Ginza'da yürüken bir arkadaşa rastladım.I ran into a friend while walking in Ginza.
Bankanın yanında eski bir arkadaşa rastladım.I ran across an old friend near the bank.
Ben eski bir arkadaşa rastladım.I ran into an old friend.
Lucy benim sahip olduğum kadar çok sayıda arkadaşa sahip.Lucy has as many friends as I do.
Bay White birçok arkadaşa sahip gibi görünüyor.Mr White seems to have many friends.
Otobüste eski bir arkadaşa rastladım.I bumped into an old friend on the bus.
Birçok arkadaşa sahip olmak ne güzel.It is nice to have a lot of friends.
Jane, İngilizceyi iyi konuşan Japon bir arkadaşa sahiptir.Jane has a Japanese friend who speaks English well.
Bir arkadaşa davet edildim.I've been invited over to a friend's.
Dün sinemaya gittiğimde eski bir arkadaşa rastladım.I ran across an old friend when I went to the movies yesterday.
Üç gün önce eski bir arkadaşa rastladım.I ran into an old friend three days ago.
Kyoto'da tesadüfen eski bir arkadaşa rastladım.I met an old friend by chance in Kyoto.
Sokakta eski bir arkadaşa rastladım.I ran across an old friend in the street.
Caddede eski bir arkadaşa rastladım.I happened across an old friend in the street.
Bir arkadaşa rastladım.I met a friend.
Yolda yürürken eski bir arkadaşa rastladım.Walking along the street, I met an old friend.
O benden daha az sayıda arkadaşa sahip.He has fewer friends than I.
Bu sabah trene bindiğimde eski bir arkadaşa denk geldim.When I boarded the train this morning, I ran into an old friend.
Otobüs beklerken bir arkadaşa rastladım.I met a friend while I was waiting for a bus.
Otobüste bir arkadaşa rastladım.I ran into a friend on the bus.
Mary on sekiz yaşından beri aynı erkek arkadaşa sahip.Mary has had the same boyfriend since she was eighteen.
O on sekiz yaşından beri aynı erkek arkadaşa sahip.She has had the same boyfriend since she was eighteen.
Hiç bir arkadaşa tavsiyede bulundun mu?Have you ever advised a friend?
Bir kız arkadaşa ihtiyacım yok.I don't need a girlfriend.
Başı dertte bir arkadaşa yardım etmem gerekiyor.I need to help a friend in trouble.
Geçenlerde eski bir arkadaşa rastladım.I recently met an old friend.
Sokaktan aşağıya doğru yürürken, eski bir arkadaşa rastladım.Walking down the street, I ran into an old friend.
Bir zamanlar Tom'a tam benzeyen bu arkadaşa sahiptim.I had this friend once who looked just like Tom.
Ben yeterince arkadaşa sahibim.I've got plenty of friends.
Ben bir arkadaşa yardımcı olmaya çalışıyorum.I'm trying to help a friend.
Bir arkadaşa bakıyorum.I'm looking for a friend.
Bir arkadaşa ihtiyacım var.I need a partner.
Bir erkek arkadaşa ihtiyacın var.You need a boyfriend.
Tom'un bir arkadaşa ihtiyacı var.Tom needs a friend.
Bir arkadaşa ihtiyacın var.You need a friend.
Ben bu işi bir arkadaşa yardımcı olmak için yapıyorum.I'm doing this job to help a friend.
Gelinen bu noktada bir erkek arkadaşa sahip olmakla ilgilenmiyorum.I'm not interested in having a boyfriend at this point.
Tom Mary'nin sahip olduğu kadar çok arkadaşa sahip değil.Tom doesn't have as many friends as Mary does.
Bir arkadaşa sahip olmanın en iyi yolu bir arkadaş olmaktır.The best way to have a friend is to be a friend.
Bir erkek arkadaşa ihtiyacım yok.I don't need a boyfriend.
Bir arkadaşa yardım etmeye hazır ol.Be ready to help a friend.
Bir kız arkadaşa ihtiyacım var.I need a girlfriend.
Sen bir arkadaşa ihtiyaç duyduğunda, Tom oradaydı.When you needed a friend, Tom was there.
Tom son üç yıldır aynı kız arkadaşa sahip.Tom has had the same girlfriend for the last three years.
Samimi bir arkadaşa ihtiyacım var.I need a sincere friend.
Dürüst bir kız arkadaşa ihtiyacım var.I need a sincere girlfriend.
Kyoto'da şans eseri eski bir arkadaşa rastladım.By chance, I ran into an old friend in Tokyo.
Senin gibi bir arkadaşa sahip olduğum için şanslıyım.I'm lucky to have you as a friend.
Senin gibi içimi dökebileceğim bir arkadaşa sahip olmaktan memnunum.I'm glad I have a friend like you to confide in.
Gerçekten bir arkadaşa ihtiyacım var.I really need a friend.
Her zaman iyi bir arkadaşa içini dökebilirsin.You can always pour out your heart to a good friend.
Yeni bir kız arkadaşa ihtiyacın var.You need a new girlfriend.
Tom bir arkadaşa seslendi.Tom called a friend.
Birkaç iyi eski arkadaşa rastladım.I met up with a couple of good old friends.
Bir kız arkadaşa sahip olmak hoşuma gidiyor.I like having a girlfriend.
Tom bu kadar çok arkadaşa sahip olduğu için şanslı.Tom is lucky to have so many good friends.
Parkta eski bir arkadaşa rastladım.I ran into an old friend in the park.
NATO Amiralinin Arkadaşa İhtiyacı Var.NATO Admiral Needs Friends.
Ve ortalama bir kullanıcı der Cameron Marlow, Facebook'tan 120 arkadaşa sahiptir.And an average user, said Cameron Marlow, from Facebook, has about 120 friends.
Haydi kötü sesten uzaklaşalım ve arayıp bulmanızı istediğim birkaç arkadaşa bakalım.Let's move away from bad sound and look at some friends that I urge you to seek out.