Kız arkadaşım ağlıyor.My girlfriend is crying.
Biz artık arkadaşız.We're friends now.
Arkadaşım Japonya'ya geri gitti.My friend went back to Japan.
İsveç'teyken ona İsveççe öğreten İsveçli bir kız arkadaş bulup onunla evlendi.While in Sweden, he had a Swedish girlfriend who taught him Swedish, then he married her.
Kanarya Adalarından hala birçok arkadaşım var.I still have many friends from the Canary Islands.
Tatoeba benim kız arkadaşım değil.Tatoeba is not my girlfriend.
İnternette yeni bir kız arkadaşı var. O kızın adı Tatoeba.He has a new girlfriend on the Internet. Her name is Tatoeba.
Senin kız arkadaşının Japon olduğu doğru mu?Is it true that your girlfriend is Japanese?
Ve senin Tatoeba adında Japon kız arkadaşının olduğu doğru mu?And is it true that your Japanese girlfriend is called Tatoeba?
Facebook'ta kaç arkadaşın var?How many friends do you have on Facebook?
Tom'un kaç kız arkadaşı var?How many girlfriends does Tom have?
Sanırım sadece arkadaş olmalıyız.I think we should just be friends.
Bir sürü arkadaşımız var.We have a lot of friends.
Onun arkadaşı oldum.I became his friend.
Ailem kız arkadaşımı tanıyor.My parents know my girlfriend.
Eski arkeolojik siteler Suriye'de tehdit altındadır.Ancient archeological sites are under threat in Syria.
Ben bir evi iki arkadaşımla paylaşıyorum.I share a house with two of my friends.
Hiç arkadaşınız yok mu?Don't you have any friends?
Marie-France ve Joël iyi arkadaşlar.Marie-France and Joël are good friends.
Cuma geceleri, sık sık arkadaşlarımla birlikte pizza yemeye giderim.On Friday nights, I often go eat pizza with my friends.
O, arkadaşlarından birini arıyor.He is searching one of his friends.
O, arkadaşının ölümünün intikamını almak için yemin etti.He vowed to avenge his friend's death.
Ben futbol oynarken top başımın arkasından bana çarptı.A ball hit me in the back of the head while I was playing soccer.
Bir kız arkadaşım vardı.I used to have a girlfriend.
Seninle arkadaş olmaktan memnun olacağım.I'll be glad to be friends with you.
Arkana bakma.Don't turn around.
Tom'un bir arkadaşıyım.I'm a friend of Tom's.
Senin en iyi arkadaşım.I'm your best friend.
O bana bir arkadaşlık isteği gönderdi.She sent me a friend request.
O ona bir arkadaşlık isteği gönderdi.He sent her a friend request.
O, arkadaşlık isteğimi reddetti.She refused my friend request.
Arkadaşlık isteğimi reddetti.He refused my friend request.
Kız arkadaşıma söyleme.Don't tell my girlfriend.
Erkek arkadaşıma söyleme.Don't tell my boyfriend.
Arkanızda ne sakladığınızı bana gösterin!Show me what you have hidden behind your back.
Ben kız arkadaşıma hediye almak istiyorum .I want to buy my girlfriend a present.
"Şapkam nerede?" "Tam arkanda.""Where's my hat?" "Right behind you."
Bir arkadaşım bunu bir maske ile yaptı.A friend of mine made it with a mask.
Yeni sınıf arkadaşlarından bazılarıyla tanışmaya gel.Come meet some of your new classmates.
Louie, arkadaşların geliyor. Temizlik yap.Louie, your friends are coming. Clean up.
Ben bir çocukken Tom en iyi arkadaşımdı.Tom was my best friend when I was a kid.
Tom Mary'nin arkasında durdu.Tom stood behind Mary.
Tom kapıyı arkasından kapattı.Tom shut the door behind him.
Tom kız arkadaş istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't want a girlfriend.
Tom evin arkasında park etmeyi tercih ediyor.Tom prefers to park behind the house.
Tom arkasını sandalyeye yasladı.Tom leaned back in his chair.
Tom genellikle arkadaşlarıyla birlikte.Tom is usually with his friends.
Tom, sadece okuldan bir arkadaş.Tom is just a friend from school.
Tom arkanda.Tom is behind you.
Tom eski bir arkadaşım.Tom is an old friend.
Tom iyi bir arkadaş.Tom is a good friend.
Erkek arkadaşı için bir hediye satın almak istiyor.She wants to buy a present for her boyfriend.
Biz sadece arkadaşız.We're just friends.
Bir sürü arkadaşın var.You have many friends.
Onun epeyce arkadaşı var.He has many friends.
Onun birçok arkadaşı var.She has many friends.
Birçok arkadaşımız var.We have many friends.
Mary'nin çok arkadaşı var.Mary has many friends.
Çalının arkasında bir şey hareket ediyor.Something is moving behind the bush.
Japonya'daki arkadaşlarımın birinden bir mektup aldım.I received a letter from one of my friends in Japan.