Erkek arkadaşım başka kızlarla konuştuğu zaman sinirleniyorum.I get angry when my boyfriend talks to other girls.
Erkek arkadaşım kıskanç ve kontrolcü.My boyfriend is possessive.
Kız arkadaşım çok sahiplenici.My girlfriend is very possessive.
Arkanda saklı ne var?What do you have hidden behind your back?
Onlar iş arkadaşıdırlar.They are collaborators.
Bu akşam ziyarete gelen arkadaşlarımız var.We have friends coming over this evening.
Erkek arkadaşım beni önemsemiyor.My boyfriend doesn't care about me.
Erkek arkadaşım beni sevmiyor.My boyfriend doesn't love me.
Bunu kız arkadaşım için aldım.I bought this for my girlfriend.
Bunu erkek arkadaşım için satın aldım.I bought this for my boyfriend.
Ben bunu arkadaşım için satın aldım.I bought this for my friend.
Bunu kız arkadaşım için hediye olarak aldım.I bought this as a gift for my girlfriend.
Onun ciddi bir erkek arkadaşı var.She has a serious boyfriend.
Onun ciddi bir kız arkadaşı var.He has a serious girlfriend.
Tom kız arkadaşı ile oradaydı.Tom was there with his girlfriend.
Kız kardeşinin erkek arkadaşına karşı gizli bir aşkı var.She has a secret crush on her sister's boyfriend.
O, arkadaşlarına İngilizce öğretir.He teaches his friends English.
Bir arkadaşım ona bir posta kartı göndermemi rica etti.A friend of mine asked me to send him a postcard.
Bütün toplum bu planın arkasında.The whole community is behind this plan.
Onun konuşmak için hiçbir arkadaşı yok.He has no friend to speak with.
Ona orada arkadaşlık edecek birini istiyor.She wants somebody to accompany her there.
Ben gerçekten Tom ve onun arkadaşları ile kovalamaca oynamak istemedim.I really didn't want to play tag with Tom and his friends.
Ben bir kız arkadaş bulamam.I won't find a girlfriend.
Arkadaşım çalışmak için kütüphaneye geldi.My friend came to the library to study.
Tom'un arkadaşça davranışı bizi yanılttı.Tom's friendly manner deceived us.
Arka bahçemizde bir köpek kulübemiz var.We have a doghouse in our backyard.
Erkek arkadaşımı çalmaya çalıştı.She tried to steal my boyfriend.
Erkek arkadaşımı benden almaya yeltendi.She tried to steal my boyfriend.
Arkadaşlarını özlüyor musun?Do you miss your friends?
Arkadaşlarını özler misin?Do you miss your friends?
Arkadaşlarınızı özlüyor musunuz?Do you miss your friends?
Arkadaşlarınızı özler misiniz?Do you miss your friends?
Arkadaşlarımdan bazılarıyla görüşmeye gidelim.Let's go meet some of my friends.
Biz yalnızca arkadaş mıyız?We're only friends?
Biz sadece arkadaş mıyız?We're just friends?
Emily'nin çeşitli ülkelerden arkadaşları var.Emily has friends from various countries.
Emily benim en iyi arkadaşım.Emily is my best friend.
Benim özel yeteneğim, her zaman, her yerde, herkesle bir arkadaşlık kurabilmemdir.My special talent is that I can form a friendship at any time, anywhere, and with anyone.
Siz arkadaşlar hakkında bilmiyorum ama ben Tom'a bir doğum günü hediyesi alıyorum.I don't know about you guys, but I'm buying Tom a birthday present.
Her hafta sonu Tom arkadaşlarıyla bir yerel barda bira içer.Tom drinks beer with his buddies at the local bar every weekend.
Erkek arkadaşın senin gibi birine sahip olduğu için gerçekten şanslı.Your boyfriend's really lucky to have someone like you.
Tom arkasında neler olup bittiğini görmek için geri döndü.Tom turned around to see what was happening behind him.
Tom merdivenini kamyonunun arkasına koydu.Tom put his stepladder in the back of his pickup truck.
Tom, Mary'nin onun arkadaşlarını isteyeceğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think Mary would like his friends.
Tom'un hiç golf oynamayı seven arkadaşı yok.Tom doesn't have any friends who like to play golf.
Tom ön avluda arkadaşlarıyla oynuyor.Tom is playing with his friends in the front yard.
Tom Mary'nin erkek arkadaşının kim olduğunu bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know who Mary's boyfriend was.
Tom ve Mary, John'un üç sıra arkasına birlikte oturdular.Tom and Mary sat together three rows behind John.
Bu akşam bazı arkadaşlarımla akşam yemeği yiyorum.I'm having dinner with some friends this evening.
Tom arkasına bakmadan odadan çıktı.Tom walked out of the room without looking back.
Tom takım arkadaşlarının bazısıyla bankta oturdu.Tom sat with some of his teammates on the bench.
Tom partiye kız arkadaşıyla geldi.Tom showed up at the party with his girlfriend.
Ben arkada kalmak ve Tom'un temizlik yapmasına yardımcı olmak zorunda kalacağım.I'll have to stay behind and help Tom clean up.
Tom'un en iyi arkadaşı Mary az önce otuz yaşına girdi.Tom's best friend, Mary, has just turned thirty.
Siz arkadaşların bizimle gelmek isteyebileceğini düşündüm.I thought you guys might like to come with us.
Tom arkadaşlarıyla içki içerken barda oturdu.Tom sat at the bar drinking with his buddies.
Tom ve arkadaşlarıyla birlikte plaja gittim.I went to the beach with Tom and his friends.
Tom'un özel bir arkadaşı olduğunu anlıyorum.I understand you're a personal friend of Tom's.
Arkadaşın Tom bana bunu sana vermemi söyledi.Your friend Tom told me to give this to you.
Tom'un bir kız arkadaşının olmamasına şaşırdım.I'm surprised Tom doesn't have a girlfriend.