arkasından ile cümle
arkasından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Şimdi ben onnu arkasından gitmeye çalışıyorum ama uçmayı deniyorum aslında.まだ練習中で上手く行きません このプロトタイプは一号機で
Son iki yıldır insanları bir camın arkasından görüyordum.저는 2년 동안, 그들을 유리를 통해서 만났습니다.
Son iki yıldır insanları bir camın arkasından görüyordum.Depuis deux ans je les voyais à travers une vitre.
Son iki yıldır insanları bir camın arkasından görüyordum.Durante dos años, estuve viendo a la gente a través del vidrio.
Son iki yıldır insanları bir camın arkasından görüyordum.Dva roky jsem vídala lidi skrz sklo.
Son iki yıldır insanları bir camın arkasından görüyordum.Per due anni avevo visto la gente attraverso il vetro.
Son iki yıldır insanları bir camın arkasından görüyordum.Przez 2 lata kontaktowaliśmy się przez szkło.
Son iki yıldır insanları bir camın arkasından görüyordum.Selama 2 tahun saya hanya melihat orang melalui kaca.
Son iki yıldır insanları bir camın arkasından görüyordum.Timp de doi ani văzusem oamenii prin sticlă.
Son iki yıldır insanları bir camın arkasından görüyordum.Trong 2 năm ở trong đó tôi chỉ được nhìn họ qua lớp kiếng mà thôi.
Son iki yıldır insanları bir camın arkasından görüyordum.Twee jaar lang had ik ze enkel gezien door het glas.
Son iki yıldır insanları bir camın arkasından görüyordum.Zwei Jahre lang habe ich Leute nur durch Glasscheiben gesehen.
Son iki yıldır insanları bir camın arkasından görüyordum.В продължение на две години бях виждала хора само през стъклото.
Son iki yıldır insanları bir camın arkasından görüyordum.В течение двух лет я видела людей через стекло.
Son iki yıldır insanları bir camın arkasından görüyordum.במשך שנתיים ראיתי אנשים מבעד לזכוכית.
Son iki yıldır insanları bir camın arkasından görüyordum.لمدة عامين كنت أرى الناس من خلال الزجاج.
Son iki yıldır insanları bir camın arkasından görüyordum.みんなが私の所に駆けてきました
Sonra, eşi olarak, arkasından gittim ve çirkin bir bez parçası taşıdığını gördüm.Aber als ihr Ehemann rannte ich ihr hinterher und sah, dass sie einen ekligen Lappen trug.
Sonra, eşi olarak, arkasından gittim ve çirkin bir bez parçası taşıdığını gördüm.Alors, comme j'étais son mari, j'ai couru derrière elle, et j'ai vu qu'elle tenait un chiffon sale.
Sonra, eşi olarak, arkasından gittim ve çirkin bir bez parçası taşıdığını gördüm.Al ser su esposo, corrí tras ella y vi que tenía un trapo sucio.
Sonra, eşi olarak, arkasından gittim ve çirkin bir bez parçası taşıdığını gördüm.A tak jsem ji jako správný manžel oběhl, a zjistil, že měla odporný kus hadru.
Sonra, eşi olarak, arkasından gittim ve çirkin bir bez parçası taşıdığını gördüm.Biegnę za nią i widzę, że trzyma ohydną szmatę.
Sonra, eşi olarak, arkasından gittim ve çirkin bir bez parçası taşıdığını gördüm.Così poi, dato che ero suo marito, la seguii e vidi che si trattava di un orribile pezzo di stoffa.
Sonra, eşi olarak, arkasından gittim ve çirkin bir bez parçası taşıdığını gördüm.Fiind soțul ei, m-am dus repede în spatele ei și am văzut că avea o cârpă în mână.
Sonra, eşi olarak, arkasından gittim ve çirkin bir bez parçası taşıdığını gördüm.Ik was haar man, en dus ging ik snel kijken. Ik zag dat ze een smerige lap stof had.
Sonra, eşi olarak, arkasından gittim ve çirkin bir bez parçası taşıdığını gördüm.그녀 뒤를 따라갔고 그녀가 더럽고 헤진 헝겊을 들고 있는 것을 봤습니다.
Sonra, eşi olarak, arkasından gittim ve çirkin bir bez parçası taşıdığını gördüm.Lalu saya berjalan ke belakang istri saya dan melihat kain lap yang sangat kotor.
Sonra, eşi olarak, arkasından gittim ve çirkin bir bez parçası taşıdığını gördüm.Thế rồi, là người làm chồng, tôi chạy theo vợ mình và nhìn thấy cô ấy có một miếng giẻ lau bẩn.
Sonra, eşi olarak, arkasından gittim ve çirkin bir bez parçası taşıdığını gördüm.Τότε, όντας άντρας της, πήγα πίσω της και είδα ότι κρατούσε ένα απαίσιο πανί.
