Arkadaşlarıma bu resimli kartpostalları gösterdim.I showed my friends these picture postcards.
Orada eski bir arkadaşımı gördüğüm için şaşırmıştım.I was surprised to see an old friend of mine there.
Kitabı o kadar çok beğendim ki arkadaşlar için on tane sipariş verdim.I liked the book so much I ordered ten copies for friends.
Problemi arkadaşlarımla tartıştım.I discussed the problem with my friends.
Sorunu arkadaşlarımla tartıştım.I discussed the problem with my friends.
Tom'u bir arkadaş olarak görüyorum.I regarded Tom as a friend.
Nancy'nin bazı arkadaşlarını tanıyorum.I know some friends of Nancy's.
Ben partide bazı eski arkadaşlara rastladım.I ran across some old friends at the party.
Partide arkadaşlarımdan ikisini tanıştırdım.I introduced two of my friends at the party.
Victoria istasyonuna gittim, orada eski bir arkadaşımı gördüm.I went to Victoria Station, where I saw an old friend of mine.
Ben otel rezervasyonlarımı iptal ettim ve arkadaşlarla kaldım.I canceled my hotel reservations and stayed with friends.
Mike ile arkadaşım.I am friends with Mike.
Çin'de başka bir arkadaşım var.I have another friend in China.
Londra'da kalışım sırasında onunla arkadaş oldum.I made friends with her during my stay in London.
Arkadaşlarımla konuyla ilgili saatlerce tartıştık.I debated for hours with my friends on the subject.
Eve giderken arkadaşlarımdan birine rastladım.I met one of my friends on my way home.
Aileme ve arkadaşlarıma hediyeler vermeyi seviyorum.I like to give gifts to my family and friends.
Yabancı ülkelerde bir sürü arkadaşım var.I have many friends in foreign countries.
Onlarla okul festivalinde arkadaş oldum.I made friends with them at the school festival.
Sınıf arkadaşımla karşılaştım.I met my classmate.
Eski bir arkadaşıma rastladım.I ran into an old friend of mine.
Kyoto'da yaşayan bir arkadaşım var.I have a friend who lives in Kyoto.
Ne param ne de arkadaşım var.I have neither money nor friends.
Hava alanında bir arkadaşımla karşılaştım.I met a friend of mine at the airport.
Kyoto'da tesadüfen eski bir arkadaşa rastladım.I met an old friend by chance in Kyoto.
Trende eski bir arkadaşıma rastladım.I came upon an old friend of mine on the train.
Ben senin kız arkadaşınla karşılaştım.I met your girlfriend.
Eski bir arkadaşımı gördüm.I saw an old friend of mine.
Ben asla muhtaçı olan bir arkadaşıma sırtımı dönmem.I never turn my back on a friend in need.
Dün partide eski bir arkadaşıma rastladım.I ran across an old friend of mine at the party yesterday.
Ben dün beklenmedik bir şekilde otobüste benim eski bir arkadaşla karşılaştım.I unexpectedly met an old friend of mine on the bus yesterday.
Dün havalanında eski bir arkadaşımla karşılaştım.Yesterday I ran across an old friend of mine at the airport.
Benim yanımda şemsiyem vardı fakat arkadaşımın yoktu.I had an umbrella with me but my friend did not.
Yanıma bir tane şemsiye aldım, ama arkadaşım şemsiye getirmemiş.I had an umbrella with me but my friend did not.
Solak erkek arkadaşımla ortak çok şeyim yok.I don't have much in common with my left-handed boyfriend.
Ben arkadaşımın evinini aralıklarla ziyaret ederim.I visit my friend's house at intervals.
Arkadaşlarımın görüntüsünü kaybettim.I lost sight of my friends.
Bana yardım edecek arkadaşım yok.I have no friends to help me.
En az 10 Amerikalı ile arkadaş oldum.I became friends with at least 10 Americans.
Yeni sınıf arkadaşlarımla iyi geçiniyorum.I'm getting along well with my new classmates.
Kalabalıkta eski bir arkadaşımı gördüm.I caught sight of an old friend of mine in the crowd.
Kütüphaneye giderken arkadaşıma rastladım.On my way to the library I met my friend.
Geçen gün partide tesadüfen eski bir arkadaşımla karşılaştım.I met an old friend by chance at that party the other day.
Geçen gün partide eski bir arkadaşıma rastladım.I ran across an old friend of mine at party the other day.
Sokakta eski bir arkadaşa rastladım.I ran across an old friend in the street.
Cumartesi günü Cyril adlı oğlan arkadaşımla bir tenis maçı oynuyor olacağım.I will be playing a tennis match on Saturday with my boyfriend Cyril.
Tokyo'da birkaç arkadaşım var.I have a few friends in Tokyo.
Caddede eski bir arkadaşa rastladım.I happened across an old friend in the street.
Japonya'daki bir arkadaşımdan bir mektup aldım.I got a letter from a friend of mine in Japan.
Hastanede arkadaşımı ziyaret etmeliyim.I must visit my friend in the hospital.
Hastanedeki arkadaşımı ziyaret etmeliyim.I must visit my friend in the hospital.
Ben onunla arkadaş oldum.I made friends with him.
Benim dışımda hiç arkadaşı yok.He has no friends besides me.
Onun arkadaşıyım ve öyle kalacağım.I am his friend and will remain so.
Ben, ona en yakın arkadaşım gibi bakarım.I look on him as my best friend.
Onu en iyi arkadaşlarımdan biri olarak düşünüyorum.I think of him as one of my good friends.
Onunla arkadaşım.I am friends with her.
Ben onu iyi tanıyorum. O benim arkadaşım.I know her well. She is my friend.
Onu en iyi arkadaşım olarak görüyorum.I look on her as my best friend.
Hasta arkadaşımın sağlık durumunu sordum.I asked after my sick friend.