arkadaşım ile cümle

arkadaşım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Hayır, o benim yeni erkek arkadaşım değil.No, he's not my new boyfriend.
Bu benim arkadaşım Rachel. Birlikte liseye gittik.This is my friend Rachel. We went to high school together.
Arkadaşım verimli bir yazar olduğumu söylüyor ama aylardır herhangi bir şey yazmadım.My friends say I'm a prolific writer, but I haven't written anything for months.
Git ve iş arkadaşımla konuş.Go and speak to my colleague.
Tesadüfen arkadaşımın uzakta yürüdüğünü gördüm.It happened that I saw my friend walking in the distance.
Eski arkadaşımla buluşmak çok hoştu.Meeting my old friend was very pleasant.
Eski arkadaşım evime uğradı.My old friend dropped in at my house.
Eski arkadaşım bana yazdı, yurt dışından dönüşü ile ilgili bilgi verdi.My old friend wrote to me, informing me of his return from abroad.
Sen benim en iyi arkadaşımsın.You are my best friend.
Sen en iyi arkadaşımsın.You are my best friend.
Eve giderken, eski bir arkadaşıma rastladım.On my way home, I came across an old friend.
İstasyonun dışında eski bir arkadaşıma rastladım.I ran into an old friend of mine outside the station.
İstasyona giderken eski bir sınıf arkadaşıma rastladım.I ran into an old classmate of mine on my way to the station.
İstasyonda eski bir arkadaşımla karşılaştım.I met with an old friend of mine at the station.
Arkadaşımın şemsiyesinin altına sığındım.I took shelter under my friend's umbrella.
Babası ünlü bir piyanist olan bir arkadaşım var.I have a friend whose father is a famous pianist.
Londra'daki bir arkadaşımdan bir mektup aldım.I got a letter from a friend of mine in London.
Oda arkadaşıma karar verildi mi?Has my roommate been decided?
Oda arkadaşım çok gevezedir.My roommate is too talkative.
Oda arkadaşım bir parti veriyor.My roommate's having a party.
Ricky, bu benim arkadaşım Suzuki.Ricky, this is my friend Suzuki.
Çok sayıda iyi arkadaşım olduğu için mutluyum.I am happy to have so many good friends.
Tamamen şans eseri, havaalanında benim eski arkadaşımla karşılaştım.Quite by chance, I met my old friend at the airport.
Mac, benim arkadaşım. O, köpekleri çok sever.Mac is my friend. He likes dogs very much.
Adresimi henüz bilmiyorum. Bir süre arkadaşımla kalacağım.I don't know my address yet, I'm going to stay with my friend for a while.
Bob benim arkadaşım.Bob is my friend.
Kayığın küreğini çeken çocuk benim bir arkadaşımdır.The boy rowing the boat is a friend of mine.
Erkek arkadaşımı bana bir yüzük alması için ikna ettim.I talked my boyfriend into buying me a ring.
Bill benim en iyi arkadaşımdır.Bill is my best friend.
Bil benim en iyi arkadaşımdır.Bill is my best friend.
Bill benim en iyi arkadaşım.Bill is my best friend.
Bir otobüs beklerken, arkadaşımla buluştum.Waiting for a bus, I met my friend.
Otobüste bir arkadaşıma rastladım.I came upon a friend of mine in the bus.
Bir sürü eski arkadaşıma rastladım.I met my old friends by the dozens.
Ben New York'ta iken, tesadüfen eski arkadaşımla karşılaştım.When I was in New York, I happened to meet my old friend.
Tom, benim bir arkadaşımdır.Tom is a friend of mine.
Tom benim bir arkadaşımdır.Tom is a friend of mine.
Koşabildiğim kadar hızlı koşarak, arkadaşımla arayı kapatabildim.Running as fast as I could, I was able to catch up with my friend.
Şu an hatta bir arkadaşım var.I've got my friend on the line right now.
O, benim bir arkadaşım için.It's for a friend of mine.
Kız arkadaşım gittiğinden beri uzun, uzun zaman oldu.It's a long, long time since my girl's been gone.
Parayı arkadaşımla yarı yarıya paylaştım.I halved the money with my pal.
Tornavidayı bir arkadaşımdan ödünç aldım.I borrowed the screwdriver from a friend of mine.
Bayan Smith, benim bir arkadaşım Pierre Dubois tanıtmak istiyorum.Mrs. Smith, I'd like to introduce a friend of mine, Pierre Dubois.
John benim en iyi arkadaşımdır.John is my best friend.
John benim iyi bir arkadaşım.John is a good friend of mine.
Arkadaşım burada sadece bir piyanist değil fakat aynı zamanda bir besteci de.My friend here is not only a pianist, but also a composer.
Dün eski bir arkadaşımı gördüm.I saw an old friend of mine yesterday.
O, ölene kadar en iyi arkadaşım olarak kaldı.She remained my best friend till her dying day.
Onun yüzündeki bir şey bana gerçekten eski bir erkek arkadaşımı hatırlattı.Something in his face really reminded me of an old boyfriend of mine.
Keşke senin gibi bir arkadaşım olsa.I wish I had a friend like you.
Benim arkadaşım olmanı istiyorum.I'd like you to be my partner.
Orada duran adam benim arkadaşım.The fellow standing over there is my friend.
Parkta dolaşırken, bir arkadaşıma rastladım.Walking in the park, I met a friend of mine.
Bu sabah eski bir arkadaşıma rastladım.I ran into an old friend of mine this morning.
Dün eski kız arkadaşıma rastladığımda işten eve gidiyordum.Yesterday I was on my way home from work when I ran smack into my old girlfriend.
Dün uzun süre görmediğim eski bir arkadaşımla karşılaştım.Yesterday I met an old friend of mine whom I had not seen for a long time.
Dün benim eski bir arkadaşım ziyaret etti.An old friend of mine visited yesterday.
Arkadaşımdan sözlüğü ödünç aldım.I borrowed the dictionary from my friend.
Caddede arkadaşıma rastladım.I met my friend on the street.

İlgili Sayfalar