arkadaşı ile cümle
arkadaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Kitap en iyi arkadaşımdır.The book is my best friend.
Bu benim arkadaşım.This is my friend.
Beni oradaki arkadaşınla tanıştır.Introduce me to your friend over there.
Tom Mary'nin onun en iyi arkadaşıyla flört ettiğini keşfetti.Tom discovered that Mary had dated his best friend.
Tom'un yeterli arkadaşı yok.Tom doesn't have enough friends.
Mary erkek arkadaşından gelen bir hediyeyi açacak.Mary is going to open a gift from her boyfriend.
Pek çok arkadaşı olmasına rağmen, o yalnız.Although he has many friends, he is lonely.
Kötü davranışları için arkadaşımı affettim.I pardoned my friend for his poor manners.
Eski sınıf arkadaşını tanıdın mı?Did you recognize your old classmate?
Kız arkadaşını başka bir adamla görmesi işkenceydi.It was torture for him to see his girlfriend with another man.
Benim oynamak için hiç arkadaşım yok.I have no friends to play with.
Ben onu korkuttuktan sonra arkadaşım bana tipik bir tepki verdi.My friend gave a me typical reaction after I scared him.
Kız arkadaşının başka bir erkeği öptüğünü gördüğünde onun yüzü daha sinirli oldu.His face grew angrier when he saw his girlfriend kiss another guy.
Sana arkadaşım demekten utanç duyuyorum.I am ashamed to call you my friend.
Arkadaşım bana sokakta oynamaya gitmemi teklif etti.My friend has proposed to me that I go play in the street.
Kız arkadaşına doğru koştum.I ran into your girlfriend.
Arkadaşım Korece eğitimi alıyor.My friend is studying Korean.
Babam benim arkadaşım çünkü bana bir sürü oyuncak veriyor.My father is my friend because he gives me a lot of toys.
O benim kocamın en iyi arkadaşıdır.He is my husband's best friend.
Arkadaşım işlemediği bir suç için sorumluluk üstlenmeyi bitirdi.My friend ended up taking the rap for a crime he didn't commit.
Kız arkadaşı terk ettikten sonra aylarca morali bozuk gezdi.He was in low spirits for months after his girlfriend left him.
Hüsnü Mübarek'in sadece tek bir arkadaşı var. İsrail.Hosni Mobarak has only one friend. It's Israel.
Bir arkadaşım Emily Dickinson ile uzaktan akraba.A friend of mine is distantly related to Emily Dickinson.
Yumi'nin erkek arkadaşı biraz antisosyaldir.Yumi's boyfriend is a bit antisocial.
Şimdiki kız arkadaşımı cimnastik salonunda tanıdım.I got to know my current girlfriend at the gym.
Adını arkadaşımdan aldım.I got your name from my friend.
Az önce bir trafik kazasında en iyi arkadaşımı kaybettim.I just lost my best friend in a traffic accident.
Genç arkadaşıma güzel bir hikaye anlat.Tell a beautiful story to my young friend.
Arkadaşım on yedi yaşındadır.My friend is seventeen.
Kız arkadaşının orgazm takliti yapmadığından nasıl emin olabilirsin?How can you be sure your girlfriend isn't faking her orgasms?
Sevgililer Gününü unuttuğu için erkek arkadaşıma kızgınım.I'm angry with my boyfriend for forgetting about Valentine's Day.
Gelecek hafta arkadaşımı ziyaret etmek istiyorum.I want to visit my friend next week.
Bizim kız arkadaşımız, geçen hafta küçük bir kasabaya yolculuk etti.Our girlfriend traveled to a small town last week.
Bizim bir bayan arkadaşımız, geçen hafta küçük bir kasabaya bir seyahat yaptı.A woman friend of ours took a trip to a small town last week.
Arkadaşım geldi.My friend has arrived.
Arkadaşın şehri terk etti.Your friend left town.
Arkadaşımla dışarı çıktım.I went out with my friend.
Kız arkadaşımın klitorisini bulamıyorum.I can't find my girlfriend's clitoris.
Arkadaşınız son zamanlarda ne yapıyor?What has your friend been doing recently?
Hiç param yok ve hiç arkadaşım da yok.I don't have any money and I don't have any friends either.
Onun bir sürü kız arkadaşı olmasına rağmen o hala bir oyuncu değil.Even though he's got a lot of girlfriends, he's still not a player.
Arkadaşım Hintlidir.My friend is Indian.
Oda arkadaşım Çince öğreniyor.My roommate is learning Chinese.
Onun diğer birkaç arkadaşı vardı.He had few other friends.
Artık orada az sayıda arkadaşı vardı.He had few friends there anymore.
Arkadaşının ölmekte olduğunu duymuştu.He had heard that his friend was dying.
Çok sayıda arkadaşından tavsiye istedi.He asked a number of friends for advice.
O, bir arkadaşına çok yorgun ve güçsüz hissettiğini söyledi.He told a friend that he felt very tired and weak.
Başkan Taft arkadaşına sıcak bir veda mektubu yazdı.President Taft wrote a warm goodbye letter to his friend.
Hepimiz arkadaşız!We're all friends!
Kane başkanın eski bir arkadaşıydı.Kane was an old friend of the president.
Arkadaşıma rastladım.I ran into my friend.
O benim arkadaşımdı.He was a friend of mine.
Bizim en iyi arkadaşımız bir doktordur.Our best friend is a doctor.
Umuyorum ailen iyidir, arkadaşım.I hope that your family is fine, my friend.
Bir arkadaşım hakkında gerçekten endişe duyuyorum.I am really worried about a friend.
Onun erkek arkadaşı aptal.Her boyfriend is an idiot.
Erkek arkadaşınla ilişkini bitirmen gerektiğini düşünüyorum.I think that you should break up with your boyfriend.
O annesini ve kız arkadaşını Fransa'da bıraktı.He has left his mother and girlfriend in France.
Tek sorunum yakın bir arkadaşımın olmamasıdır.My only trouble is I don't have a close friend.