arkadaşım ile cümle
arkadaşım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Richard Bollingbroke isimli bir arkadaşım yaptı bunu.A friend of mine did that -- Richard Bollingbroke.
15 sene önce bir arkadaşım beni telefonla aradı.15 years ago I received a phone call from a friend.
Bu kişi benim çocukluk arkadaşımdı.She was my childhood friend.
Bu benim kız arkadaşımın bana verdiği bir saat.This is a watch that my girlfriend gave me.
Ve en yakın arkadaşım David neler düşündüğümü anladı.And my close friend David, he saw the way I was thinking, and he came up to me and he said, "Lewis,
3 tane numarayı aradım: annemi aradım, kız arkadaşımı aradım.I dialed three numbers. I dialed my mum. I dialed my girlfriend.
Tim McGonigal isimli arkadaşımla gitmiştik, benim solumda oturuyordu.I went with my friend Tim McGonigal, who sat on my left.
Ve 1989'da, hatırlıyorum, kız arkadaşımla birlikteAnd in 1989, the way I remember it,
Bir kız arkadaşım vardı.I had a girlfriend.
Nefes nefese operatöre, " Arkadaşım öldü.He gasps to the operator, "My friend is dead.
Ortaokulda 4 tane çok yakın arkadaşım vardı.I had four really close friends.
Gerçek olan, bir kaç yıl öncesine kadar bir kız arkadaşım olduğuydu ve aşık gibiydim.The fact that a few years ago I had a girlfriend and I were kind of in love.
Sadece bir hayat arkadaşımın olmasını istiyorum.I would love to have one companion.
Kozmonot arkadaşımız ne saklıyor?What's our cosmonaut friend hiding?
Derken aylar önce, bir arkadaşım benim bu adama ulaşmamı sağladı.So several months ago, a friend of mine sent me this link to this guy,
Şuradaki ceketli arkadaşımızın adıAnd the fellow in the vest there,
Merhaba sesli-posta, eski arkadaşım.Hello voice mail, my old friend.
Dick, benim arkadaşımdı, ben ona Dick derdim.Dick -- he was my friend; I did call him Dick --
Her şeyi baştan yapmalılardı -- ve bu da, değerli arkadaşım, muhteşem bir heveslendirici.They had to make up everything. And that, my friend, is amazing motivation.
Yakın bir arkadaşım Gene Cernan, şöyle demişti,This is Gene Cernan, a good friend of mine, saying,
Sol yıllardır en iyi arkadaşımdı.Sol was probably my best friend over the years.
Müsadenizle, iki değerli arkadaşım ve destekçime teşekkür etmek istiyorum,If I may, I want to give a quick shout out to two of my collaborators, my two dear friends,
Projeyi çalışma arkadaşım Andre Borschberg ile altı yıl önce başlattık.We launched the project with my colleague Andre Borschberg six years ago.
Bunu bir arkadaşım var ve ben tartışma gitmek istiyorum onunla.I have this friend and i want you to go talk with her.
Biz buradayız arkadaşım hakkında Ivan.We're here about your friend Ivan.
Bilmiyorum. bana arkadaşım, Demitry sizi tanıştırayım.I don't know.
Bay - "Bu benim bir arkadaşım. Wooster. ""this is a friend of mine--Mr. Wooster."
Sayın Wooster Bruce, İskender'in bir arkadaşım. "Mr. Wooster is a friend of Bruce's, Alexander."
Sen benim arkadaşım, Sayın Corcoran hatırlıyor musun? "You remember my friend, Mr. Corcoran?"
Hindistan'da bir aydan az ve sevgili arkadaşım Sir Roger Cremorne yazdıI was less than a month in India, and my dear friend Sir Roger Cremorne wrote his
Susuz kalmasın diye bazı sıvılar önerdim ve arkadaşıma onu değerlendirmesini söyledim.I ordered some fluids to rehydrate him and asked my colleague to reassess him.
Plajla arkadaşımın evi arasında uzanan demiryolu raylarının üstünde durduk.We stood on the railroad tracks that ran between my friend's house and the beach.
Arkadaşımın evini kontrol etmek için döndüm.I turned around to check on my friend's house.
Arkadaşım Brad Kessler, "oğlakları koruyana kadar, insan olamayız" der.My friend Brad Kessler says that we didn't become human until we started keeping goats.
Birkaç arkadaşımla buluşmayı planlıyordum.I made plans to meet some friends.
Öyle mi, "arkadaşım"!Huh, "friend"!
Arkadaşım daha önemli benim için!My friend is more important!
Arkadaşım onun kız arkadaşı ile taşındı-My friend moved in with her girlfriend so-
Bu benim kız arkadaşım Abby.This is my sisters friend Abby.
Bu savaşı kazanamayacaksınız arkadaşım.You're not gonna win this war mate.
Arkadaşımız Philip eğlenceli bir günde dolaşıyor.Here we find our fun friend Phillip riding around on a delightful day.
Yakın arkadaşım Kermit'in de dediği gibi yeşil olmak kolay değil.So, my good friend Kermit said it's not easy being green.
North Carolina'dan cocuk doktoru bir arkadasimla konusuyordum.It's changed the way we talk. I was talking to a pediatrician friend in North Carolina. He said,
Ve bu dört arkadaşımıza güzel bir alkış alalım.And let's give all four of these people a nice round of applause.
Bu arada, sihirbaz arkadaşımız Lennart Green'den özür dilemek zorundayım.Now, I have to apologize to our magician friend Lennart Green.
Arkadaşım Peter der ki:My friend Peter says,
"İş arkadaşım beni gülerken gördü."Oh, my colleagues see me laughing.
Son birkaç yılda, iki arkadaşıma yaşamlarını istedikleri gibi son vermeleri için yardımcı oldum.In the last few years, I helped two friends have the end of life they wanted.
İki arkadaşım, çok ciddi ameliyatları takiben birkaç ay içinde ölmüşlerdi.I didn't. I had two friends who had recently died months after having very challenging surgeries.
Yaklaşık 15 yıl önce, Hong Kong'a bir arkadaşımı ziyarete gittim.About 15 years ago, I went to visit a friend in Hong Kong.
Belki de okulda çok fazla arkadaşım olmadığındandır.Maybe because I didn't have many friends at school.
Amerikalı oda arkadaşımı şok etmiştim.My American roommate was shocked by me.
Oda arkadaşımın Afrika hakkında tek hikayesi vardı. Tek bir felaket hikayesi.My roommate had a single story of Africa: a single story of catastrophe.
Eğer oda arkadaşım, Nijeryalı yayıncım,What if my roommate knew about my Nigerian publisher,
Çünkü bakın, ben kendim sosyal antopolog değilim ama olan bir arkadaşım var.Because, look, I'm not a social anthropologist but I have a friend who is.
Bir arkadaşım bir keresinde şöyle söylemişti,A friend of mine once said,
Okuldan mezun oldum, ve en yakın iki arkadaşımla bir yolculuğa çıktım.I graduated from school, and I went on a road trip with two of my closest friends.
Pasifik Okyanusu sahilinde, benim ve arkadaşım Chris'in bir fotoğrafı.Here's a picture of me and my friend, Chris, on the coast of the Pacific Ocean.
Bir keresinde bir iş arkadaşım bana... ...A colleague said to me one time,
Arkadaşım, nasılsınız?So my friend, how are you?