Ricciardo’nun kaskının arkasında bir bal porsuğu resmi de var.Ο Ρικιάρντο έχει στο πίσω μέρος του κράνους του μια φωτογραφία ενός μυρμηγκοφάγου.
Orofarinks, yutağın ağız boşluğunun arkasında kalan kısmıdır.Ο φάρυγγας είναι το μέρος του λαιμού αμέσως πίσω από το στόμα.
1528 yılında Teresa henüz 15 yaşındayken annesi on çocuğunu arkasında bırakarak ölmüş.Το 1514, όταν ήταν μόλις δέκα ετών, η μητέρα του πέθανε.
Joe arkasında dul bir kadın ve bir kız çocuğu bıraktı; Mary Jo.Με τη σύζυγο του Ευαγγελία απέκτησε έναν γιο, τον Γεώργιο, και μία κόρη, τη Ρένα (σύζυγο Ιωάννη Μεϊμαράκη).
Hizmet bedava olacak, basılı kâğıtların arkasında kalın kırmızı harflerle reklamlar olacaktı.Είναι διακοσμημένος με ερυθρόμορφη αγγειογραφία με επιγραφές των ονομάτων.
Film, Jackson'un yedinci stüdyo albümü Bad'in kamera arkasını kapsar.Εμφανίζεται στο έβδομο άλμπουμ του Τζάκσον, Bad.
Yaralılardan beş kişi arkasından vuruldu.Fem tilskadekomne var skudt i ryggen.
"Kamera Arkası".Mandrillen - Bag kameraet.
Ben onun arkasından gittim."Jeg sprang på ham bagfra.
Lady Gaga'nın fikri olan program, sanatçının hayatı ve müziğinin arkasındaki ilhamı konu alıyor.Programmet blev udtænkt af sangerinden Lady Gaga; det gennemgår Gagas liv og inspirationen bag hendes musik.
Arkasından ona dayanan bir de genç.Om Hans den yngres efterslægt
İmparatorluk kuvvetlerinden kalanları da Lüksemburg surlarının arkasına ve Anvers'e çekildi.Resterne af de kejserlige styrker trak sig tilbage til citadellerne i Luxembourg og Antwerpen.
Potanın arkasında da oyun devam eder.Også bag fronten fortsætter kampen.
Quirrell türbanını çıkarır ve güçsüz durumdaki Voldemort'un kendi başının arkasında yaşadığını gösterir.Quirrell tager sin turban af, og afslører at Voldemort har boet i hans baghoved.
Arkasında pek çok yazılı eser bırakmıştır.Han har en stort forfatterskab bag sig.
Başrahip kekin arkasına geçip ahaliye kendisini görüp göremediklerini sorardı.Præsten trådte hen bag kagen og spurgte folket, om det kunne se ham.
On dakika sonra geri döndü ve çiftin aracının arkasına park etti.Den kørte væk næsten med det samme, men kom tilbage ca.10 minutter senere og parkerede bag dem.
Bunun arkasında kim olduğunu bilmek istiyorum.Det var uklart, hvem der skulle efterfølge ham.
Eleştirilerin ardı arkası kesilmiyor!".Men de mangler stadigvæk at blive beklaget".
Eğer gerçekte armağan mavi kapı arkasında ise, sunucu yeşil kapıyı acacaktır.Bladranden er skarpt tandet, og mens oversiden er lysegrøn, er undersiden lyst blågrøn.
Arkasında beroj dağı vardır.I baggrunden anes et bjerglandskab.
Adam kalkıp gittiği sırada Locke'u onun arkasından seslenirken tekerlekli sandalyede görüyoruz.Da manden rejser sig op for at gå bliver det chokerende afsløret, at Locke sidder i kørestol.
Kulaklarının arkası dikkat çekici beyaz bir lekesi olan siyah renktedir.Bagsiden af ørerne er sort med en iøjnefaldende hvid plet.
Hemen arkasından Danimarka, İsveç ve Norveç bu konudaki tarafsızlıklarını ilan ettiler.Danmark, Sverige og Norge erklærede sig alle neutrale i krigen.
Arkasında yetim bir çocuk bırakmıştır.Han tager en forældreløs pige til sig, der er blevet efterladt på dørtrinet.
Kadının hemen arkasında kırmızı perdeler vardır ve kapalı pencerelerden gökyüzü manzarası görünür.Bag hende ses delvist fratrukne røde gardiner og en overskyet himmel gennem et lukket vindue.
Arkasını döner ve başka yöne gider.Han vendte derpå tilbage til Næstved.
Bu duvarın arkasında Üyeler Holü yer almaktadır.Hvad gemmer der sig bag muren?
Çeşitli tiyatrolarda sahne önü ve arkasında çalıştı.Her medvirkede han flere gange både foran og bag scenen.
