Geçen hafta, arka bahçemizdeki tüm ağaçları kestik.Last week, we cut down all the trees in our backyard.
Tom'un bisikleti neden arka bahçede?Why is Tom's bike in the backyard?
Tom, Mary'nin ona verdiği kürekle arka bahçesinde bir çukur kazdı.Tom dug a hole in his backyard with the shovel Mary had given him.
Tom arka bahçesinde birkaç tavşan gördü.Tom saw some rabbits in his backyard.
Tom arka bahçesinde bazı tavşanlar gördü.Tom saw some rabbits in his backyard.
Tom büyükbabasının ona verdiği altın sikkeleri arka bahçesine gömdü.Tom buried the gold coins his grandfather had given him in his backyard.
Tom arka bahçesinde bir tavşan gördü.Tom saw a rabbit in his backyard.
Arka bahçemizde birkaç tane çok uzun boylu ağaç var.There are a couple of very tall trees in our backyard.
Sami arka bahçede ölü bir kedi buldu.Sami found a dead cat in the backyard.
Sami arka bahçesinde gömülmüş bir ceset buldu.Sami found a body buried in his backyard.
Sami'nin arka bahçesi titizlikle muhafaza edildi.Sami's backyard was meticulously maintained.
Sami, Leyla'yı arka bahçesine gömdü.Sami buried Layla in his backyard.
Tom arka bahçesine bir tavuk kümesi kurdu.Tom built a chicken coop in his backyard.
Tom arka bahçesine bir tavuk kümesi yaptırdı.Tom built a chicken coop in his backyard.
Sami'nin arka bahçesi berbat durumda.Sami's backyard is a mess.
Arka bahçedeki çöplerden mızrak yapma.Don't make spears out of the junk in the backyard.
Tom hâlâ arka bahçede kazı yapıyorTom is still digging in the backyard.
Tom'un arka bahçesinde şeftali ağacı var.Tom has a peach tree in his backyard.
Tom'un arka bahçesinde küçük bir şeftali ağacı var.Tom has a small peach tree in his backyard.
Tom arka bahçesinde neden çukur kazıyor?Why has Tom been digging holes in his backyard?
Tom köpeğini arka bahçesine gömdü.Tom buried his dog in his backyard.
Gunter arka bahçede küçük bir parti verdi.Gunter threw a little party in the backyard.
Stefan bisikletini Amelia'nın arka bahçesine koydu.Stefan put his bike in Amelia's backyard.
Stefan'ın arka bahçesi kelimenin tam anlamıyla kocamandır.Stefan's backyard is literally huge.
Arka bahçenin kapısı hafifçe açıktı.The door to the backyard was slightly open.
Evdeki birçok oda, ve evin arka bahçesi de, oyuncu tarafından araştırılabilir.Most rooms, including the back garden and patio of the house, can be explored by the player.
Burada, evinin arka bahçesinde mühimmat saklayarak Direniş'e yardım etmeyi sürdürdü.There he continued to assist the Resistance by storing armaments in the back yard of his home.
İlk oyun setini el yapımı olarak ailesi için evinin arka bahçesinde imal etti.He hand-made the first sets with his family in the backyard of his home.
Bina, arka bahçenin nehre uzanmak için kullandığı su kenarındaki bir konak gibiydi.The building was like a waterside mansion in which the backyard used to extend to the river.
Alex, pencereden atlayarak Katie'den kaçar ve arka bahçede kardeşini bulur.Alex escapes from Katie by jumping through a window and finds Wyatt in the yard.
Çünkü tabii arka bahçesini kaybetmişti.It was in our back yard.
Hindeloopen sanatı ve arka bahçe kostümü nedeniyle ünlüdür.It is famous because of the Hindeloopen art and hindeloopen costume.
Son olarak, bu sonbahar takvimi, çünkü arka bahçede çok yaprak var.Lastly, this is a fall-based calendar, because I have so many leaves in my yard.
Yani bu yapraklar benim arka bahçemden, aslında.So this is the leaves in my yard, essentially.
Bu yüzden hastalarımızın çoğu kadın ve çocuklardan oluşuyor ve bizim arka bahçemizdeler.So our patients are women and children. And they are in our backyard.
Carolina papağanları her yerde evlerin arka bahçelerini renklendirirdi.The Carolina parakeet was a parrot that lit up backyards everywhere.
Insanların arka bahçelerinde horoz, tavuk ve ördekler büyüttüğünü görüyoruz.We see that with the phenomenon of raising backyard hens and chickens and ducks.
Bu bir insanın arka bahçesinin boyutunda.That's the size of some people's backyards.
Şimdi elimde arka bahçemde kaydettiğim şelale sesi var.I got this waterfall I recorded in my back yard.
Yani haydi şimdi bunu kendi arka bahçemizde doğru yapalım.So, let's make it right in our own backyard.
Bu benim arka bahçemdeki tırmığın öyküsü.This is the story of a rake in my backyard.
Arkansas'da ailemin arka bahçesi.This is in my parents' backyard in Arkansas.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.I discovered an invasive species in my own backyard.
Birikimleri var, bu birikimlerini de küp içine koyup evlerinin arka bahçesine gömüyorlar.So right now, they're just-- whatever. They're burying it in their backyards.
Elbette, eğer bunu başarırsanız kendi arka bahçenizi de korumuş oluyorsunuz.Of course, if you do that, you could also protect your backyard.
Büyükannesinin arka bahçesindeydi, birşey gördü ve ağlamaya başladı.She was in her grandmother's backyard, and she saw something that made her break down in tears.
Çatınızda olabilir, arka bahçenizde olabilir veya başka bir yerde.It could be on your roof, your backyard, or somewhere else.
Rusların arka bahçelerinde bir depo var.Well the Russians have a tank in their own backyard.
Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken.This was me running around in the back garden mid-summer.
Arka bahçede oynadım, okumayı öğrendim ve hatta sebzelerimden bile biraz yedim.I played in the backyard, learned to read, and even ate some of my vegetables.
Çünkü biyolojik kontol olayını, arka bahçenizde görebilirsiniz.Just take a magnifying glass. You see what I have here?
Yine söylüyorum, arka bahçenizde, arka bahçenizde.In your backyard. (Laughter) (Applause)
Bu arka bahçedeki şu yalnız çocuğu andırıyor, var ya "Kazara bir 747 inşa ettim."And that's sort of like this lone guy in the backyard, you know -- "I accidentally built a 747."
Ve doğal maddelerden yapıldığı için, yüzde yüz gübrelenebilir kendi arka bahçenizde.And because they're made of natural materials, they are 100 percent compostable in you own backyard.
Bunlar Stuffin GourmetŽ, taze çiftlik tavuk göđüsleri; çiftlikten arka bahçenize geldiler.The machine that just made those smoothies for Verna and Fred, can make an omelette.
Arka bahçedeki kulübede eski bir telsiz olduğunu hatırlar.He leaves and encounters the blonde woman.
Alex, pencereden atlayarak Katie'den kaçar ve arka bahçede kardeşini bulur.Wyatt looks behind Alex and she sees dozens of witches running towards her.
Çünkü tabii arka bahçesini kaybetmişti.Es stand bei der Hinteren Engehalde.
Dahmer, cesedi arka bahçeye gömdü.Dahmer enterre le corps dans le jardin.
Çünkü tabii arka bahçesini kaybetmişti.Il a conservé cependant son cognomen Piso.