنها أقل من الانخفاض
Deniz seviyesi artıyor.해수면이 높아지면서,
Deniz seviyesi artıyor.מפלס מי הים עולה,
Deniz seviyesi artıyor.فمستويات البحر تعلو،
Deniz seviyesi artıyor.熱膨張による海面上昇
Devir devir artıyor ve azalıyor.Het ziet er uit als iets dat heen en weer gaat of op en neer beweegt.
Devir devir artıyor ve azalıyor.Nó trông giống như một cái gì đó mà dao động hoặc đó là di chuyển lên và xuống.
Devir devir artıyor ve azalıyor.Sembra che qualcosa che è oscillante o che si muove su e giù.
Devir devir artıyor ve azalıyor.Он выглядит как волна, как что-то поднимающееся вверх-вниз.
Devir devir artıyor ve azalıyor.Това прилича на нещо, което вибрира или се движи нагоре и надолу.
Diğer her değer iki yönde de artıyor. x^2+2 grafiği.De grafiek van X kwadraat plus 2, verhoogt de grafiek
Diğer her değer iki yönde de artıyor. x^2+2 grafiği.양 쪽 방향으로 값들은 둘 다 증가합니다
Diğer her değer iki yönde de artıyor. x^2+2 grafiği.واي قيمة اخرى تتقاطع في كلا الاتجاهين
Dolayısıyla, yoğunluk artıyor veya yakınsıyor.Então, está ficando mais denso, ou estão convergindo.
Dolayısıyla, yoğunluk artıyor veya yakınsıyor.Więc robi się bardziej gęsty, skupia się.
DUR işareti olanlar, pek çok hayat kurtarıyor, ama sayıları çok fazla artıyor.즉, "일단정지"가 없는 교차로는 많은 생명을 살리지만 너무 많이 남발 되고 있습니다.
DUR işareti olanlar, pek çok hayat kurtarıyor, ama sayıları çok fazla artıyor.lecz jest ich za dużo.
DUR işareti olanlar, pek çok hayat kurtarıyor, ama sayıları çok fazla artıyor.lo que significa señales de Pare, salvan muchas vidas, pero hay una proliferación excesiva.
DUR işareti olanlar, pek çok hayat kurtarıyor, ama sayıları çok fazla artıyor.עם תמרורי עצור מצילים חיי אדם רבים, אבל יש חדירה מאסיבית שלהן.
DUR işareti olanlar, pek çok hayat kurtarıyor, ama sayıları çok fazla artıyor.تعني إشارات قف, إنها تنقذ الكثير من الأرواح, ولكن هناك إنتشار مفرط منها.
DUR işareti olanlar, pek çok hayat kurtarıyor, ama sayıları çok fazla artıyor.停止標識は増えすぎました 小さなロータリーも登場してきています
Duvar bu süngersi dokuları kaplıyordu, süngersi dokular kanla doluyordu, basınç artıyordu ve voila!혈액으로 채워진 음경해면체가 있고, 이를 둘러싸는 벽 조직이 있어서 압력이 올라가면 "자! 이것봐!" 하면서 발기가 된단거죠.
Duvar bu süngersi dokuları kaplıyordu, süngersi dokular kanla doluyordu, basınç artıyordu ve voila!là bức tường bao quanh những mô thấm nước này, được đổ đầy máu áp suất tăng cao và nàyy!
Duvar bu süngersi dokuları kaplıyordu, süngersi dokular kanla doluyordu, basınç artıyordu ve voila!היה שהקיר מקיף את הרקמה הספוגית הזו, והרקמה הספוגית התמלאה בדם והלחץ עולה והנה! הוא זקוף.
Duvar bu süngersi dokuları kaplıyordu, süngersi dokular kanla doluyordu, basınç artıyordu ve voila!血液が圧迫されることで ジャジャーン! 勃起するというものでした 膨張現象については これで説明できます
Eğer eğim sürekli artıyorsa, eğimin değişim hızı pozitiftir, yani ikinci türev pozitiftir. -إذا كان المنحدر يتزايد باستمرار، ثم المعدل للتغيير من المنحدر هو إيجابي، ثم الثاني
Eğim artıyordu. x arttıkça, eğim de arttı.Die Steigung wurde positiver. Als wir also den X-Wert erhöhten, erhöhten wir auch die Steigung.
Eğim artıyordu. x arttıkça, eğim de arttı.وكان زيادة المنحدر. وهكذا كما زدنا x، المنحدر زادت.