araziye ile cümle
araziye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bay Ford bu araziye sahiptir.Mr Ford owns this land.
O birçok araziye sahip.He owns a lot of land.
Tom memlekette küçük bir araziye sahiptir.Tom owns a small piece of land in the country.
Tom, senin o araziye sahip olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know you owned that land.
Tom bu araziye sahip.Tom owns this land.
Tom bir sürü araziye sahip.Tom owns a lot of land.
Tom otuz yıldan daha fazla süredir o araziye sahip.Tom has had that land for more than thirty years.
Flevoland 1.400 km²'nin üzerinde araziye ve 400.000'in üzerinde nüfusa sahiptir.Flevoland now has over 1,400 km² of land and over 400,000 inhabitants.
Oldukça çok araziye sahiptim.I used to own quite a lot land.
Tom bir zamanlar çok araziye sahipti.Tom once owned a lot of land.
Tom birkaç akre araziye sahiptir.Tom owns several acres of land.
O araziye ihtiyacımız var.We need that land.
Sami'nin uçağı araziye düştü.Sami's plane crashed in the field.
Sami, Kahire'nin güneyinde yüzlerce dönüm araziye sahiptir.Sami owns hundreds of acres of land south of Cairo.
İkinci aşama, 2010'dan önce bir araziye gönderilmeyi içeriyor.Phase two involves sending a lander before 2010.
Fury, "büyülü bir kıyamet" ile tahrip edilen bir araziye sahip olacaktı.Fury would have featured a land ravaged by a "magical apocalypse".
Çayır köpekleri büyük koloniler halinde yaşarlar, koloniler yüzlerce dönüm araziye yayılabilirler.The common bent-wing bats can form large colonies and migrate hundreds of kilometers.
Kampüs, 35.000 dönümlük araziye sahiptir.The park has some 35 camping sites.
Dağlık bir araziye sahiptir.It has a mountainous terrain.
Prokhorovka artık daha engebeli bir araziye sahip.Prokhorovka now has more rugged terrain.
Bunu tasarlayıp araziye sürmeleri 20 sene almış.It took 20 years to design this and get it implemented in the field.
Miselyum, her türlü araziye yayılır. Toprağı sıkı sıkıya kavrar ve bir arada tutar.The mycelium infuses all landscapes, it holds soils together, it's extremely tenacious.
O gün bu araziye hektar başına 1.250'i aşkın varil dolusu yağmur yağmıştı.Over 1,000 drums of water fell on every hectare of that land that day.
Bir süre sonra onu, çıplak araziye attık. Hastalanmıştı.So We cast him, sick, on a barren shore,
Traktör sayesinde kiraladıkları 40 hektarlık araziye yulaf ve buğday ekebilecekler.This will help them sow oats and wheat on the 40 hectares of land they have rented.
Araziye o kadar aşina oldu ki rehberli turlar açtı.She became so familiar with the estate that she led guided tours.
Cross-country bisiklet, gerçekleştirildiği araziye göre tanımlanır.Cross-country cycling is defined by the terrain on which it is performed.
Açık araziye, serbest gezip dolaşmaya ihtiyaç duyar.Der Flusslauf ist frei mäandrierend.
Yusan (遊山) "dağlara veya açık araziye çıkış/gidiş" yani "gezinti", neşeli ve cesur bir yaşamı vurgular.Bruno hingegen habe während der Inflation Aktien und Devisen verkauft, „um gut und teuer leben zu können“.
Drakula'ya çevredeki insanların neden bu araziye gelmek istemediklerini sorar.Là, Korra va découvrir pourquoi Lin ne voulait pas venir dans cette cité.
Güneybatı Afrika'daki Alman Sömürgesi Namibya, çok geniş ve kurak bir araziye sahipti.La progression de Napoléon Ier dans le sud de la France se fait aisément et à grande vitesse.
Bu bölgeler, son iki yıldır yüksek araziye hakim Roma lejyonlarının kontrolü altındaydı.Pendant deux ans, il tient tête aux légions romaines.
Öte yandan bombardıman sırasında fundalıklar ateş almış, yoğun bir duman örtüsü araziye yayılmıştır.En cinco minutos todo el local estaba ardiendo, formándose un humo muy denso.
