arkadaşı ile cümle
arkadaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Kız arkadaşımla ilişkiyi bitirmeyi düşünüyorum.I'm thinking about breaking up with my girlfriend.
Kız arkadaşımla ayrılmayı düşünüyorum.I'm thinking about breaking up with my girlfriend.
Arkadaşım bu evde yaşamaktadır.My friend lives in this house.
Arkadaşım vuruldu.My friend was shot.
Mary arkadaşını otele kadar takip etti çünkü bölgeyi iyi bilmiyordu.Mary followed her friend to the hotel because she didn't know the area well.
Benim kız arkadaşım bir dil okulunda çalışıyor ve onu çok seviyor.My girlfriend works at a language school and loves it very much.
Erkek arkadaşım bir dil okulunda çalışıyor ve onu çok seviyor.My boyfriend works at a language school and loves it very much.
Benim kız arkadaşım çok kıskanç.My girlfriend is very jealous.
Onun ABD'de birçok arkadaşı var.She has many friends in the United States.
Bay Murata, bu benim arkadaşım Lisa.Mr. Murata, this is my friend Lisa.
O onun erkek arkadaşı.That's her boyfriend.
Kız arkadaşım için şarkı mı söylüyorsun?Are you singing to my girlfriend?
Erkek arkadaşımın benim e-postalarımı gözetlediğini düşünüyorum.I think my boyfriend is spying on my emails.
Biz ruh arkadaşıyız.We are soul friends.
Bir arkadaşımla tanışmanı istiyorum.I would like you to meet a friend of mine.
Kız arkadaşım beni terk etti.My girlfriend dumped me.
Mary'nin en yakın arkadaşı bir Brezilya bikini ağdası aldı.Mary's best friend got a Brazilian bikini wax.
Mary, Oliver'ın gizli bir kız arkadaşı olduğundan endişeliydi.Mary was concerned that Oliver had a secret girlfriend.
Tom kız arkadaşından ayrıldı.Tom broke up with his girlfriend.
Oliver, yeni kız arkadaşının yasadışı bir göçmen olduğunu öğrendi.Oliver found out that his new girlfriend is an illegal immigrant.
Ben senin arkadaşınım, değil mi?I am your friend, right?
Senin eski erkek arkadaşın bir ahmaktır.Your ex-boyfriend is a jerk.
Arkadaşım olmak ister misiniz?Do you want to be my friend?
Hastanedeki bir arkadaşımı ziyaret edeceğim.I'm on my way to visit a friend in the hospital.
Hastanedeki bir arkadaşımı ziyaret ediyorum.I'm visiting a friend of mine in the hospital.
Ben senin en iyi arkadaşın ya da en kötü düşmanın olabilirim.I can be your best friend or your worst enemy.
Tom'un en iyi arkadaşı Jerry adında bir faredir.Tom's best friend is a mouse named Jerry.
Yarın erkek arkadaşımla çilekli pasta ve pizza yiyeceğim.Tomorrow, I will eat strawberry cake and pizza with my boyfriend.
Bir sürü parası var ama neredeyse hiç arkadaşı yok.He has a lot of money, but has almost no friends.
Bir erkek arkadaşın olduğuna sevindim.I'm glad that you have a boyfriend.
Görüşebileceğim bir sürü arkadaşım var.I have lots of friends I can talk things over with.
İşleri tartışabileceğim bir sürü arkadaşım var.I have a lot of friends I can discuss things with.
Çocuğun çok oyun arkadaşı yok.The boy doesn't have very many playmates.
Vietnamlı bir arkadaşım var. Onun adı Tien.I have a Vietnamese friend. Her name is Tiên.
Bay White'ın birçok arkadaşı var gibi gözüküyor.Mr. White seems to have many friends.
Bay White'ın çok arkadaşı var gibi gözüküyor.Mr. White seems to have many friends.
Senin benim arkadaşım olduğunu düşündüm.I thought you were my friend.
Benim arkadaşımdın.You were my friend.
Yıl dönümün için erkek arkadaşın sana ne verdi?What did your boyfriend give you for your anniversary?
Arkadaşıma bir demet çiçek veririm.I give my friend a bunch of flowers.
Bay Soarez yıllardır benim yakın arkadaşımdır.Mr. Soarez has been my close friend for years.
Tom'un yeni kız arkadaşı bir vejetaryen.Tom's new girlfriend is a vegetarian.
Arkadaşı onu asla terk etmeyeceğine dair söz verdi.His friend promised never to abandon him.
Tom oda arkadaşını gizlice gözetledi.Tom spied on his roommate.
Bilgisayarım en iyi arkadaşımdır.My computer is my best friend.
Boston'da yaşayan çok arkadaşım var.I have a lot of friends living in Boston.
Burada bir sürü arkadaşım var.I have a lot of friends here.
Tom'un Boston'da bir arkadaşı var.Tom has a friend in Boston.
Tom benim iş arkadaşım.Tom is my colleague.
Erkek arkadaşı Türk.Her boyfriend is Turkish.
Arkadaşım hayaletlere inanmaz.My friend doesn't believe in ghosts.
Bay Ichiro Fukuoka, yakın bir arkadaşım, seninle tanışmak istiyor.Mr. Ichiro Fukuoka, a close friend of mine, would like to meet you.
Arkadaşım, umarım aynada hâlâ kendine bakabiliyorsundur.I hope you can still look at yourself in the mirror my friend.
Tom benim eniyi arkadaşım.Tom is my best friend.
Son zamanlarda arkadaşından haber aldın mı?Have you heard from your friend lately?
Tom "Kız arkadaşım olmayabilir ama en azından zenginim" dedi."I may not have a girlfriend, but at least I'm rich," said Tom.
"Zengin olmayabilirim, ama en azından bir kız arkadaşım var" dedi Tom."I may not be rich, but at least I have a girlfriend," said Tom.
Yarın ziyarete gelen bir arkadaşım var.I have a friend coming over to visit tomorrow.
O adam benim bir arkadaşım.That guy's a friend of mine.
Arabayı arkadaşından ödünç aldı.He borrowed the car from his friend.