Sonra, eşi olarak, arkasından gittim ve çirkin bir bez parçası taşıdığını gördüm.Тогда, как её муж, я последовал за ней и увидел грязную тряпку.
Sonra, eşi olarak, arkasından gittim ve çirkin bir bez parçası taşıdığını gördüm.אבל בהיותי בעלה, עקבתי אחריה וראיתי שהייתה לה מטלית מגעילה.
Sonra, eşi olarak, arkasından gittim ve çirkin bir bez parçası taşıdığını gördüm.وبسبب كوني زوجها اخذت اتبعها ورأيت معها خرقه مقرفه
Sonra, eşi olarak, arkasından gittim ve çirkin bir bez parçası taşıdığını gördüm.それが汚れたぼろ切れだと分かりました バイクの拭き掃除にも使わないような 汚れた布でした
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.In glej, žena, ki je imela krvotok dvanajst let, pririne odzadaj in se dotakne roba obleke njegove.
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.열 두 해를 혈루증으로 앓는 여자가 예수의 뒤로 와서 그 겉옷 가를 만지니
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.Nầy , có một người đờn bà mắc bịnh mất huyết đã mười_hai năm , lại gần sau lưng mà rờ đến trôn áo Ngài .
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.Nầy, có một người đờn bà mắc bịnh mất huyết đã mười hai năm, lại gần sau lưng mà rờ đến trôn áo Ngài.
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.Og se, en Kvinde, som havde haft Blodflod i tolv År, trådte hen bagfra og rørte ved Fligen af hans Klædebon;
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.Και ιδου, γυνη αιμορροουσα δωδεκα ετη, πλησιασασα οπισθεν ηγγισε το ακρον του ιματιου αυτου
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.И вот, женщина, двенадцать лет страдавшая кровотечением, подойдя сзади, прикоснулась к краю одежды Его,
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.І ось жінка, що нездужала кровотіччю дванайцять років, приступила ззаду й приторкнулась до краю одежі Його:
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.והנה אשה זבת דם שתים עשרה שנה נגשה מאחריו ותגע בציצת בגדו׃
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.واذا امرأة نازفة دم منذ اثنتي عشرة سنة قد جاءت من ورائه ومسّت هدب ثوبه.
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.有 一 個 女 人 、 患 了 十 二 年 的 血 漏 、 來 到 耶 穌 背 後 、 摸 他 的 衣 裳 繸 子
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.有 一 個 女人 、 患了 十二 年 的 血漏 、 來到 耶穌 背後 、 摸 他 的 衣裳 繸子
Televizyon setinizin arkasından çıkan tellerin çevresinde metal nesnelerin olmama sebebi budur.A to je důvod, proč kovové předměty neskáčou na dráty za vaší televizí.
Televizyon setinizin arkasından çıkan tellerin çevresinde metal nesnelerin olmama sebebi budur.Y por eso no tiene objetos metálicos extraños alrededor de los cables detrás de su televisor establecido.
Televizyon setinizin arkasından çıkan tellerin çevresinde metal nesnelerin olmama sebebi budur.Затова и жиците зад телевизорите ви не разхвърлят метални предмети из стаята!
Televizyon setinizin arkasından çıkan tellerin çevresinde metal nesnelerin olmama sebebi budur.זאת הסיבה שאתם לא רואים דברים שנזרקים מסביב, על ידי התיילים הנמצאים מאחרוי הטלוויזיה שלכם.
Tezgahın arkasından çıkar ve pantolonu üstünde yoktur.A chlapík vyjde spoza pultu a nemá na sebe nohavice.
Tezgahın arkasından çıkar ve pantolonu üstünde yoktur.A když odstoupí od pultu , vidíte, že nemá kalhoty.
Tezgahın arkasından çıkar ve pantolonu üstünde yoktur.Dan mereka keluar dari belakang konter tanpa memakai celananya.
Tezgahın arkasından çıkar ve pantolonu üstünde yoktur.De man komt van achter de toonbank ... zonder broek.
Tezgahın arkasından çıkar ve pantolonu üstünde yoktur.Erre kilép a pult mögül, de nincs rajta nadrág.
Tezgahın arkasından çıkar ve pantolonu üstünde yoktur.Et il sort de derrière le comptoir et il n'a pas de pantalon.
Tezgahın arkasından çıkar ve pantolonu üstünde yoktur.Iese de după tejghea şi nu are pantaloni.
Tezgahın arkasından çıkar ve pantolonu üstünde yoktur.그 남자 종업원이 카운터 뒤에서 걸어 나오고 그는 바지를 입고 있지 않습니다.
Tezgahın arkasından çıkar ve pantolonu üstünde yoktur.Og de går ud fra bag disken, og de har ingen bukser på.
Tezgahın arkasından çıkar ve pantolonu üstünde yoktur.Saem de trás do balcão e não têm calças.
Tezgahın arkasından çıkar ve pantolonu üstünde yoktur.Und er kommt hinter der Theke hervor und ist untenrum nackt.