Ana içeriğe geç
Sözlük

arkası ile cümle

arkası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom arkasına yaslandı ve gülümsedi.Tom leaned back and smiled.
Tom masanın arkasından yavaşça kalktı.Tom rose slowly from behind his desk.
Tom direksiyonun arkasına oturdu.Tom sat down behind the steering wheel.
Ansızın kapı Tom'un arkasından çarptı.All of a sudden, the door slammed behind Tom.
Bütün bunların arkasında senin olduğunu bilmeliydim.I should've known you were behind all this.
Tom Mary'yi hemen arkasından izledi.Tom followed closely behind Mary.
Bütün bunların arkasında mısın?Are you behind all of this?
Onun arkasında ne olduğunu bilmek istiyorum.I want to know what's behind it.
Tom sırasının arkasına oturdu.Tom sat behind his desk.
O, adamı arkasından aşağılamaya başladı.He began to abase the man behind his back.
Özel bisiklet bölgesi çoğunlukla trenin arkasındadır.The dedicated bike zone is most often at the rear of the train.
Canavarın gerçekten kafasının arkasında gözleri vardı. Bu gerçekten ürperticiydi!The monster literally had eyes in the back of its head. It was really creepy!
Sanırım aradığın şey dolabın arkasında.I think what you're looking for is in the back of the closet.
Tom Jackson bu çok yenilikçi arabanın arkasına beyin.Tom Jackson is the brain behind this very innovative car.
Karım ve Mary uçağın arkasındaydılar.My wife and Mary were in the rear of the aircraft.
Onların arkasında biri var.There's someone behind them.
Onun arkasında biri var.There's someone behind him.
Ben onun hemen arkasındaydım.I was right behind him.
Onun tam arkasındaydım.I was right behind her.
Tom kendini ağacın arkasına sakladı.Tom hid himself behind the tree.
Hükümet olayın arkasında bir terör örgütünün olduğuna inanıyordu.The government believed that a terrorist group was behind the incident.
Dan'ın evinin arkasında büyük bir garajı vardı.Dan had a huge garage in the back of his house.
Dan kafasının arkasından vuruldu.Dan was shot in the back of the head.
Tom arkasına yaslandı ve gözlerini kapattı.Tom leaned back and closed his eyes.
Tom arkasına yaslandı ve tavana baktı.Tom leaned back and stared at the ceiling.
Tom arkasında bir şey bıraktı mı?Did Tom leave anything behind?
Tom mektubun arkasına bir şeyler yazdı.Tom wrote something on the back of the letter.
Çocuk hırsızları Tom'un ellerini arkasından bağladılar.The kidnappers tied Tom's hands behind his back.
Tom Fransızca dersinde Mary'nin arkasında oturur.Tom sits behind Mary in French class.
Ceketini kapının arkasına asmadın.You didn't hang your coat behind the door.
Tom sandalyesinde arkasına yaslandı ve Mary'ye baktı.Tom leaned back in his chair and stared at Mary.
Paramı yatak odamdaki bir tablonun arkasındaki bir delikte saklıyorum.I keep my money in a hole behind a painting in my bedroom.
Baldır kası alt bacağın arkasında yer alır.The calf muscle is located on the back of the lower leg.
Onun başının arkasında gözleri vardır.He has eyes in the back of his head.
O onun elinin arkasını öptü.He kissed the back of her hand.
Bir grup çocuk tavşanın arkasından koştu.A bunch of children ran after the rabbit.
Sınıfın arkasındaki birkaç öğrenci sessizce güldüler.Several students in the back of the classroom laughed quietly.
Sınıfın arkasındaki birkaç öğrenci uyuyorlardı.Several students in the back of the classroom were sleeping.
Sınıfın arkasındaki birkaç öğrenci, cep telefonundan mesaj atıyorlardı.Several students in the back of the classroom were texting.
Evimin arkasındaki sokak, dağıtım kamyonları için çok dar.The street behind my house is too narrow for delivery trucks.
Tom'un arabası hala senin evin arkasına mı park ediliyor?Is Tom's car still parked behind your house?
O, geçmişin sorunlarını arkasında bıraktı.She left the troubles of the past behind her.
O korkunç günü arkasında bırakmaya çalıştı.She tried to put that awful day behind her.
Bunun arkasında kimin olabileceği ile ilgili bir fikrin var mı?Do you have any idea who could be behind this?
Onların arkasındaki adam piyano çalıyor.The man behind them plays the piano.
Konserdeki her dakikanın arkasında bir saatlik sıkı çalışma var.Behind every minute of concert time there is one hour of hard practice.
Tom eski tarzları arkasında bırakmaya çalıştı.Tom tried to leave the old ways behind him.
Arkadaşlarının hakkında onların arkasından konuşmamalısın.You shouldn't talk about your friends behind their backs.
Ağacın arkasına saklandılar.They hid behind the tree.
Ağacın arkasına saklandın, değil mi?You hid behind the tree, didn't you?
Ağacın arkasına saklandınız, değil mi?You hid behind the tree, didn't you?
Ağacın arkasına saklandık.We hid behind the tree.
Ağacın arkasına saklandı.She hid behind the tree.
Ağacın arkasına saklandınız.You hid behind the tree.
Ağacın arkasına saklandın.You hid behind the tree.
Ağacın arkasına saklandım.I hid behind the tree.
Ölünün arkasından konuşmak istemiyorum.I don't want to speak ill of the dead.
Tom olayı arkasında bırakmaya çalıştı.Tom tried to put the incident behind him.
Tom restoranın arkasındaki sokakta ölü bulundu.Tom was found dead in the alley behind the restaurant.
Buzdolabının arkasını temizlemeyi unutma.Don't forget to clean behind the refrigerator.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod