arkadaşın ile cümle
arkadaşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Kaç tane yakın arkadaşın var?How many close friends do you have?
Kız arkadaşın gerçeği öğrenirse belaya girecek.You'll get into trouble if your girlfriend finds out the truth.
Benim içimde iyi bir arkadaşın var.You have a good friend in me.
Ya sen ya da arkadaşın hatalı.Either you or your friend is wrong.
Paranı borç ver ve senin arkadaşını kaybet.Lend your money and lose your friend.
Senin hayat arkadaşın nerede?Where's your better half?
Yuji arkadaşına yaz tatilindeki macerası hakkında bir hikaye anlattı.Yuji told his friend a story about his adventure during the summer vacation.
Mary arkadaşının tavsiyesi dinlemeyecektir.Mary won't listen to her friend's advice.
Mary, her zaman erkek arkadaşının ödevlerini yapmasına yardımcı olur.Mary always assists her boyfriend in doing his assignments.
Ming dün akşam arkadaşını aradı.Ming called her friend yesterday evening.
Bob arkadaşına şikâyet etti.Bob complained to his friend.
Erkek arkadaşın için ne satın aldın?What did you buy for your boyfriend?
Nancy dün eski bir arkadaşına rastladı.Nancy ran across an old friend of hers yesterday.
Tom Cumartesi akşamı kız arkadaşını dışarı çıkardı.Tom took his girlfriend out on Saturday night.
O, kızının erkek arkadaşını kabul etmek için hiçbir çaba harcamadı.He made no effort to accept his daughter's boyfriend.
Kız arkadaşına yeni daktilosunu ödünç verdi.The girl lent her friend her new typewriter.
Kaza onun en iyi arkadaşını çaldı.The accident robbed him of his best friend.
Jim kız arkadaşını çok seviyor.Jim is crazy about his girlfriend.
Japonya'da burada çok arkadaşın var mı?Do you have many friends here in Japan?
Kate arkadaşını görmek için bir partiye gitti.Kate went to a party to see her friend.
Kanada'da arkadaşını aradın mı?Did you call your friend in Canada?
Arkadaşın saat kaçta eve gitti?What time did your friend go home?
Arkadaşın ne zaman Amerika'ya hareket etti?When did your friend leave for America?
Erkek arkadaşın seni beklemekten usandı ve şimdi az önce gitti.Your boyfriend got tired of waiting for you and left just now.
Mektup arkadaşın olmak istiyorum.I would like to be your pen pal.
Dans arkadaşınız kim?Who is your dance partner?
Şiddetli yağmura rağmen hastanedeki arkadaşını ziyaret etti.In spite of the heavy rain, he visited his friend in hospital.
Arkadaşım kız arkadaşından ayrıldı ve şimdi benimle çıkmak istiyor.My friend broke up with his girlfriend and now he wants to go out with me.
Ebeveynlerim onun arkadaşını tanıyorlar.My parents are familiar with her friend.
Ben senin arkadaşınla buluştum.I met your friend.
Ben senin kız arkadaşınla karşılaştım.I met your girlfriend.
Beni arkadaşın bay Murphy ile tanıştırır mısın?Would you introduce me to your friend, Mr Murphy?
Biz bir arkadaşın cömertliğinden yararlanmamalıyız.We should not take advantage of the generosity of a friend.
O kulübünü ziyaret ettiğinde eski bir arkadaşına rastladı.He came upon an old friend when he visited his club.
Kız, arkadaşından daha dikkatli değildi.The girl was not more careful than her friend.
Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.A man is known by the company he keeps.
O, senin bir arkadaşın mı?Is he a friend of yours?
O senin bir arkadaşın mıdır?Is he a friend of yours?
O, Şikago'ya uçtu, orada bir arkadaşını gördü.He flew to Chicago, where he happened to see a friend.
Yolda yürürken eski bir arkadaşına denk geldi.While walking down a street, he ran into an old friend of his.
Arkadaşını uğurlamak için yurt dışına gitti.He went to the airport to see his friend off.
Parkta yürürken eski arkadaşına rastladı.He came across his old friend while walking in the park.
Başı beladaki arkadaşını bırakamadı.He could not forsake his friend in trouble.
Kendi hayatı riske atarak arkadaşını kurtardı.He saved his friend at the risk of his own life.
Kalabalıkta arkadaşını gözden kaybetti.He lost sight of his friend in the crowd.
O eski arkadaşını görmek için gitmiş olmalı.He must have gone to see his old friend.
O onlardan arkadaşının intikamını aldı.He avenged his friend on them.
Her gün hasta arkadaşını görmeye geliyor.He comes to see his sick friend day after day.
Arkadaşından ödünç para aldı.He borrowed money from his friend.
O, arkadaşından yardım istedi.He turned to his friends for help.
O, yardım için arkadaşına başvurdu.He turned to his friend for help.
O, arkadaşının terfisini kıskanıyordu.He was envious of his friend's promotion.
Arkadaşının tavsiyesini dinlemedi.He took no notice of his friend's advice.
O, arkadaşının hayatını kurtardığı için bir kahraman olarak kabul edildi.He was regarded as a hero for saving his friend's life.
Arkadaşını polislerden sakladı.He hid his friend from the police.
O, arkadaşını yolcu etmek için istasyona gitti.He went to the station to see his friend off.
O enerjilerini arkadaşına yardım etmeye yoğunlaştırdı.He concentrated his energies on helping his friend.
O, arkadaşını ziyaret etti.He paid a visit to his friend.
O güvenirliğini kaybetti çünkü bir arkadaşına ihanet etti.He lost his credibility because he betrayed a friend.
O, arkadaşına üç kağıt yaptı.He played a trick on his friend.