arkadaşları ile cümle
arkadaşları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Biz en iyi arkadaşlarız.We're best friends.
Arkadaşların geç kaldılar.Your friends are late.
Onlar bizim arkadaşlarımız.They're our friends.
Onların arkadaşları var.They've got friends.
Arkadaşlarıma sor.Ask my friends.
Arkadaşlarını getir.Bring your friends.
Arkadaşlarınıza söyleyin.Tell your friends.
O bazı arkadaşları ile birlikte oraya geri dönüyor.She's back there with some friends.
Arkadaşların orada.Your friends are in there.
Biz aşık değiliz. Biz sadece iyi arkadaşlarız.We're not in love. We're just good friends.
O, arkadaşlarının işlerini idare etti.He administered his friend's affairs.
O bütün arkadaşlarını kıskanıyor.He envies all his friends.
O arkadaşlarıyla çok iyi anlaşır.He gets along very well with his friends.
Arkadaşların nasıl?How are your folks?
Arkadaşlarımdan hiç biri bilmiyor.None of my friends know.
En iyi arkadaşlarımdan biri beni yüzüstü bıraktı.One of my best friends has failed me.
Arkadaşların yok mu?Don't you have friends?
Arkadaşlarımı unutmam.I don't forget my friends.
Arkadaşlarım onu yapmadı.My friends didn't do that.
Arkadaşlarımın çoğu erkek.Most of my friends are guys.
Arkadaşlarımın çoğu kız.Most of my friends are girls.
Sana yardım edebilen arkadaşların var, değil mi?You have friends who can help you, don't you?
Tom'un arkadaşlarını suçluyorum.I blame Tom's friends.
Ben buraya siz arkadaşların biraz daha sessiz olmanız gerektiğini söylemek için geldim.I came over here to tell you guys that you need to be a little quieter.
Tom parasını, ailesini ve arkadaşlarını kaybetti.Tom lost his money, his family and his friends.
Arkadaşlarımın önünde beni utandırdı.She embarrassed me in front of my friends.
Tom'u en yakın arkadaşlarımdan biri olarak addediyorum.I consider Tom one of my closest friends.
Her zaman Tom gibi arkadaşlarım olmadı.I haven't always had friends like Tom.
Boston'da arkadaşlarım var.I have friends in Boston.
Orada bana yardım edecek arkadaşlarım var.I have friends there who'll help me.
Bana yardım edebilecek arkadaşlarım var.I have friends who can help me.
Harika arkadaşlarım var.I have great friends.
Bu civarda bazı arkadaşlarım var.I have some friends around here.
Boston'da bazı arkadaşlarım var.I have some friends in Boston.
Siz arkadaşların mayolarınızı getirdiğinizi umuyorum.I hope you guys brought your swimsuits.
Ben gitmeden önce siz arkadaşları görmek zorundaydım.I just had to see you guys before I left.
Onların senin arkadaşların olduklarını biliyordum.I knew they were your friends.
Siz arkadaşların ne yaptığını biliyorum.I know what you guys are doing.
Siz arkadaşların ne yediğini biliyorum.I know what you guys are eating.
Siz arkadaşların ne düşündüğünü biliyorum.I know what you guys are thinking.
Arkadaşlarını özlediğini biliyorum.I know you miss your friends.
Arkadaşlarını sevdim.I liked your friends.
Geçen hafta arkadaşlarını gördün mü?Did you see your friends last week?
Arkadaşlarını ne zaman ziyaret ettin?When did you visit your friends?
Tom'un arkadaşlarından birisin, değil mi?You're one of Tom's friends, aren't you?
Arkadaşlarımı arıyorum.I'm looking for my friends.
Siz arkadaşların Tom'la konuştuğunu gördüm.I saw you guys talking to Tom.
Boston'da hâlâ arkadaşlarım var.I still have friends in Boston.
Biz arkadaşlarımızın evinde yemek yiyoruz.We're eating dinner at our friends' place.
Siz ikiniz, benim en iyi arkadaşlarımsınız.You two are my best friends.
O, arkadaşlarıyla dans etmeye gitmeyi sever.She likes to go dancing with her friends.
Arkadaşlarımın yardımıyla bir sürü yeni ve ilginç şeyler öğrenirim.With the help of my friends I learn a whole bunch of new and interesting things.
Arkadaşlarımın çoğu Fransızca konuşabilir.Many of my friends can speak French.
Diğer en iyi arkadaşların kimler?Who are your other best friends?
Diğer en iyi arkadaşlarının isimleri nedir?What are the names of your other best friends?
Tren istasyonunda arkadaşlarıma rastladım.I ran into my friends in the train station.
Arkadaşlarıyla oynuyor.He's playing with his friends.
O, arkadaşlarıyla oynuyor.She's playing with her friends.
Tom Fransızca konuşmada sınıf arkadaşlarının herhangi birinden daha iyidir.Tom is better at speaking French than any of his classmates.
Tom sınıf arkadaşlarının herhangi birinden daha iyi Fransızca konuşur.Tom speaks French better than any of his classmates.