Bu şampiyonluğun ardından Zalgiris arka arkaya iki kez (2007, 2008) şampiyon olmayı başardı.Αλλά από τότε η Ζάλγκιρις άρχισε να κερδίζει για άλλη μια φορά - δύο τίτλους στη σειρά (2007, 2008).
İki kişiden oluşan mürettebat arka arkaya otururdu.Οι δύο χειριστές κάθονταν ο ένας πίσω από τον άλλο.
Dizinin üçüncü sezonu 21 Eylül 2011'de arka arkaya yayınlanan iki bölümle başladı.Ο τρίτος κύκλος έκανε πρεμιέρα στις 21 Σεπτεμβρίου 2011 με δύο επεισόδια το ένα πίσω από το άλλο.
Arka arkaya dizilmiş şekilde iki kapısı vardı ve güney kısmında geniş bir alan mevcuttu.Δύο πύλες διατηρούνται στην ανατολική πλευρά και μια πιθανή πύλη υπήρχε στη ΒΔ πλευρά.
Arka arkaya intihar bomba saldırıları güvenlik için Likud’un pozisyonunu güçlendirdi.En bølge af selvmordsbombere forstærkede Likuds position for sikkerhed.
İki kişiden oluşan mürettebat arka arkaya otururdu.Flyets besætning består af to personer placeret ved siden af hinanden.
Aralarında mantıksal ilişkiler vardır: Bazı görevler arka arkaya yerine getirilir.Gensidigt bebyrdende skyldforhold er særlige på flere måder: Fordringerne hænger sammen.
Ülke arka arkaya üç kez yani 2007 ile 2009 yılları arasında finale yükselememiştir.I de senere sæsoner er den atter ved at nærme sig den absolutte top, med tredjepladser i 2007 og 2009.
İki arka arkaya gelen olay arasındaki mesafe de aynıdır.Den udmålte afstand svarer til mængden af tid, der ligger mellem de to begivenheder.
Arka arkaya intihar bomba saldırıları güvenlik için Likud’un pozisyonunu güçlendirdi.En flom av selvmordsbombere forsterket Likuds posisjon for sikkerhet.
Sağ ucu alttaki halkadan arkaya geçirilir ve sağ kenara alınır.Høyre tamp passeres forfra bakover gjennom nedre løkke, og holdes til høyre.
Sekiz hafta arka arkaya ilk onda kaldı.Den lå på førsteplass i åtte uker.
Bu yüz arkaya bakar.Samme plagg sett bakfra.
Aralarında mantıksal ilişkiler vardır: Bazı görevler arka arkaya yerine getirilir.I militære sammenhenger er det et særlig behov for disiplin, herunder at plikter etterkommes.
Arka arkaya intihar bomba saldırıları güvenlik için Likud’un pozisyonunu güçlendirdi.Sebuah serentetan pengeboman bunuh diri diperkuat posisi Likud untuk keamanan.
Bu kale 1609, 1638 ve 1783 depremlerinde arka arkaya büyük zararlar görmüş ve sonunda terk edilmiştir.Kastil ini rusak berat akibat gempa bumi tahun 1609, 1638 dan 1783, dan kemudian ditinggalkan.
Keseleri iyi gelişmiştir ve girişi arkaya yöneliktir.Mulut tidak berkembang baik dan terletak di bagian kepala (anterior), sedangkan anus terletak di posterior.
Ayrıca her iki bölüm arka arkaya Drama Desk Awards'un sahibi olmuştur.Dia juga memenangi tiga penghargaan Drama Desk Awards.
Göz parlaklığını kaybeder, arkaya doğru çöker.Ia tidak lagi bicara, tangannya patah menelikung ke belakang.
Oyuncu Billy Crystal arka arkaya dördüncü kez törenin sunuculuğunu yaptı.Aktor Billy Crystal membawakan acara tersebut untuk kelima kalinya.
En az iki gol atılan arka arkaya en çok maç 4, Sándor Kocsis ( Macaristan, 1954).Số trận liên tiếp ghi ít nhất được hai bàn thắng 4, Sándor Kocsis ( Hungary, 1954).
Galibiyet, Nishikori'nin ATP World Tour'da arka arkaya kaybedilen dokuz final serisini bitirdi.Chức vô địch đã kết thúc chuỗi 9 trận chung kết toàn thua của Nishikori tại ATP World Tour.
Blanqui ve arkadaşları, hükümete karşı arka arkaya saldarılarlarda bulundu.Lena và bạn cô nấp đằng sau bụi cây.
Arka arkaya, toplam altı oturum yapıldı.Tổng số ghế là 6 ghế.
