arayış ile cümle
arayış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
"Pekala, tamam, bu sorunu Dünya Dışı Varlık Arayışı ile nasıl çözeceğiz?""איך נפתור את הבעיה הזו בעזרת סט"י?"
"Pekala, tamam, bu sorunu Dünya Dışı Varlık Arayışı ile nasıl çözeceğiz?""حسناً, كيف سيحل مركز SETI هذه المشكلة ؟! "
"Pekala, tamam, bu sorunu Dünya Dışı Varlık Arayışı ile nasıl çözeceğiz?"もちろんSETIには このような問題を
Pek çok genç sadece iş arayışı içinde safça dönüt yaptı.Molti hanno risposto credendo ingenuamente che fosse una vera offerta di lavoro.
Pek çok genç sadece iş arayışı içinde safça dönüt yaptı.Многие молодые люди откликнулись без задней мысли с целью найти работу.
Peki değişkliklerden korkuyormusun yoksa değişiklik için arayış içinde misin?Aber, fürchtest du dich vor Veränderungen oder suchst du sie?
Peki değişkliklerden korkuyormusun yoksa değişiklik için arayış içinde misin?Ale czy boisz się zmany czy może jej szukasz?
Peki değişkliklerden korkuyormusun yoksa değişiklik için arayış içinde misin?Ty se ale změn obáváš, nebo je naopak vyhledáváš?
Peki değişkliklerden korkuyormusun yoksa değişiklik için arayış içinde misin?Φοβάσαι την αλλαγή ή την αναζητάς;
Sadece pek azı Hakikat'e olan arayışı geliştirir.Csak néhány van, amely erősíti, támogatja az Igazság utáni kutatást.
Sadece pek azı Hakikat'e olan arayışı geliştirir.Doar câteva se înalță în căutarea Adevărului.
Sadece pek azı Hakikat'e olan arayışı geliştirir.Einige wenige verstärken die Suche nach der Wahrheit.
Sadece pek azı Hakikat'e olan arayışı geliştirir.Sommige paar verbeteren de zoektocht naar waarheid.
Sadece pek azı Hakikat'e olan arayışı geliştirir. Ve... sen de bunu bir şekilde biliyorsun.Pero sólo algunas mejoran la búsqueda de la Verdad y de alguna manera, tú sabes ésto también
Sadece pek azı Hakikat'e olan arayışı geliştirir.Λίγες προάγουν την αναζήτηση για την Αλήθεια.
Sanatçının sadece gerçekliğin değil, yoğunlaştırılmış bir gerçeğin arayışında olduğunu düşünüyorum.Eu diria que não é só a realidade que ele segue. Eu acho que ele procura uma espécie de realidade condensada.
Sanatçının sadece gerçekliğin değil, yoğunlaştırılmış bir gerçeğin arayışında olduğunu düşünüyorum.Powiedziałbym, że on nie szuka jedynie rzeczywistości.
Sanatçının sadece gerçekliğin değil, yoğunlaştırılmış bir gerçeğin arayışında olduğunu düşünüyorum.Řekl bych, že to není jenom skutečnost.
Sanatçının sadece gerçekliğin değil, yoğunlaştırılmış bir gerçeğin arayışında olduğunu düşünüyorum.Yo diría que no es sólo realidad que es después. Yo creo que es después de una clase de realidad condensada.
Seçmişsin; yaşamındaki en yüce tercihi yapmışsın: neyin Gerçek olduğunun arayışıVy ste si vybrali; urobili ste najvyššiu voľbu vo svojom živote: hľadať čo čo je Pravda.
SETI: Dünya Dışı Zeki Varlık Arayışı.Search for Extraterrestrial Intelligence.
