Ana içeriğe geç
Sözlük

arkası ile cümle

arkası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Đằng sau anh ta là một đứa trẻ, con trai anh ta, mặt ửng đỏ cố sức đẩy cha đi
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Derrière lui, il y avait un enfant, son fils, le visage rougi par l'effort qu'il faisait pour pousser le père.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Detrás de él había un niño, su hijo, con la cara enrojecida por el esfuerzo de empujar a su padre.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Dietro di lui un bambino, il figlio, rosso in viso, che si sforzava di spingere il padre.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Hinter ihm war ein Kind, sein Sohn, rot im Gesicht vor Anstrengung, seinen Vater zu schieben.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.În spatele lui era fiul său, roșu la față, încercând să își împingă tatăl.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.그 사람 뒤에는 아들인 아이가 한 명 있었는데 아빠의 휠체어를 힘겹게 미느라 얼굴이 붉게 상기되어 있었습니다.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Mögötte volt egy gyermek, a fia, vörös arccal próbálta tolni az apját.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Za ním bolo dieťa, jeho syn, červený v tvári, ako sa snažil tlačiť otca.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Za ním bylo dítě, jeho syn, rudý v obličeji jak tlačil svého otce.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Za nim stało dziecko, jego syn, czerwony na twarzy próbował przepchnąć wózek z ojcem.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Πίσω του ήταν ένα παιδί, ο γιος του, ολοκόκκινος απ' την προσπάθεια να σπρώξει τον πατέρα του.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.Зад него стоеше дете, синът му, със зачервено лице понеже се мъчеше да избута количката на баща си.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.За ним стоял ребенок, его сын, с красным от натуги лицом, и пытался откатить коляску.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.מאחוריו היה ילד, בנו, בפנים אדומות מנסה לדחוף את אביו.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.كان وراءه طفل هو ولده ذو وجه أحمر بعد بذل الجهد في دفع الأب.
Arkasında bir çocuk vardı, oğlu, yüzü kıpkırmızı olmuştu babasını itmeye çalışmaktan.彼の息子が 顔を真っ赤にして 車椅子を押していました 私は彼を安全な場所に連れて行き
Arkasında bir gerçek olmamasına rağmen bu iş böyleydi. Hesap tablosuna uygundu.사실 매출 계획서에 나와 있는 건 팩트가 아니라 도표와 숫자뿐이죠
Arkasında bir gerçek olmamasına rağmen bu iş böyleydi. Hesap tablosuna uygundu.قد لا توجد أي حقائق خلفها. لكن توجد لوحة جدولية.
Arkasında bir gerçek olmamasına rağmen bu iş böyleydi. Hesap tablosuna uygundu.初出荷に合わせ営業部門が動き始めます
Arkasında bir gerçek olmamasına rağmen bu iş böyleydi.Mogłoby nie być żadnych faktów popierających ten plan, ale jest coś.
Arkasında bir gerçek olmamasına rağmen bu iş böyleydi.Podría no basarse en ningún dato pero ahí estaba.
Arkasında bir gerçek olmamasına rağmen bu iş böyleydi.За ним могло не стояти жодних фактів, але так воно було.
Arkasında çok fazla ekonomik yatırım var,Ci sono talmente tanti incentivi economici dietro l'IA,
Arkasında çok fazla ekonomik yatırım var,Existe mucho incentivo economico detras,
Arkasında çok fazla ekonomik yatırım var,Há tanto incentivo econômico por trás disso.
Arkasında çok fazla ekonomik yatırım var,Il y a trop d'avantages économique derrière.
Arkasında çok fazla ekonomik yatırım var,Jest tak wiele impulsów ekonomicznych idących za tym
Arkasında çok fazla ekonomik yatırım var,이 배후에는 너무나 큰 경제적 인센티브가 있어서
[Arkasında emekli][A nyugdíjba mögött.]
[Arkasında emekli][De går i pension efter.]
[Arkasında emekli][De går på pension bag.]
[Arkasında emekli][Ei se pensioneze în spatele.]
[Arkasında emekli][Eles se aposentar para trás.]
[Arkasında emekli] [Enter Capulet'in & c. Misafir gizleyicileri işe.][エンターキャピュレット、&C.ゲストとのMaskers。]
[Arkasında emekli] [Enter Capulet'in & c.[Przechodzą na emeryturę w tyle.]
[Arkasında emekli][He eläkkeelle takana.]
[Arkasında emekli][Họ nghỉ hưu sau.]
[Arkasında emekli][Ils se retirent derrière.]
[Arkasında emekli][그들은 뒤에 은퇴.]
[Arkasında emekli][Mereka pensiun belakang.]
[Arkasında emekli][Odchodu do dôchodku za sebou.]
[Arkasında emekli][Odchodu do důchodu za sebou.]
[Arkasında emekli][Se retiran detrás.]
[Arkasında emekli][Se upokojijo v ozadju.]
[Arkasında emekli][Sie hinter den Ruhestand.]
[Arkasında emekli][Si ritirano dietro.]
[Arkasında emekli][Ze achter met pensioen gaat.]
[Arkasında emekli][Συνταξιοδοτούνται πίσω.]
[Arkasında emekli][Они отступить за.]
[Arkasında emekli]Те се пенсионират след себе си.]
[Arkasında emekli][הם לפרוש מאחור.]
[Arkasında emekli][وراء التقاعد.]
Arkasında hiçbir destek yoktu ve engelli bir çocuğunu bu kurumlardan birine yerleştirmek zorunda kaldı.그래서 장애가 있는 아이를 보육원에 보내야 하는 것 외엔 다른 방법이 없다고 생각하게 되었습니다
Arkasında hiçbir destek yoktu ve engelli bir çocuğunu bu kurumlardan birine yerleştirmek zorunda kaldı.Sintió que no tenía más alternativa que dejar a su hijo discapacitado en una institución.
Arkasında hiçbir destek yoktu ve engelli bir çocuğunu bu kurumlardan birine yerleştirmek zorunda kaldı.Позбавлена жодної підтримки, вона не мала вибору, окрім як віддати свою неповносправну дитину до інтернату.
Arkasında hiçbir destek yoktu ve engelli bir çocuğunu bu kurumlardan birine yerleştirmek zorunda kaldı.וללא תמיכה, הרגישה שאין לה ברירה מלבד להכניס את ילדה עם המוגבלויות למוסד:
Arkasında hiçbir destek yoktu ve engelli bir çocuğunu bu kurumlardan birine yerleştirmek zorunda kaldı.و بدون أي دعم، شعرت بعدم وجود أي خيار آخر غير أن ترسل ابنها ذو الاحتياجات الخاصة إلى مؤسسة؛
Arkasında hiçbir destek yoktu ve engelli bir çocuğunu bu kurumlardan birine yerleştirmek zorunda kaldı.施設に入れるしか ありませんでした また無数の若い女性が 親に妊娠を知られることを恐れて
Arkasındaki adam bizim mühendis cerrahımız.Cel din spatele lui e inginerul / chirurgul nostru.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
arkası ile cümle - Sayfa 50 - arkası kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App