Size gerçekten kızgınım arkadaşlar.I'm really mad at you guys.
Arkadaşlarıma yardım etmek için gidiyorum.I'm off to help my friends.
Tom son derece arkadaş canlısıdır.Tom is extremely friendly.
Arkadaş olduğumuzu düşünüyordum.I thought we were friends.
Tom'un arkamda olduğunu düşünüyordum.I thought Tom had my back.
Tom'un bir arkadaşı mısın?Are you a friend of Tom's?
Sen benim kız arkadaşım değilsin.You're not my girlfriend.
Arkadaşız, değil mi?We're friends, aren't we?
Bizim küçük bir arka bahçemiz var.We have a small backyard.
Tom arkadaşını aradı.Tom called up his friend.
Arkadaşlarla kalıyorum.I'm staying with friends.
Ben Tom'un arkadaşlarındanım.I'm one of Tom's friends.
Bir arkadaşa bakıyorum.I'm looking for a friend.
Ben siz arkadaşları Pazartesi göreceğim.I'll see you guys Monday.
Hemen arkanda olacağım.I'll be right behind you.
Biz senin arkadaşınız, Tom.We're your friends, Tom.
Tom arkadaşları ile.Tom is with his friends.
Tom bizim bir arkadaşımızdır.Tom is a friend of ours.
Siz arkadaşlarla daha sonra görüşeceğim.I'll see you guys later.
Kapının arkasında ne var?What's behind the door?
Onlar benim arkadaşım değil.They're not my friends.
Onlar benim arkadaşlarım değiller.They're not my friends.
Bir arkadaşla buradayım.I'm here with a friend.
Burada bir arkadaşla birlikteyim.I'm here with a friend.
Ben Tom'un hemen arkasındaydım.I was right behind Tom.
Senin iyi arkadaşların var.You have good friends.
Ben senin yeni oda arkadaşınım.I'm your new roommate.
Ben sizin yeni oda arkadaşınızım.I'm your new roommate.
Tom'un yeni arkadaşıyım.I'm Tom's new partner.
Sizlerle gurur duyuyorum arkadaşlar.I'm proud of you guys.
Senin oda arkadaşın olacağım.I'll be your roommate.
Sen benim arkadaşım değilsin.You're not my friend.
Tom benimde arkadaşım.Tom's my friend, too.
Tom gerçek bir arkadaştır.Tom is a real friend.
Tom'un bir kız arkadaşı var.Tom has a girlfriend.
Arkanı kollayacağım.I'll watch your back.
Ben arka bahçedeyim.I'm in the backyard.
Biz iyi arkadaşız.We're good friends.
Ben Tom'un oda arkadaşıyım.I'm Tom's roommate.
Biz arkadaş değiliz.We aren't friends.
Ben eski bir arkadaşım.I'm an old friend.
Tom arkadaş canlısıydı.Tom was friendly.
Sizi özlüyorum arkadaşlar.I miss you guys.
Kısa süre önce yeni kız arkadaşını annesine tanıttı.He just recently introduced his new girlfriend to his mother.
Emily ve Kate arkadaştır.Emily and Kate are friends.
O benim onun erkek arkadaşını çalmaya çalıştığımı düşünüyor.She thinks I'm trying to steal her boyfriend.
Miami Heat arka arkaya ikinci NBA şampiyonluğunu kazandı.The Miami Heat won a second straight NBA championship.
O sadece bir arkadaş.He's just a friend.
O yalnızca bir arkadaş.She's just a friend.
Afedersiniz, lütfen arkadaşlarımın ve benim bir fotoğrafını çekebilir misiniz?Excuse me, could you please take a photo of my friends and me?
Bu adam senin arkadaşın, hatırladın mı?This man is your friend, remember?
Bu adam senin arkadaşın mı?Is this man your friend?
Bu adam senin arkadaşın, değil mi?This man is your friend, right?
Yani bu adam senin arkadaşın mı?So is this man your friend?
Bu adamın arkadaşın olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if this man is your friend?
Arkadaşlarım Güney Amerikan şirketleriyle iş yapmak istiyor.My friends want to do business with South American firms.
Arkadaşlarım bana Tom derler.My friends call me Tom.
Arkadaşlarım bana Mary derler.My friends call me Mary.
Böyle arkadaşlarla, kim düşmana ihtiyaç duyar ki?!With such friends, who needs enemies?!
Bunu ona söyleme. O benim arkadaşım.Don't say that about her. She's my friend.