arka arka ile cümle

arka arka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Evimizin arkasında bir kulübe var.There is a hut at the back of our house.
Evin arkasında büyük bir bahçe vardı.There was a large garden behind the house.
Arkadaşlık kadar değerli bir şey yoktur.Nothing is as precious as friendship.
Her şeyin ötesinde arkadaşlarına sadık olmalısın.You must, above all, be faithful to your friends.
Senin hayat arkadaşın nerede?Where's your better half?
Arka dişim kırıldı.My back tooth has chipped.
İstasyonun dışında eski bir arkadaşıma rastladım.I ran into an old friend of mine outside the station.
İstasyona vardığımda, arkadaşlarımdan birini aradım.On arriving at the station, I called a friend of mine.
İstasyona giderken eski bir sınıf arkadaşıma rastladım.I ran into an old classmate of mine on my way to the station.
İstasyonda eski bir arkadaşımla karşılaştım.I met with an old friend of mine at the station.
Duydum ki İngiliz insanlarla arkadaşlık kurmak zaman alıyor.I hear it takes time to make friends with the English people.
Başkaları hakkında arkalarından kötü konuşmamalıyız.We must not speak ill of others behind their backs.
Jack'in arkasından konuşmamalısın.You shouldn't talk about Jack behind his back.
Bunu arkasından değil, yüzüne söyle.Say it to his face, not behind his back.
Ay, bulutların arkasında görünmez.The moon is invisible behind the clouds.
Ay, bulutların arkasında gözükmez.The moon is invisible behind the clouds.
Arkadaşımın şemsiyesinin altına sığındım.I took shelter under my friend's umbrella.
Hiç kimse arkasından kötü konuşulmasını sevmez.Nobody likes being spoken ill of behind his back.
İnsanların arkasından konuşmamalısın.You shouldn't talk about people behind their backs.
Bir ağacın arkasından bir kadın çıktı.A woman appeared from behind a tree.
İş arkadaşlarından biri fısıldadı.One of his colleagues whispered.
Bir kez bir dersi atladığınızda, sınıf arkadaşlarınıza yetişmek zor.Once you skip a lesson, it's hard to catch up with your classmates.
Çeşitli farklarına rağmen Joan ve Ann arkadaşlar.In spite of their various differences, Joan and Ann are friends.
O zamandan beri arkadaşız.We've been friends ever since.
Biz o zamandan beri arkadaşız.We've been friends ever since.
Önceden evimin arkasında büyük bir kiraz ağacı vardı.There used to be a big cherry tree at the back of my house.
El sıkışalım ve arkadaş olalım.Let's shake hands and be friends.
Kötü arkadaştan uzak dur.Keep away from bad company.
Ai, Ken ile arkadaş olmayı zor buluyor.Ai finds it difficult to make friends with Ken.
Perdenin arkasında gizli bir kapı bulduk.We found out a secret door behind the curtain.
Beth ile iyi arkadaşız.I am good friends with Beth.
Babası ünlü bir piyanist olan bir arkadaşım var.I have a friend whose father is a famous pianist.
Londra'daki bir arkadaşımdan bir mektup aldım.I got a letter from a friend of mine in London.
Robert, kız arkadaşı ile konuşmaktan keyif aldı.Robert enjoyed talking with his girlfriend.
Kız arkadaşı kendisini aradığında Roy mutlu görünüyor.Roy looks happy when his girlfriend calls him.
Luciano'nun arkasında topluluk olabilir fakat o hâlâ acemi bir çaylak.Luciano might have the crowd behind him, but he's still wet behind the ears.
Oda arkadaşıma karar verildi mi?Has my roommate been decided?
Oda arkadaşım çok gevezedir.My roommate is too talkative.
Oda arkadaşım bir parti veriyor.My roommate's having a party.
Lucy benim sahip olduğum kadar çok sayıda arkadaşa sahip.Lucy has as many friends as I do.
Louie, arkadaşların geliyor.Louie, your friends are coming.
Ricky, bu benim arkadaşım Suzuki.Ricky, this is my friend Suzuki.
Avrupa'ya giden bir arkadaşı yolcu etmek için havaalanına gittim.I've just been to the airport to see off a friend who was leaving for Europe.
Çok sayıda iyi arkadaşım olduğu için mutluyum.I am happy to have so many good friends.
İyi arkadaşlara sahip olmak istemeyen hiç kimse yok.There is no one who doesn't want to have good friends.
İyi arkadaşlar seçmek bizim için önemli.It is important for us to choose good friends.
Geçen Haziran Yumiko, bir çocukluk arkadaşıyla evlendi.Yumiko married a childhood friend last June.
Yuji arkadaşına yaz tatilindeki macerası hakkında bir hikaye anlattı.Yuji told his friend a story about his adventure during the summer vacation.
Meg birçok yeni arkadaş edindi.Meg acquired many new friends.
Mary arkadaşının tavsiyesi dinlemeyecektir.Mary won't listen to her friend's advice.
Mary, her zaman erkek arkadaşının ödevlerini yapmasına yardımcı olur.Mary always assists her boyfriend in doing his assignments.
Mary'nin bir arkadaşı ile karşılaştım.I met a friend of Mary's.
Mary ve ben iyi arkadaşlar olduk.Mary and I became good friends.
Mary ve ben yıllarca yakın arkadaşlar olmayı sürdürdük.Mary and I remained firm friends for years.
Ming dün akşam arkadaşını aradı.Ming called her friend yesterday evening.
O, kibritlerini hissetti ve onları arka cebinde buldu.He felt for his matches and found them in his back pocket.
Tamamen şans eseri, havaalanında benim eski arkadaşımla karşılaştım.Quite by chance, I met my old friend at the airport.
Mac, benim arkadaşım. O, köpekleri çok sever.Mac is my friend. He likes dogs very much.
Adresimi henüz bilmiyorum. Bir süre arkadaşımla kalacağım.I don't know my address yet, I'm going to stay with my friend for a while.
Ben onunla hâlâ arkadaşlık ettiğini duydum.I hear you are still associating with him.

İlgili Sayfalar