SETI: Dünya Dışı Zeki Varlık Arayışı.SETI: skratka pre Search for Extraterrestrial Intelligence.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Azóta is kutatunk, de nem lehet túlhangsúlyozni a hátralévő kutatás nagyságrendjét.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.De atunci suntem mereu în căutare, dar e imposibil să exagerăm amploarea căutării care rămâne.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Hemos estado buscando desde entonces, pero es imposible exagerar la magnitud de la búsqueda que falta.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.우리는 그 시절부터 쭉 찾아 왔지만 아직 남아있는 탐색 대상의 방대함을 부풀려 말할 수 없습니다.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Nós andamos a pesquisar desde então, mas é impossível sobrestimar a extensão da pesquisa que falta.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Odvtedy stále hľadáme, ale je nemožné prehnať rozmer hľadania, kktoré nás len čaká.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Poszukiwania trwają, jednak należy podkreślić, jak ogromnie wiele mamy do zrobienia.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.We zijn nog steeds zoekende, maar het is onmogelijk te overschatten wat er nog te doen blijft.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Мы ищем с тех пор, но невозможно переоценить масштаб еще неизведанного
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.Оттогава насам търсим непрестанно, но е невъзможно да се пресили величината на оставащото търсене.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.מאז אנו מחפשים, אבל לא ניתן להפריז בתאור מימדי החיפוש שעדיין צריך לבצע.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.نحن في بحث مستمر عنها ، ومهما ضخّمنا فمن المستحيل أن نكون نبالغ في حجم البحث المتبقي.
Ta en başından beri bir arayış içindeydik, ama geriye kalan arayışın büyüklüğünü abartmamak mümkün değil.まだ残されている探索がいかに広大かは 過大に言うことが出来ません 40年に渡るSETIの努力も
Takdir edersiniz ki bu inanilmaz bir yenilik. Otomotiv sektörü dışındakiler için çözüm arayışları.Mimořádnou inovací bylo hledání řešení v sektorech mimo autoprůmysl.
Takdir edersiniz ki bu inanilmaz bir yenilik. Otomotiv sektörü dışındakiler için çözüm arayışları.Искам да кажа, че бе невероятна иновация, търсейки решения за не-автомобилния сектор.
T: Peki değişkliklerden korkuyormusun yoksa değişiklik için arayış içinde misin?А ты боишься перемен? или ищешь их?
UUIM ve ortaklar böylelikle daha sonraki bir aşamada kaynak arayışında bulunabilecektir.El OND y las entidades asociadas podrán procurarse recursos en una fase posterior.
UUIM ve ortaklar böylelikle daha sonraki bir aşamada kaynak arayışında bulunabilecektir.Чего мы хотели бы добиться?
Ve bu vaat içinde, bu arayışta, o gerçeğe odaklanmada, her şey tatmin bulur.Tem de ser uma busca pela Verdade.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Acest ultim aspect a făcut ca efectele vizuale să fie o căutare constantă a perfecțiunii.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.C'est ce dernier point qui a fait des effets spéciaux une quête constante de la perfection.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Dat laatste punt zorgt ervoor dat visuele effecten een constante zoektocht naar perfectie zijn.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Dieser letzte Punkt hat bei visuellen Effekten zu einem steten Streben nach Perfektion geführt.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.E este último aspeto fez dos efeitos visuais uma constante demanda pela perfeição.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.E quest'ultimo punto ha reso gli effetti visivi una continua ricerca della perfezione.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.És ez a faktor konstans tökéletesítésre ítélte a vizuális effektusokat.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.그리고 바로 그 마지막 특징이 시각 효과에 있어서 지속적으로 완벽함을 추구하게 했습니다.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Posledný bod teda spôsobil neustále hľadanie dokonalosti vizuálnych efektov.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Tento poslední bod způsobil, že tvůrci vizuálních efektů neustále usilují o dokonalost.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.To właśnie ten ostatni punkt uczynił efekty specjalne nieprzerwanym konkursem w dążeniu do perfekcji.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Và chính điểm này khiến hiệu ứng trở thành một sự theo đuổi không ngừng tới sự hoàn hảo
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Y esto ha hecho que las artes visuales busquen incasablemente la perfección.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Αυτό το τελευταίο σημείο έχει κάνει πολλά οπτικά εφέ να είναι μια συνεχής αναζήτηση για τελειότητα.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.І саме завдяки цьому візуальні ефекти постійно прагнуть до досконалості.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Последнее сделало визуальные эффекты средой вечного соревнования.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Последното направи визуалните ефекти в постоянно търсене на съвършенство.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.ונקודה זו הפכה את הפעלולים החזותיים למירוץ בלתי-פוסק להשגת שלמות.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.وهذه النقطة الأخيرة قد جعلت من المؤثرات المرئية، بحثا دائما عن الكمال.