Tom kız arkadaşı ile sarınıp yattığını ama henüz öpüşmediklerini söylüyor.Tom says he's snuggled with his girlfriend, but they haven't yet kissed.
Arkadaşım hakkında mı konuşuyorsun?Are you talking about my friend?
O, arkadaşlarının işlerini idare etti.He administered his friend's affairs.
O, arkadaşını aldattı.He deceived his friend.
O bütün arkadaşlarını kıskanıyor.He envies all his friends.
O arkadaşlarıyla çok iyi anlaşır.He gets along very well with his friends.
Arkadaşların nasıl?How are your folks?
Bazı arkadaşlarla vedalaşmak zorundayım.I have to say goodbye to some friends.
Arkadaşım Güney Amerikan şirketleriyle iş yapmak istiyor.My friend wants to do business with South American firms.
Arkadaşımın durumu çok ciddi.My friend's condition is very serious.
Arkadaşlarımdan hiç biri bilmiyor.None of my friends know.
En iyi arkadaşlarımdan biri beni yüzüstü bıraktı.One of my best friends has failed me.
Düşman arkadan saldırdı.The enemy attacked from behind.
Arkadaşların yok mu?Don't you have friends?
Tom benim erkek arkadaşım.Tom is my boyfriend.
Tom benim eski erkek arkadaşım.Tom is my ex.
Tom benim oda arkadaşım.Tom is my roommate.
Tom bizim arkadaşımız.Tom is our friend.
Tom senin arkadaşın.Tom is your buddy.
Siz arkadaşlar anlamıyorsunuz.You folks don't understand.
Yeni arkadaşlar edinmek istiyorum.I want to make new friends.
Yeni arkadaşlar edinmek istedim.I wanted to make new friends.
Kız arkadaşını sevmiyor.He doesn't love his girlfriend.
O, erkek arkadaşını sevmez.She doesn't love her boyfriend.
Arkadaşlarımı unutmam.I don't forget my friends.
Tom benim eski arkadaşım.Tom is my old partner.
Senin yaşındayken bir erkek arkadaşım vardı.When I was your age, I had a boyfriend.
Senin yaşındayken benim bir kız arkadaşım vardı.When I was your age, I had a girlfriend.
Arkadaşlarım onu yapmadı.My friends didn't do that.
Bay White ve ben arkadaş değiliz. Biz sadece tanıdığız.Mr. White and I aren't friends. We're just acquaintances.
Tom'un bir kız arkadaşı yoktu.Tom didn't have a girlfriend.
Tom'un bir hayat arkadaşı yok.Tom doesn't have a partner.
Mary benim kız arkadaşım.Mary is my girlfriend.
Erkek arkadaşımı kaybetmek istemiyorum.I don't want to lose my boyfriend.
Kız arkadaşımı yitirmek istemiyorum.I don't want to lose my girlfriend.
Arkadaşlarımın çoğu erkek.Most of my friends are guys.
Arkadaşlarımın çoğu kız.Most of my friends are girls.
Bir erkek arkadaşım bile yok.I don't even have a boyfriend.
Bir kız arkadaşım bile yok.I don't even have a girlfriend.
O benim en iyi arkadaşımdı.She was my best friend.
O en iyi arkadaşımdı.He was my best friend.
Tom Mary'nin arkadaşıymış gibi davrandı.Tom pretended to be Mary's friend.
Arkadaşım seninle konuşmak istiyor.My friend wants to talk to you.
O, erkek arkadaşının ağabeyine aşık oldu.She fell in love with her boyfriend's older brother.
Sana yardım edebilen arkadaşların var, değil mi?You have friends who can help you, don't you?
Boston'da hiç arkadaşım yoktu.I didn't have any friends in Boston.
O hâlâ arkadaş olduğumuzu düşünüyor.She still thinks we're friends.
Tom hâlâ bizim arkadaş olduğumuzu düşünüyor.Tom still thinks we're friends.
Tom'un siz arkadaşlarla çalıştığını sanıyordum.I assumed Tom was working with you guys.
O, erkek arkadaşının küçük erkek kardeşine aşık oldu.She fell in love with her boyfriend's younger brother.
Onlar yakın arkadaş oldu.They became close friends.
Hâlâ arkadaş olabilir miyiz?Can we still be friends?
Tom'un arkadaşlarını suçluyorum.I blame Tom's friends.
Kız arkadaşımdan ayrıldım.I broke up with my girlfriend.
Bir arkadaş getirdim.I brought a friend.
Yanımda bazı arkadaşlar getirdim.I brought some friends with me.
Birkaç arkadaşı aradım ve doğaçlama bir parti verdik.I called a few friends and we had an impromptu party.
İyi arkadaşım Tom'u aradım.I called my good friend Tom.
Ben buraya siz arkadaşların biraz daha sessiz olmanız gerektiğini söylemek için geldim.I came over here to tell you guys that you need to be a little quieter.
Siz arkadaşlar dışarı çıktınız mı?Did you guys go out?