arkadaşın ile cümle

arkadaşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Şimdi de bu arkadaşla şu arkadaşın iç çarpımını alalım.Now let's take the dot of this guy with this guy.
Şimdi de bu arkadaşın bu arkadaşla iç çarpımını alırım.Now I'm going to dot this guy with this guy.
Ve sevgili arkadaşınız Citibank'da 47 kattı.And your friendly Citibank had 47 times.
Pariste bir arkadaşın doktorunu görmeye gittim ve tamamen hasta olduğumu söyledim.I went to see a friend's doctor in Paris, told him that I was completely sick.
O ilişki bir arkadaşınla ya da herhangi biriyle olabilir.It could be a friend, it could be anybody.
Arkadaşın onlarla tek başına başa çıkamazI think your friends are no match for him
Birçok havalı yeni arkadaşın olacak.You're going to meet loads of cool, new friends.
Ve düşününce, hayat arkadaşını bulmayı istemek biraz garip geliyor.And it's really a bit strange to think about since you want to find a partner for life.
Bu, Rory Sayres'in kız arkadaşının beyninin fotoğrafı.This is a picture of, actually Rory Sayres' girlfriend's brain.
Gerçekten, artık erkek arkadaşının Jcub'ı zehirlediğini anlamalı.Really, I think he should focus on the fact that his boyfriend was stalking Jcub.
Bir de erkek arkadaşının vahşi bir katil olmadığını düşününce ben hayalperest oluyorum.And I'm the diluted one for thinking that my boyfriend isn't a vicious killer.
Ama sen arkadaşına vermek zorundasın.But you're obligated to your friend.
Şöyle ki: Arkadaşlarının senden daha fazla arkadaşının olduğunu biliyor musun?Do you know that your friends have more friends than you do?
Yani, büyük noktalar daha çok arkadaşınızın grip olduğu anlamında.So bigger dots mean more of your friends have the flu.
Eğer teke tekte arkadaşını yenebiliyorsan, onu da yen.If you can beat your friend one-on-one, beat him.
Arkadaşınızın Ivan.Your friend Ivan.
O nerede? Arkadaşınızın Ivan, neden bahsettiğimi biliyorum!Your friend Ivan, you know what I'm talking about!
Biliyorsun ki, oda arkadaşın bir seri katil tek gözün açık uyumalısın (gülüşler)[Laughter] Okay? And you are finding God in prison.
Bir uçuş oluşturun ve bir arkadaşınızı size katılması için davet edin.Create a flight and invite a friend to join you.
Bunu sana babanın bir arkadaşının verdiğini söyledin.You just said your dad's friend bought it for you.
Eğer arkadaşınız kimliğinizi doğrularsa gidebilirsiniz.If your friend confirms your ID, we'll let you go.
Arkadaşına ihtiyacımız yok, değil mi?We don't need her, do we?
Havacı arkadaşına biraz terbiye ve disiplin vermen lazım.You should teach your airman some manners and discipline.
Kaçamak vakti geldiyse, sınır tanımaz eğlence arkadaşınız daima peşinizde.However you choose to escape, your ultimate entertainer is ready to follow.
Twig, senin arkadaşın.Twig's your buddy. Me?
Eski kız arkadaşınızın bir başkasını "Günaydın." dediğini duyacağım.I'll get your ex-lover telling someone else, "Good morning."
Bu resmin bir arkadaşın oturma odasında çekildiğini anımsıyorum.I realize that this picture was taken at a friend's living room.
Babanın arkadaşının evini beğendin değil mi?How did you like your father's friend's house?
Çok arkadaşın olmadığından bahsediyorsun, neden?You are telling you didn't have many friends. Why?
Bu arkadaşınızın öngörülen arkadaş sayısı nedir?In expectation, how many friends does this friend of yours have?
Arkadaşının babasının babasının babası öldü.Your friend's father's father's father has passed away.
Tae Ik, biz oraya gitmeli ve arkadaşın ile biraz kurabiye yemelimiyiz?Tae Ik, shall we go over there and eat some cookies with your friend?
CEO'muz, istasyondan çıkarken kız arkadaşının geleceğini söylemişti Harika!Kaže Kolinda da će oni odraditi svoj posao
Miklos, o adam senin arkadaşın değil.Miklos, that man is not your friend.
Arkadaşın bunu bana verdi.Dad, your friend bought this for me.
Ondan sonra, Maui'deki arkadaşın seni arıyor veThat's when your friend from Maui calls and says...
Kız yada erkek arkadaşınızla kıskançlık krizindesiniz.A loving dispute with your girl or boyfriend.
Bir arkadaşını düşünüyorsun ve bunun gerçek olup olmadığını bile bilmiyorsun.You think about your friend and you don't know that it is true.
Ama birden kapı çalıyor ve o arkadaşını karşında görüyorsun.But after a while the door bell ring and you see that is your friend there.
Senin ruhun sana arkadaşının yakınlarda olduğunu söyledi.You soul was telling you that your friend was close by here.
Bazen mesela, bir arkadaşın hakkında konuşuyorsun ve telefon çalıyor.Sometimes you are talking about your friend and your phone bell ring.
Arayan o arkadaşın.And that is your friend.
Arkadaşının çantasını bulup getiren kişiyim.I even got your friend's bag back.
Arkadaşının çantasını bulup getirmedi mi?She got your friend's bag back.
En iyi arkadaşın o, göreceksin.She's your best friend. You'll see.
Dokuz arkadaşınızla birden görüntülü sohbet edebilirsinizYou can video chat with up to nine of your friends
Öksüzün üzerine kura çeker, Arkadaşınızın üzerine pazarlık ederdiniz.Yes, you would even cast lots for the fatherless, and make merchandise of your friend.
Doğru kişi arkadaşına da yol gösterir, Kötünün tuttuğu yolsa kendini saptırır.A righteous person is cautious in friendship, but the way of the wicked leads them astray.
Benim sana acıdığım gibi, senin de köle arkadaşına acıman gerekmez miydi?›Shouldn't you also have had mercy on your fellow servant, even as I had mercy on you?'
Arkadaşınızda delilikten eser yoktur.There is no madness about your companion.
Arkadaşınız sapmadı, azmadı.That your companion is not confused, nor has he gone astray,
Arkadaşınız cinli değildir.Your companion is not mad.
Sizin sahibiniz (veya arkadaşınız olan Peygamber)de hiçbir delilik yoktur.There is no madness about your companion.
Sahibiniz (arkadaşınız olan peygamber) sapmadı ve azmadı.That your companion is not confused, nor has he gone astray,
Arkadaşınız (Muhammed) sapmamış ve azmamıştır.That your companion is not confused, nor has he gone astray,
Arkadaşınız (Muhammed) asla deli değildir.Your companion is not mad.
Arkadaşınız, gerçekten ne saptı, ne ayrıldı.That your companion is not confused, nor has he gone astray,
Arkadaşınız, gizli şeyler hakkında da nekes değildir.He is not chary of making public what is unknown.
Orayı geçtiklerinde Mûsa, genç arkadaşına dedi ki: "Hadi, getir şu sabah yemeğimizi.When they had gone past (the confluence), Moses said to his servant: "Give me my breakfast.
Arkadaşınızda cinnetten eser yok!There is no madness about your companion.

İlgili Sayfalar