İki kişiden oluşan mürettebat arka arkaya otururdu.搭乗員は2名で彼らは背中合わせに着座した。
Tüm taşlar aynı şekilde hareket eder, tek istisna olarak tavşanlar arkaya doğru adım atamaz.ただしウサギだけは後ろへ進めず、ウサギが後ろへ進めないのを除けば全ての駒の動きは同じである。
Senelik ziyaretlerinden dört, beş kişiyi arka arkaya dizdiği oluyordu.4、5人が見ている前で、セックスをさせたんですよ。
Henry Bölüm 2 olarak arka arkaya yapılması dolayısıyla bu "gevşeklik" durumu ortaya çıktığını açıklarlar.ヘンリー2世の観点ではこれ等は解決しなければならない問題であった。
Orta parmakları oldukça uzundur ve arkaya dönük parmakları çok az gelişmiştir.真ん中の指が大きく発達しており、後ろ指はわずかに現れている程度である。
İkisi de dururlar ve arkaya bakmaya çalışırken trenler geçmeye başlar ve birbirlerini göremezler.二人は互いに背を向けながらバックの態勢になり、電車の移動もあって互いに突き合うかのごとく、出し入れを開始してしまい、そして互いに絶頂を迎えてしまう。
Kuvvetle arkaya ve yukarı doğru bastırılır.のちに大番頭と、累進を重ねた。
Buna karşılık Sahra'nın bazı yerlerine arka arkaya 10 yıl yağmur düşmediği olur.沈没後何年もの間、リサーガムの沈没地点は不明であった。
Gövde boyutlarına göre yan yüzgeçleri büyüktür ve arkaya doğru kıvrılır.傅顔らは勅勒を襲撃して大戦果を挙げてから帰還した。
Bölge içinde sekiz gün boyunca, arka arkaya, 190 mil (yaklaşık sekiz maraton) kadar koştu.1934年(昭和9年)12月以降 - 南へ約0.8kmの現在地に再移転。
O sırtını arkaya cekip usulca yürümekle göstermiştirki, hiç bir zaman düşman karşısından kaçmayacak.道下とは終始余裕の態度で彼をリードしてやり、自分は一度も射精しなかった。
Android Beam ekranda paylaşılan edilecek içeriği ile arka arkaya cihazları koyarak aktive edilir.Android Beam藉由將欲分享的內容顯示在螢幕上,再將手機背靠背而激活。
Arka arkaya, toplam altı oturum yapıldı.著有《瞻六堂集》。
Aralarında mantıksal ilişkiler vardır: Bazı görevler arka arkaya yerine getirilir.結構功能論:有內臟出現一定出理一些活動。
Keseleri iyi gelişmiştir ve girişi arkaya yöneliktir.主動輪位於前方,誘導輪位於後方。
Arkaya doğru yönelimde dizilmişlerdir.便江山向背之宜。
Arkaya doğru fırlayan kemik ucu(Olecranon) çengel biçiminde olup alt kolun geriye gitmesini önler.이 기호의 앞에 있는 것이 공(攻)이고, 뒤에 있는 것이 수(受)이다.
Arka arkaya sıra halinde yürürler ve yeryüzünde görünmez olurlar.다리가 몸 뒤쪽 끝에 붙어 있기 때문에 땅에서 걷지 못하나 물 속에서는 능숙하게 생활할 수 있다.
İkisi de dururlar ve arkaya bakmaya çalışırken trenler geçmeye başlar ve birbirlerini göremezler.철로의 반대편에서 둘은 발걸음을 멈추고 뒤를 돌아보지만, 지나가는 기차가 그들의 눈앞을 가로막는다.
Aralarında mantıksal ilişkiler vardır: Bazı görevler arka arkaya yerine getirilir.בין השיפורים ניתן לציין: עבודה בריבוי משימות.
Arka arkaya olmasa da Roberto Heras İspanya Bisiklet Tur'larını 2000, 2003 ve 2004 kazanmıştır.בעל שיא הזכיות במרוץ הוא הרוכב הספרדי רוברטו הראס שניצח במרוץ בשנים 2000, 2003, 2004 ו-2005.
İlk iki çift yürüme bacağı öne doğru uzanırken diğer çiftler arkaya uzanmaktadır.לעומת זאת, כאשר הוא רץ, זוג הרגליים הקדמיות נעות יחדיו, ואחריהן זוג הרגליים האחוריות.
Kenenisa Bekele kendisinin beşinci uzun yarış unvanını arka arkaya beşinci kez kazandı.נסי מעריצה מטורפת שלו מפני שזכה בקרניקה 5 פעמים ברציפות.
Kafatasının önden arkaya kesiti.יציאת הכתף האחורית.
I. Dünya Savaşı sırasında anne ve babasını arka arkaya kaybedince amcasının yanında büyüdü.בפרוץ מלחמת העולם השנייה התייתם מהוריו וגדל אצל סבתו.
Arka arkaya intihar bomba saldırıları güvenlik için Likud’un pozisyonunu güçlendirdi.Поредица от самоубийствени атентати засилва позицията на Ликуд за сигурност.
Kadın, arka arkaya hayata dönüş emareleri gösterir ancak yeniden ölü duruma döner.Тя неколкократно показва признаци на възстановяване и после отново мъртвешки се вдървява.
Göz parlaklığını kaybeder, arkaya doğru çöker.Ona primjećuje kako je okrenuta naopako.
Sekiz hafta arka arkaya ilk onda kaldı.Ostala čak 8 tjedana na vrhu.
İki kişiden oluşan mürettebat arka arkaya otururdu.Još dva su se nosača nalazila pod trupom.
Sağ ucu üstteki camadan bağının orta deliğinden arkaya geçirilir.Do prava sa stáča Prostredný chrbát.
İki kişiden oluşan mürettebat arka arkaya otururdu.Dvojčlenná posádka sedí vedľa seba.
Arka arkaya dizilmiş şekilde iki kapısı vardı ve güney kısmında geniş bir alan mevcuttu.Mala dve okná na juh a jedno veľké smerom ku fare.
Aralarında mantıksal ilişkiler vardır: Bazı görevler arka arkaya yerine getirilir.Možné sú tieto delenia: funkcionálna rovnica: Oborom definície sú nejaké množiny funkcií.
İki kişiden oluşan mürettebat arka arkaya otururdu.Posadka bi štela dva člana obrnjena s hrbti.
Arka arkaya birkaç oyunda oynadıktan sonra tiyatro dalında verilen oyunculuk ödüllerine aday oldu.Už veiklą teatre vėliau pelnė keletą apdovanojimų.