Hastanedeki bir arkadaşımı ziyaret edeceğim.I'm on my way to visit a friend in the hospital.
Hastanedeki bir arkadaşımı ziyaret ediyorum.I'm visiting a friend of mine in the hospital.
Ben senin en iyi arkadaşın ya da en kötü düşmanın olabilirim.I can be your best friend or your worst enemy.
Arkadaşlarımı severim.I love my friends.
Tom'un en iyi arkadaşı Jerry adında bir faredir.Tom's best friend is a mouse named Jerry.
Yarın erkek arkadaşımla çilekli pasta ve pizza yiyeceğim.Tomorrow, I will eat strawberry cake and pizza with my boyfriend.
Bir sürü parası var ama neredeyse hiç arkadaşı yok.He has a lot of money, but has almost no friends.
Eski bir arkadaş ziyaret için evime geldi.An old friend came to my house for a visit.
Bir erkek arkadaşın olduğuna sevindim.I'm glad that you have a boyfriend.
Onu seviyorum ama o bizimkinin yalnızca arkadaşlık olduğunu söylüyor.I love her, but she says ours is just friendship.
Görüşebileceğim bir sürü arkadaşım var.I have lots of friends I can talk things over with.
İşleri tartışabileceğim bir sürü arkadaşım var.I have a lot of friends I can discuss things with.
Arkadaşlarım şaşırtıcı.My friends are amazing.
Arkadaşlarından herhangi biri tutuklandı mı?Have any of your friends ever been arrested?
Çocuğun çok oyun arkadaşı yok.The boy doesn't have very many playmates.
O, para için arkadaşlarına ihanet etti.She betrayed her friends for money.
Vietnamlı bir arkadaşım var. Onun adı Tien.I have a Vietnamese friend. Her name is Tiên.
Onun burada bir sürü arkadaşları var.She has a lot of friends here.
O ve ben okulda birlikteki zamanımız boyunca ayrılmaz arkadaşlardık.He and I were inseparable friends during our time together in school.
Bay White'ın birçok arkadaşı var gibi gözüküyor.Mr. White seems to have many friends.
Bay White'ın çok arkadaşı var gibi gözüküyor.Mr. White seems to have many friends.
Otobüs beklerken bazı arkadaşlarla karşılaştım.I met some friends while I was waiting for a bus.
Otobüs beklerken bir arkadaşa rastladım.I met a friend while I was waiting for a bus.
Otobüste bir arkadaşa rastladım.I ran into a friend on the bus.
Tom'un arkadaşları onu Bay Para Çantası diye çağırdı.Tom's friends called him Mr. Money Bags.
Tom'un arkadaşları ona Money Bags derdi.Tom's friends called him Money Bags.
Sonunda arkadaşlarıma yetiştim.I finally caught up with my friends.
Tom ve Mary arkadan girecek.Tom and Mary will enter from the back.
Senin benim arkadaşım olduğunu düşündüm.I thought you were my friend.
Benim arkadaşımdın.You were my friend.
Yıl dönümün için erkek arkadaşın sana ne verdi?What did your boyfriend give you for your anniversary?
Arkadaşıma bir demet çiçek veririm.I give my friend a bunch of flowers.
Tom ve Mary arkadaşlarıyla birlikte Clue oynuyor.Tom and Mary are playing Clue with their friends.
Senin en ilginç arkadaşların kimler?Who are your most interesting friends?
Bay Soarez yıllardır benim yakın arkadaşımdır.Mr. Soarez has been my close friend for years.
Tom'un yeni kız arkadaşı bir vejetaryen.Tom's new girlfriend is a vegetarian.
Arkadaşlarıyla birlikte alışveriş merkezine gitti.She went to the mall with her friends.
Arkadaşı onu asla terk etmeyeceğine dair söz verdi.His friend promised never to abandon him.
Üç yıldır görmediğim bir arkadaşla görüştüm.I met a friend I hadn't seen for three years.
Üç yıldır görmediğim bir arkadaşla buluştum.I met a friend I hadn't seen for three years.
Tom oda arkadaşını gizlice gözetledi.Tom spied on his roommate.
Bilgisayarım en iyi arkadaşımdır.My computer is my best friend.
Boston'da yaşayan çok arkadaşım var.I have a lot of friends living in Boston.
Burada bir sürü arkadaşım var.I have a lot of friends here.
Tom'un Boston'da bir arkadaşı var.Tom has a friend in Boston.
Tom benim iş arkadaşım.Tom is my colleague.
Tayvan'dayken onunla arkadaş oldum.I became friends with him while I was in Taiwan.
Pohpohlayan bir arkadaş senin en kötü düşmanındır.A flattering friend is your worst enemy.
Erkek arkadaşı Türk.Her boyfriend is Turkish.
Bu tür arkadaşlarla biri hiç düşmana ihtiyaç duymaz.With such friends, one needs no enemies.
Arkadaşım hayaletlere inanmaz.My friend doesn't believe in ghosts.
Ödevimi yaptıktan sonra arkadaşlarımla futbol oynadım.After I did my homework, I played football with my friends.
Tom Mary'nin arkadaşlarını bilmek zorunda.Tom got to know Mary's friends.
Sizinle mutlaka temasa geçeceğiz arkadaşlar.We will definitely touch base with you guys.
Bay Ichiro Fukuoka, yakın bir arkadaşım, seninle tanışmak istiyor.Mr. Ichiro Fukuoka, a close friend of mine, would like to meet you.
Arkadaşım, umarım aynada hâlâ kendine bakabiliyorsundur.I hope you can still look at yourself in the mirror my friend.
Bütün arkadaşlarımı hep birden davet edemem.I can't invite all my friends at once.
Acını hissediyorum, arkadaş.I feel your pain, buddy.
Tom benim eniyi arkadaşım.Tom is my best friend.
Son zamanlarda arkadaşından haber aldın mı?Have you heard from your friend lately?