arkadaşları ile cümle

arkadaşları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Bütün arkadaşlarım benim hoşlandığım aynı müzik türünden hoşlanırlar.All my friends like the same kind of music that I do.
Ben ve arkadaşlarımla kart oynamaktan hoşlanmadığına inanamıyorum.I can't believe that you wouldn't enjoy playing cards with me and my friends.
Bizim sınıf arkadaşlarınıza nasıl davrandığınız hakkında bir sürü şikayetlerimiz vardı.We've had a lot of complaints about how you treat your classmates.
Gelecek Cuma akşamı uğramak ve benimle ve arkadaşlarımla poker oynamak isteyebilirsiniz.You might want to come over and play poker with me and my friends next Friday evening.
Senin babanın arkadaşları onun tek destekçileri değil.Your father's friends aren't his only supporters.
Arkadaşlarıma ihanet etmektense ölmeyi tercih ederim!I'd rather die than betray my friends!
Siz arkadaşların ne söylediğini anlamıyorum.I don't understand what you guys are saying.
O kekelemeye başladığında sınıf arkadaşları gülmekten kendilerini alamadılar.When she began to stutter, her classmates couldn't help laughing.
Onlar sanat arkadaşları.They're art buddies.
Tom arkadaşlarına asla et yemediğini söyledi.Tom told his friends that he never ate meat.
Tom arkadaşlarıyla öğle yemeği yediğini söyledi.Tom said that he had eaten lunch with his friends.
Tom'un Boston'da yaşayan bir sürü arkadaşları var.Tom has many friends living in Boston.
Tom benim arkadaşlarımdan hoşlanmıyor.Tom doesn't like my friends.
Tom ve arkadaşları sirke gitti.Tom and his friends went to the circus.
Tom ve arkadaşları sahilde oturdu ve erkek çocuklarının yüzmesini izledi.Tom and his friends sat on the beach and watched the boys swimming.
Tom ve arkadaşları, çoğu kez gece yarısına kadar kart oyunu oynar.Tom and his friends often play cards until after midnight.
Tom ve arkadaşları bir araya gelmeyi ve müzik çalmayı seviyor.Tom and his friends love to get together and play music.
Tom ve arkadaşları sahile doğru gitti.Tom and his friends headed towards the beach.
Tom ve arkadaşları onlarla gelmemi rica etti.Tom and his friends asked me to come with them.
Tom ve sınıf arkadaşları yarın öğleden sonra bir sanat müzesine gidecek.Tom and his classmates are going to an art museum tomorrow afternoon.
Neredeyse Tom'un bütün arkadaşları ünlüdür.Almost all of Tom's friends are famous.
Tom eski kız arkadaşları hakkında Mary'ye bir şey söylememeli.Tom shouldn't tell Mary anything about his ex-girlfriends.
Tom Mary'nin arkadaşlarından bazılarını tanır.Tom knows some of Mary's friends.
Tom Mary'nin en iyi arkadaşlarından biridir.Tom is one of Mary's best friends.
Tom, Mary'nin en iyi arkadaşlarından biridir.Tom is one of Mary's best friends.
Tom Mary ve arkadaşlarını akşam yemeğine davet etti.Tom invited Mary and her friends to dinner.
Tom Mary'nin arkadaşlarından hiçbirini tanımaz.Tom doesn't know any of Mary's friends.
Tom, Mary ve arkadaşlarından yardım istedi.Tom asked Mary and her friends for help.
Tom'un arkadaşlarından herhangi birini tanıyor musunuz?Do you know any of Tom's friends?
O, parasını, ailesini ve arkadaşlarını kaybetti.She lost her money, her family and her friends.
Parasını, ailesini ve arkadaşlarını kaybetti.She lost her money, her family and her friends.
Ağustos ayında, arkadaşlarımla Japonya'ya gidiyorum.In August, I'm going to Japan with my friends.
Tanrım, beni arkadaşlarımdan kurtar, düşmanlarımla kendim ilgileneceğim!Save me, Lord, from my friends, I will deal with my enemies myself!
O, arkadaşlarına sırrını anlattı.He told his friends his secret.
Tom kadınların her zaman her şeyi en iyi arkadaşlarına söylediklerini düşünüyor.Tom thinks that women always tell their best friends everything.
Tom'un Mary'den beri hiç diğer kız arkadaşları olmadı.Tom hasn't had any other girlfriends since Mary.
Tom'un nüfuzlu yerlerde arkadaşları vardır.Tom has friends in influential places.
Tom'un kesinlikle yüksek yerlerde çok sayıda arkadaşları var.Tom certainly has a lot of friends in high places.
Tom arkadaşlarına vermek için Çin'de yapılmış bir miktar cibinlik aldı.Tom bought some mosquito nets made in China to give to his friends.
Tom arkadaşlarından bazılarına fikirlerini sordu.Tom asked some of his friends for their opinions.
Tom ve arkadaşlarının üçü pikniğe gitti.Tom and three of his friends went on a picnic.
Hem Tom'un hem de Mary'nin epeyce arkadaşları var.Tom and Mary both have quite a few friends.
Arkadaşlarımın çoğu, Tom ve Mary'nin aşırı korumacı ebeveynler olduklarını düşünüyorlar.Many of my friends think that Tom and Mary are overprotective parents.
İş arkadaşlarını seviyor musun?Do you like your coworkers?
İş arkadaşlarımı gerçekten seviyorum.I really like my coworkers.
Oğlan arkadaşlarıyla birlikte yüzüyor.The boy swims with his friends.
Yeni arkadaşlar edinirsen , eski arkadaşlarını unutma.If you make new friends, don't forget the old ones.
O, köpeği arkadaşlarına verdi.She gave the dog to her friends.
O, arkadaşlarıma kalpazanlığı gösterdi.He showed the forgery to my friends.
Peynirleri arkadaşlarım yedi.The cheeses have eaten my friends.
Arkadaşlarınla çok zaman harcıyor musun? Onlar kim? Komik insanlar sanırım.Do you spend a lot of time with your friends? Who are they? Funny people I think.
Arkadaşlarımın çoğu bu gece oraya gidiyor.Lots of my friends are going there tonight.
Arkadaşlarım ve ben sık sık bara gideriz.My friends and I often go to the bar.
O, İngilizce konuşmakta sınıf arkadaşlarının herhangi birinden daha iyidir.She is better at speaking English than any of her classmates.
Arkadaşlarını severim.I like your friends.
Arkadaşlarım üç gün önce geziye başladılar.My friends started the trip three days ago.
Ben arkadaşlarım için minnettarım.I am thankful for my friends.
Siz arkadaşların onunla ne yaptığını görmeye can atıyoruz.I'm looking forward to seeing what you guys do with it.
Dün öğleden sonra ev ödevimi yaptım sonra arkadaşlarımı gördüm.Yesterday afternoon I did my homework, then I saw my friends.
Tom sınıf arkadaşlarının birbirlerine daha saygılı davranmalarını istedi.Tom wished that his classmates would treat each other with more respect.

İlgili Sayfalar