Ben, sizin ev arkadaşınız Paul'üm.I'm your flatmate Paul.
Ben senin ev arkadaşın Paul.I'm your flatmate Paul.
Köpeğime doğrularak oturmayı ve arka ayaklarının üstünde durmayı öğrettim.I have taught my dog to sit up and beg.
Bir kitap bir arkadaşla kıyaslanabilir.A book can be compared to a friend.
Gerçek bir beyefendi asla arkadaşlarına ihanet etmez.A true gentleman would not betray his friends.
Gerçek arkadaşlık paradan daha değerlidir.Real friendship is more valuable than money.
Gerçek bir arkadaş farklı davranırdı.A true friend would have acted differently.
Gerçek bir arkadaş böyle bir şey söylemezdi.A true friend would not say such a thing.
Kız kardeşim arkadaşlarıyla konuşuyor.My sister is having a conversation with her friends.
Her yıl arkadaşımdan haber alırım.I hear from my friend every year.
Akiko'nun Fransa'da bazı arkadaşları var.Akiko has some friends in France.
Yarın bir arkadaş uğrayacak.A friend's coming over tomorrow.
Yarın arkadaşım için doğum günü partisi vereceğim.I'm going to give a birthday party for my friend tomorrow.
Eski bir arkadaş yarın beni ziyaret edecek.An old friend will call on me tomorrow.
Yarın hava güzel olursa arkadaşlarımla denize açılacağım.If it is fine tomorrow, I will go sailing with my friends.
Yarın arkadaşlarım bana bir parti verecek.My friends will give me a party tomorrow.
Yarın bir arkadaşla görüşüyorum.I am seeing a friend tomorrow.
Bir çocuk bile arkadaşsızlığın nasıl bir şey olduğunu biliyor.Even a child knows what it is like to be without friends.
Arkadaşım Güneş şimdi ve her zaman üzerimde parlar.My friend Sun shine on me now and ever.
Arkadaşlarının sorumluluğunu üstüne aldı.He will take on the responsibility for his friends.
Onu sonsuza kadar kaybetmek yerine, bir arkadaşına karşı sabırlı ol.Have patience with a friend rather than lose him forever.
Arkadaşlarınızı seçerken çok dikkatli olamazsınız.You cannot be too careful in choosing your friends.
Bizim arkadaşlarımızı seçerken çok dikkatli olamamamız doğrudur.It is true that we cannot be too careful choosing our friends.
Bir arkadaş sahibi olmanın tek yolu bir arkadaşının olmasıdır.The only way to have a friend is to be one.
Arkadaşım bana nasıl olduğumu soran bir mektup gönderdi.My friend sent me a letter asking how I was.
Yakında kendinizi arkadaşsız bulacaksınız.Soon you will find yourself friendless.
Arkadaşıma kupa verildiği zaman sevinçle bağırmaktan başka bir şey yapamadım.I could not but cheer when my friend was handed the trophy.
Arkadaşım ciddi şekilde yaralandı.My friend is seriously injured.
Arkadaşlarından borç para almamanı tavsiye ederim.I advise you not to borrow money from your friends.
Ben arkadaşımdan bir mektup aldım.I received a letter from my friend.
Bir arkadaşım dün gece beni aradı.A friend of mine called me up last night.
Arkadaşım öldüğünden beri sadece bir yıl geçti.Just one year has gone by since my friend died.
Benim birçok arkadaşlarla konuşmak için bol bol vaktim vardı.I had plenty of time to talk to many friends.
Arkadaşlarla karşılaşmadım.I haven't met friends.
Ben çıkmak zorundayım, bir arkadaş ile bir randevum var.I have to go off because I have an appointment with a friend.
O, arkadaşları ile konuşmaktan zevk aldı.He took delight in talking with friends.
Arkadaşlarına ayak uydurmadığı için, o sonunda geride kaldı.Unable to keep up with his friends, he fell behind at last.
Sadece onun yok olduğunu görmek için bütün yolu arkadaşımı görmek için gittim.I went all the way to see my friend, only to find him absent.
Arkadaşlarımıza güvenmemek onlar tarafından aldatılmaktan daha aşağılayıcıdır.It is more ignominious to mistrust our friends than to be deceived by them.
Arkadaşın sana yardım etsin.Get your friend to help you.
Arkadaşım Kei güzel, ama başkalarına saygılı değil.My friend Kei is beautiful, but she is not considerate to others.
Arkadaşlar için iki hediyem var.I have two gifts for friends.
Arkadaşım Henry dün sınıfta değildi, ve ben de.My friend Henry was not in class yesterday, and neither was I.
Arkadaşımın büyük bir ailesi var.My friend has a large family.
Arkadaşlarımın iyi ofisleri sayesinde bir iş bulabildim.I was able to get a job through the good offices of my friend.
Arkadaşlarının seçiminde dikkatli olmalısın.You should be careful in your choice of friends.
Arkadaşım kendine ait bir araba istiyor.My friend wants a car of his own.
Arkadaşım, İngilizce sınavında iyi notlar aldı.My friend got good marks in the English examination.
Arkadaşlarımdan biri yurt dışında aldığı bütün oyuncak bebekleri bana gösterdi.A friend of mine showed me all the dolls he had bought abroad.
Bütün arkadaşlarım doğum günü partime geldiler.All my friends came to my birthday party.
Arkadaşım bana bir korkak dedi.My friend called me a coward.
Arkadaşım fikrime karşı.My friend is opposed to my opinion.
Arkadaş birbirlerine yardımcı olmalıdır.Friends should help one another.
Az sayıda arkadaşım var.I have few friends.
Birkaç arkadaşım var.I have few friends.
Arkadaşım Narita'dan Paris'e hareket etti.My friend departed from Narita for Paris.
Bir arkadaş az sayıda hazine kadar çok değerlidir.Few treasures are worth as much as a friend.
Bir arkadaşı karşılamak için istasyondayım.I've been to the station to meet a friend.
Bazıları arkadaşlarını karşılamak için geldiler ve diğerleri onlarınkini yolcu etmek için.Some have come to meet their friends and others to see theirs off.
Arkadaşımı yolcu etmek için şu an havaalanındayım.I have just been to the airport to see my friend off.