arkadaşın ile cümle

arkadaşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Eski kız arkadaşınızın bir başkasını "Günaydın." dediğini duyacağım.O să-l prind pe fostul tău iubit spunându-i altcuiva: "Bună dimineaţa."
Eski kız arkadaşınızın bir başkasını "Günaydın." dediğini duyacağım.Sentirò il tuo ex partner dire: "Buon Giorno", ma non a te.
Eski kız arkadaşınızın bir başkasını "Günaydın." dediğini duyacağım.Tôi sẽ biết người tình cũ của bạn nói với ai đó, "Chào buổi sáng"
Eski kız arkadaşınızın bir başkasını "Günaydın." dediğini duyacağım.Ще хвана бившата ти любима как казва на някой друг: "Добро утро."
Eski kız arkadaşınızın bir başkasını "Günaydın." dediğini duyacağım.Я завладею "Добрым утром", которым ваш бывший другую разбудил.
Eski kız arkadaşınızın bir başkasını "Günaydın." dediğini duyacağım.אני אתפוס את המאהב לשעבר שלכם אומר למישהו אחר, "בוקר טוב."
Eski kız arkadaşınızın bir başkasını "Günaydın." dediğini duyacağım.سأعرف حبيبك السابق يخبر شخصاً آخر، " صباح الخير."
Eski kız arkadaşınızın bir başkasını "Günaydın." dediğini duyacağım.みんなの「おはよう」も採取しますよ
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.Alors vous regardez autour de vous, votre école en dessous dit: "C'est bien."
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.Anda lihat sekeliling, akademi Anda berkata, "Ini bagus."
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.A pak se rozhlédnete kolem, jste pod kabinou letadla a říkáte si: "Tak tohle je dobrý."
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.Bạn nhìn xung quanh, thấy mình đang ở dưới tán dù và bạn nói: "Vậy là tốt."
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.Dan kijk je om je heen, je hangt aan je koepel en zegt, "Dit is goed."
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.Então, olhamos em volta, Estamos sob paraquedas e dizemos: "isto é bom."
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.Entonces miras a tu alrededor, estás diciendo: "Esto es bueno".
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.그리고 주위를 둘러보고 낙하산 아래를 보며 이렇게 말하죠. "괜찮네"
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.Körbenézel, valami ezt súgja: ez jó.
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.Potom sa poobzeráte, ste pod vrchlíkom a poviete si, "je to dobre."
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.Så når man ser sig omkring, er man under en skærm og man siger, "Dette er godt."
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.Te uiți în jur, școala de dedesubt spune: " E în regulă."
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.Ti guardi attorno, l'accademia lì sotto è come se dicesse, "Questo va bene."
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.Und dann siehst du dich um, dein Unterbewusstsein sagt: "Das ist gut."
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.Więc rozglądasz się wkoło, nad tobą rozpostarty spadochron, mówisz sobie "Jest nieźle."
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.Τότε, λοιπόν, κοιτάς τριγύρω το εσωτερικό του αλεξίπτωτου και λες "Ωραίο είναι αυτό."
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.И така, ти се оглеждаш наоколо, подсъзнанието ти казва: "Това е добре".
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.Теперь вы оглядываетесь, ваш однокурсник говорит "Отлично"
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.ואז אתה מסתכל מסביב, החברה שלך אומרים, "זה טוב."
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.ومن ثم تنظر من حولك وترى موقع الهبوط في الاكاديمة اسفل منك " هذا جيد "
Etrafınıza bakarsınız, arkadaşınız size "Her şey yolunda" der.開いたパラシュートの下で 「よし」と一人つぶやき いよいよ避けて通れない ある事への準備をします
Ev arkadaşını zehirlemediğini biliyorum.Ich weis du hast dein Mitbewohner nicht vergiftet.
Ev arkadaşını zehirlemediğini biliyorum.Je sais que tu n'as pas empoisonné ton colocataire.
Ev arkadaşını zehirlemediğini biliyorum. O senin dostundu.聞いたのがバカだった、もうこの話はヤメ!
Ev arkadaşını zehirlemediğini biliyorum.Sono sicuro che non hai avvelenato il tuo coinquilino.
Ev arkadaşını zehirlemediğini biliyorum.Ξέρω ότι δεν δηλητηρίασες τον συγκάτοικό σου.
Ev arkadaşını zehirlemediğini biliyorum.Ты не мог его отравить.
Eylül ayında Amerikan Bankası'nda bu 32 kattı. Ve sevgili arkadaşınız Citibank'da 47 kattı.Resulta que Bank of America en septiembre tenía 32 veces y su amigable Citibank tenía 47 veces.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.그런데 1995년의 어느 날, 저희 어머니가 한 동료의 언니로부터 온 편지를 가져오셨습니다.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Aber im Jahr 1995 brachte meine Mutter einen Brief mit, von der Schwester einer Kollegin.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Ale jednoho dne v roce 1995 přinesla maminka domů dopis od sestry své kolegyně.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Ale pewnego dnia, w 1995, moja mama przyniosła do domu list od siostry znajomej z pracy.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Až raz, v roku 1995, mama doniesla domov list od kolegovej sestry.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Dar, într-o zi, în 1995, mama a adus acasă o scrisoare de la sora unei colege de serviciu, în care scria:
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.De egy napon, 1995-ben, az édesanyám egy levelet hozott haza, az egyik kollégája testvérétől jött.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Dizia: "Quando lerem isto, todos os cinco elementos da família
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Mais un jour, en 1995, ma mère à ramené une lettre à la maison; de la sœur d'un collègue de travail.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Ma un giorno, nel 1995, mia madre portò a casa una lettera da parte di un collega di mia sorella.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Men en dag, 1995, kom mamma hem med ett brev från en medarbetares syster.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Men så en dag i 1995 kom min mor hjem med et brev fra en kollegas søster.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Mutta eräänä päivänä vuonna 1995 äitini toi kotiin kirjeen työtoverinsa sisarelta.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Namun suatu hari di tahun 1995, ibu saya membawa pulang sepucuk surat yang dikirimkan saudara teman kerjanya.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Nhưng vào một ngày của năm 1995, mẹ tôi mang về nhà một lá thư từ một người chị em cùng chỗ làm với mẹ.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Op een dag, in 1995, bracht mijn moeder een brief mee naar huis van de zus van een van haar collega's.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Pero un día, en 1995, mi mamá trajo a casa una carta del colega de mi hermana.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Toda nekega dne, leta 1995, je moja mati prinesla domov pismo sodelavkine sestre.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Μια μέρα όμως, το 1995, η μαμά μου έφερε στο σπίτι ένα γράμμα από την αδελφή μιας συναδέλφου εργάτριας.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Але одного дня у 1995-му моя мати принесла додому листа від сестри її співробітника.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Един ден, през 1995, майка ми донесе вкъщи писмо от сестрата на своя колежка.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.Но однажды, в 1995 году, мама принесла домой письмо от сестры своего коллеги по работе.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.אבל יום אחד, ב-1995, אמי הביאה הביתה מכתב מאחותה של פועלת אחרת.
Fakat bir gün 1995' te, annem eve iş arkadaşının kız kardeşinden bir mektup getirdi.لكن في أحد الأيام من عام 1995، أحضرت والدتي معها رسالة من شقيقة إحدى زميلاتها في العمل

İlgili Sayfalar