Muhtemelen sizi arayacaklardır.They'll probably be calling you.
Tom saat altı civarında beni arayacak.Tom will call me around six.
Seni tekrar arayacaktım.I was going to call you back.
Hâlâ Tom'u arayacak mısın?Are you still going to call Tom?
Tom daha sonra sizi arayacak.Tom is going to call you later.
Tom yakında sizi arayacak.Tom is going to call you soon.
Bence Tom seni arayacak.I think Tom will call you.
Tom polisleri arayacak.Tom will call the cops.
Tom daha sonra arayacak.Tom is going to call later.
Üvey anneni arayacaksın.You're going to call your stepmother.
Bugün Tom'u arayacak mısın?Will you call Tom today?
Bence Tom Mary'i arayacak.I think Tom will call Mary.
Tom beni altı civarında arayacak.Tom is going to call me around six.
Tom seni arayacak.Tom will call you.
Sawyer, kazazedeleri sakinleştirmeye çalışır ve çevreyi arayacaklarını söyler.Sawyer tries to calm them down and says he will do a perimeter sweep.
Gecikme oldu, seni arayacaktım.There was a delay, I was going to call you.
"Ve ne zaman arayacak?""And when will you call?"
Bunu arayacaksın.You better look forward to it.
Ve o zaman bu sayı beş artı twoi arayacaktım.And then you would have this number here called five plus twoi.
Her zamanda Ömer'i arayacak, anladýn mý?And it always will. Do you understand?
İşte bu yüzden sen ve Louis Sir Paul'u beraberce arayacaksınız.That's why you and Louis will seek out Sir Paul together.
"Ve ne zaman arayacak?" Sabah sekizde."And when will you call?" "At eight in the morning.
Kimi arayacaksın ?Who are you calling?
Bir gün Uluslararası Ceza Mahkemesi tanık arayacak:One day the International Criminal Court will call for witnesses:
Şimdi küçük kız kardeşinize sorarsanız: "Selma topu nerede arayacak diye?"Ann takes the ball out of the basket and puts it in a green box, that she's got next to her.
Bir daha dene. Tamam, nasıl izlediğini görelim şimdi. Birazdan arayacaklarını söylediler.- Hold him tight.
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.So the males will go out, they'll look for females, they'll mate.
Ben de seni arayacaktım. Adam:I was about to phone you back. man:
Ne zaman arayacaksın?When are you going to call?
Ona "Mutlu olacak ve seni telefonla arayacak" dedim.I said, "She'll be happy. She'll ring you up on the mobile."
"Birisi ţerifi arayacaktýr."He said, "Well, the sheriff would come and he would knock on the door..."
Beni arayacaksınız, bütün yüreğinizle arayınca beni bulacaksınız.You shall seek me, and find me, when you shall search for me with all your heart.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Destruction comes; and they shall seek peace, and there shall be none.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.You also will be drunken. You will be hidden. You also will seek a stronghold because of the enemy.
Beni arayacaksınız ama bulamayacaksınız. Ve benim bulunduğum yere siz gelemezsiniz.››You will seek me, and won't find me; and where I am, you can't come."
Bankers Petroleum Makedonya'da petrol rezervi arayacakBankers Petroleum to search for oil reserves in Macedonia
UNMIK başkanı: Ahtisaari Kosova'nın geleceği konusunda somut öneriler arayacakUNMIK chief says Ahtisaari to seek concrete proposals on Kosovo future
Kazanmazsa, radikal değişiklikler isteyecek ve bir suçlu arayacaklar.If not, then they will demand radical changes and we will seek blame.
Ne zaman arayacaksın?Quand appelleras-tu ?
Uyandığınızda yine teğmen arayacak.L’agent de police le réveille.
Tom'u arayacaktım.Iba a llamar a Tom.
Yarın arayacak mısınız?¿Llamará mañana?
Sizce Tom arayacak mı?Secondo voi Tom chiamerà?
Dün gece komşular bize sessiz olmamızı yoksa polisleri arayacaklarını söylediler.Вчера ночью соседи сказали, что если мы не будем вести себя тихо, они вызовут полицию.
Uyandığınızda yine teğmen arayacak.سوف يستيقظ المكابيين مرة أخرى.
Uyandığınızda yine teğmen arayacak.Ao acordarem vão ouvi-lá.
Beni arayacak mı acaba?Será que ela vai me ligar?
Uyandığınızda yine teğmen arayacak.Als je weer wakker wordt 2.
Şehri, konuşulan dili ve neyi nerede arayacaklarını bilmiyorlar.Ook over de taal die ze spraken en over hun afkomst is weinig bekend.
Uyandığınızda yine teğmen arayacak.Gdy marynarz budzi się rozpoczyna się bójka.
Uyandığınızda yine teğmen arayacak.När lejonet vaknar.
Uyandığınızda yine teğmen arayacak.Прокинувшись, вони повертаються.
Tom'u arayacak mısın?Ти зателефонуєш Тому?
Uyandığınızda yine teğmen arayacak.Azután az utazó felébred.
Uyandığınızda yine teğmen arayacak.Igjen går de tilbake til politimannen, som nå våkner.
Uyandığınızda yine teğmen arayacak.武将覚醒に戻ります。
Bulduğu takdirde "MerhabaDünya" sınıfında "main" metodunu arayacaktır.“励学”意为在大学要把“学”放在首要位置。
Uyandığınızda yine teğmen arayacak.ורב יהודה? - אם תעירו ואם תעוררו כתיב.
Abi ben de ţimdi seni arayacaktým.Το ξέρω.
Abi ben de ţimdi seni arayacaktým.Тъкмо щях да ти звъня. Какво става?