Arkasından biri ceketinin yakasını tuttu.1. ↑ På bagsiden af trøjen.
Lance Armstrong onun arkasından sadece 2 saniye sonra gelerek ikinci oldu.Mellem dem kom Lance Armstrong på andenpladsen.
Sağ kale arkası misafir takımlar için olup 1.050 kişiliktir.Stævnehallen i Herlufmagle rummer plads til 1150 personer.
Asıl amaç, Alman birliklerinin arkasından dolanıp imha etmekti.Hovedmålet er at ødelægge det tyske hovedkvarter.
Robin ise zaten onun yanında olduğunu hemen arkasından da kovulduğunu söyler.Han siger, at Robin snart møder op, men hun møder slet ikke op.
Ense, boynun arkası.Col legno – Med bagsiden af buen.
Ağır silah, bir aracın üstüne ya da arkasına yerleştirilir ve bir kişi tarafından kontrol edilir.Søm, dykkere eller klammer opbevares i et magasin i pistolen og føres frem ved hjælp af en fjeder.
Hükümet yetkilileri olaylarda ölümlerin arkasındaki kişilerin idam edileceğini açıkladı.Beboere har fortalt, at de ansvarlige myndigheder har løjet for dem ved møderne.
Yatay bisiklet, bisikletçinin arkasına yaslanır şekilde yatarak pedalladığı bisiklet çeşididir.Halvcykel er en cykel, der kobles bag på en almindelig cykel.
Parlak bir yıldız ya da gezegen Ay'ın arkasından geçerse örtülür yani gözden kaybolur.Når en klar stjerne eller planet passerer bak månen, blir den okkultert eller skjult.
Fakat arkasından kendisini öldürmek üzere bir kiralık katil de gönderir.Videre presser han ham til (uriktig) å påta seg skylden for drapene i klosteret.
Bunun arkasında kim olduğunu bilmek istiyorum.Det er uklart hvem som sto bak dette.
Dahası da arkasında tıka basa para dolu koca bir çanta bırakmıştır.Han etterlater seg ikke mye, bare en koffert full av pengesedler.
Arkasında ise iki erkek ve iki kadın figürü vardır.Fra disse to har Han spredt utover menn og kvinner i hopetall.
Babası Kral Selman'ın tahtının arkasındaki güç olarak tanımlanmıştır.Han er blitt beskrevet som makten bak sin far, kong Salman.
Bunun arkasındaki asıl amaç nedir?Hva er det alt som gjemmer seg bak den! ...
Yaralılardan beş kişi arkasından vuruldu.Fem ble skutt i ryggen.
Uçak roketle vuruldu ve patlama yaşandı ve uçak arkasında siyah dumanlar bırakarak yere düştü.Den ble rammet av en rakett, det var en eksplosjon og flyet traff jorden og etterlot svart røyk.
Optik bölmeler her bir gözün arkasında bulunur ve görsel uyarıyı sağlar.De optiske lappene finnes bak hvert øye, og prosesserer visuell stimuli.
Onun öldüğü saldırının arkasında kim olduğu henüz belli olmuş değildir.(Det er ikke klart hvem som sto bak mordet.
Köşeye sıkışmış çocuğun arkası dönüktür.Ett av barna som satt i baksetet ble lam.
Arkasında çok artık bırakır.Og ble svært langt bak.
Mutfaktan geçerek balo salonunun arkasındaki kiler bölümüne yol almak ister.Inngangen til Kjøkkenet går via bakgangen.
Sicilya sahilini arkasına almıştı ve Kartaca Donanması karşısında savaşa hazırdı.Sicilias kyst var bak ham og den puniske flåten var klar til kamp i front.
Köy dağın yamacında yer alır önü ova, arkası ormanlıktır.Fjellet deles inn i følgende soner: Dette er området rett over skoggrensa.
Adam kalkıp gittiği sırada Locke'u onun arkasından seslenirken tekerlekli sandalyede görüyoruz.Når mannen reiser seg opp, ser vi at Locke sitter i en rullestol.
Bernard defalarca yönetmen olarak kamera arkasına da geçti.Kristen opptrådte flere ganger som reservedirigent.
Diğer iki kurşun sağ koltukaltının arkasından girmiştir.De to bakerste bakkroppsleddene stikker ut bak dekkvingene.
Öldükten sonra arkasında eşini ve üç çocuğunu bıraktı.Der døde han dessverre, og etterlot seg kone og barn.
İlk olarak arabayı bir reklam tabelasının arkasına saklar.Bilen blir puttet i en bilpresse hos en bilopphogger.
Arkasında İtalya, Galya, Hispania, Britanya, Afrika ve Moritanya'nın desteği vardı.Florianus hadde støtte i Italia, Gallia, Hispania, Britannia, Africa og Mauretania.