Mahallenin coğrafi bakımdan büyük ve verimli bir araziye sahip olduğu gözlenmektedir.Tengo la sensación de poseer algo importante y precioso.
Düz ve sulak araziye sahip olup oldukça verimli toprakları bulunmaktadır.Il resto della mappa ha proporzioni ragionevoli e territori probabili.
Engebeli bir araziye sahiptir.Possiede una discarica.
Engebeli bir araziye sahip olup tarıma elverişli araziler mevcuttur.Voi state acquisendo con questi pezzi di terra un paese dove vivere.
Fury, "büyülü bir kıyamet" ile tahrip edilen bir araziye sahip olacaktı.Действие Fury должно было происходить в стране, разоренной «магическим апокалипсисом».
Dağlık ve engebeli bir araziye oturmuştur.В углублении горы и пейзаж».
Köy halkı yerlerinden edilmiş, bozkır olan araziye sürülmüştür.В результате люди были изгнаны Аллахом из райского сада.
İlçe genelde engebeli araziye sahiptir.Последние, как правило, землю арендовали.
Geniş ve dalgalı bir araziye sahiptir.ولها حديقة واسعة وكبيرة.
Yusan (遊山) "dağlara veya açık araziye çıkış/gidiş" yani "gezinti", neşeli ve cesur bir yaşamı vurgular.Yusan (遊山) é "uma caminhada pelas montanhas e campos" (lit. excursão), implicando vida em meio à natureza.
Düz ve verimli bir araziye sahiptir.Hij heeft een groot en rustig terrein nodig.
Şu anda yaklaşık 13.000.000 m2 araziye sahiptir.I dag omfattar den cirka 19 000 m².
Düz ve verimli bir araziye sahiptir.Erbjuda en ren och vacker stadsmiljö.
Köy, düz bir araziye kurulmuş sayılabilir.Istället kan orten lyda direkt under ett county.
Çayır köpekleri büyük koloniler halinde yaşarlar, koloniler yüzlerce dönüm araziye yayılabilirler.Cuiburile lor care atârnă în arbori, se află grupate în colonii, o colonie poate cuprinde mii de păsări.
Araziye uygun olarak Roma Mimari tarzında, Grek tiyatrosu tipinde, üç bolüm olarak yapılmıştır.Organizat în exclusivitate de secția română a Teatrului de Nord, festivalul a avut nouă ediții.
Çayır köpekleri büyük koloniler halinde yaşarlar, koloniler yüzlerce dönüm araziye yayılabilirler.Kolóniákban élő darázsfaj; a kolóniái akár 100 fősek is lehetnek.
Çayır köpekleri büyük koloniler halinde yaşarlar, koloniler yüzlerce dönüm araziye yayılabilirler.Kotipuu on tarpeeksi suuri, jotta tusinoittain klaanin jäseniä voi asua siinä.
Güneybatı Afrika'daki Alman Sömürgesi Namibya, çok geniş ve kurak bir araziye sahipti.Saksan imperialistinen politiikka Lounais-Afrikassa oli raakaa.
Bu araziye, internetten indirilebilen ve uçulabilen araçlarla da ulaşılabilir.Tämä onnistuu sekä internetin kautta että samalla koneella.
Köy, yaklaşık 40-50 bin dekar araziye sahiptir.Yhteen peruukkiin tarvitaan noin 30–40 000 solmua.
Köy sulak araziye sahiptir.Δηλαδή ο δήμος έχει την εξουσία .
Bu birlik, altın çağında, içinde 200.000 Yahudi'nin yaşadığı 600.000 hektarlık araziye sahip oldu.I sin storhedstid ejede foreningen mere end 600.000 hektar jord, befolket af mere end 200.000 jøder.
Köy, yaklaşık 40-50 bin dekar araziye sahiptir.I dag har øya ca. 40-50 innbyggere.
Engebeli araziye sahip olup, çayır bitki örtüsü vardır.Den mangler kantsone med gressvegetasjon.
Her şeye karşın Kızıl Ordu birlikleri araziye hakim olmayı başardılar. .Nhưng dù sao thì các binh sĩ Hồng quân đã hoàn thành nhiệm vụ.
Güneybatı Afrika'daki Alman Sömürgesi Namibya, çok geniş ve kurak bir araziye sahipti.ドイツ領南西アフリカは広大で乾燥した地域だった。
İlgili Sayfalar