Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.업적은 경기장 안에서 얼굴이 먼지와 피, 땀으로 얼룩진 이에게 돌아가는 것이다.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Le vrai crédit va à celui qui se trouve dans l'arène avec le visage sali de poussière, de sueur et de sang.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış."O crédito vai para o homem na arena "que tem a cara suja de pó, sangue e sour. "Mas quando ele está na arena,
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Tärkeä on mies, jonka kasvot ovat veressä, liassa, hiessä.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Zasluge pripadajo tistemu, ki je dejansko v areni, čigar obraz je zamazan s prahom in s potom in krvjo.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Поваги варта людина на арені, чиє лице спітніле, забруднене кров'ю і потом..
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Точките отиват при човекът на арената, чието лице е обезобразено от прах, кръв и пот.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.הכבוד הוא לאדם שבזירה שפניו הוכתמו באבק ובדם ויזע.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.الرصيد يذهب لذلك الرجل في الميدان بوجهه المشوه بالغبار والدم والعرق.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.競技場に立つ人に 名誉は与えられるのだ 競技場に立つ人は
Bu değişim, her bir arenada, her bir kurumda, teker teker gerçekleşecek.A bude sa to diať v jednej oblasti za druhou, inštitúcia za inštitúciou.
Bu değişim, her bir arenada, her bir kurumda, teker teker gerçekleşecek.Dit gaat arena per arena gebeuren, één instelling per keer.
Bu değişim, her bir arenada, her bir kurumda, teker teker gerçekleşecek.E questo avverrà in un ambito alla volta, un'istituzione alla volta.
Bu değişim, her bir arenada, her bir kurumda, teker teker gerçekleşecek.Et cela arrivera dans une arène à la fois, une institution à la fois.
Bu değişim, her bir arenada, her bir kurumda, teker teker gerçekleşecek.Ez szép sorjában meg fog történni az összes területen, az összes intézményi formával.
Bu değişim, her bir arenada, her bir kurumda, teker teker gerçekleşecek.Hal ini akan terjadi satu arena per waktu, satu institusi ke institusi berikutnya.
Bu değişim, her bir arenada, her bir kurumda, teker teker gerçekleşecek.Isso irá acontecer numa arena de cada vez, numa instituição de cada vez.
Bu değişim, her bir arenada, her bir kurumda, teker teker gerçekleşecek.I stanie się to jeden obszar po drugim, jedna instytucja po drugiej.
Bu değişim, her bir arenada, her bir kurumda, teker teker gerçekleşecek.이런 현상은 한 번에 하나의 영역에서,
Bu değişim, her bir arenada, her bir kurumda, teker teker gerçekleşecek.Si aceasta se va intampla cu fiecare arena, cu fiecare institutie.
Bu değişim, her bir arenada, her bir kurumda, teker teker gerçekleşecek.Und es wird einen Bereich nach dem anderen treffen, ein Unternehmen nach dem anderen.
Bu değişim, her bir arenada, her bir kurumda, teker teker gerçekleşecek.Y eso va a ir ocurriendo en un ámbito a la vez, en una institución a la vez.
Bu değişim, her bir arenada, her bir kurumda, teker teker gerçekleşecek.Και αυτό θα γίνει μια αρένα κάποια στιγμή, ένας οργανισμός τη φορά.
Bu değişim, her bir arenada, her bir kurumda, teker teker gerçekleşecek.Все это будет происходит одновременно.
Bu değişim, her bir arenada, her bir kurumda, teker teker gerçekleşecek.И тази битка ще се води за всяко едно бойно поле, за всяка една институция.
Bu değişim, her bir arenada, her bir kurumda, teker teker gerçekleşecek.וזה יתרחש בזירה אחת כל פעם,
Bu değişim, her bir arenada, her bir kurumda, teker teker gerçekleşecek.وهذا ما سيحصل في حقبة من الزمن،
Bu değişim, her bir arenada, her bir kurumda, teker teker gerçekleşecek.組織ごとに起きていきます 力は普遍的なものですが
Burada kazanan, siyasi arenada olabilecekler değil, her bir Mısırlının itibarıdır.여기서의 승리는 정치 상황에서 앞으로 일어난 상황을 다룬 전체적인 세부사항은 아닙니다. 그 승리는 모든 이집트인들의
Burada kazanan, siyasi arenada olabilecekler değil, her bir Mısırlının itibarıdır.אלא משום שהאמנו בחלום שלנו. הניצחון לא נוגע לפרטים של מה שיקרה בזירה הפוליטית.
Burada kazanan, siyasi arenada olabilecekler değil, her bir Mısırlının itibarıdır.النصر هنا لا يقصد به النصر السياسي النصر هنا هو نصر الكرامة
Burada kazanan, siyasi arenada olabilecekler değil, her bir Mısırlının itibarıdır.今後の政治情勢において起きることの詳細とは別の話です ここでの勝利とは 全てのエジプト人の 尊厳への勝利です
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Asta-i important în viaţă, să acţionezi cu mult curaj, să fii în arenă.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Daar gaat het leven over, over grootse moed, over in de arena staan.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Das ist, um was es im Leben geht, wagemutig zu sein, in der Arena zu sein.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.De eso va la vida, de atreverse mucho, de estar en el ruedo.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Det är det som livet går ut på; att våga, att vara i arenan.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Det er, hvad livet handler om, om at have stort mod, om at være i arenaen.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Đó chính là những gì về cuộc sống, về việc dám mạo hiểm ra sao. về việc ở trên đấu trường.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.É isso que a vida é, é ousar grandemente, é estar na arena.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Elämä on suuresti uskaltamista, läsnä olemista
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.È questa la vita, accettare le sfide, scendere nell'arena.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Erről szól az élet, hogy vitézül törjünk előre mintha küzdőtéren lennénk.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.그것이 삶인 거죠. 대담하게 용기를 내는 것 , 경기장 안에 있는 것 말입니다.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.O to jde v životě, o velkolepou odvahu, o to být v aréně.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.O tom je život, o tom robiť veci trúfalo úžasne, o tom byť v aréne.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Voilà ce qu'est la vie, " Oser avec audace ", être dans l'arène.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.V življenju se gre za to, da si upamo več, da stopimo v areno.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.W życiu liczy się wielka odwaga, bycie na arenie. W życiu liczy się wielka odwaga, bycie na arenie.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Αυτό είναι η ζωή για μένα. Να τολμάς πολύ να είσαι στην αρένα.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.В этом суть жизни — отважиться на достойный поступок, быть на арене.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Животът е за това, да бъдеш изключително дързък, да бъдеш на арената.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Життя саме про це, про великі поривання, про перебування на арені.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.זהו טיבם של החיים: אומץ ללא-שיעור, להימצא בתוך הזירה.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.هذا هو مضمون الحياة، الجرأة المذهلة، أن تكون في الميدان.
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.これこそが人生の意義です 競技場に向い 入口に手をかけて こう考えます
Vytas arenada durumlar nasıl?Bien. Vytas, como es la situación en la arena.
Vytas arenada durumlar nasıl?Da, esti inca aici.
Vytas arenada durumlar nasıl? Heyecan dorukta mı?Vytas, jaka jest sytuacja na scenie, jest gorąco?
Vytas arenada durumlar nasıl?Ich bin noch hier. R: Ja, du bist noch hier.