arasın ile cümle
arasın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tavan arasında bir kahverengi keşiş örümceği var.There's a brown recluse spider in the attic.
Reçine ve özsu arasındaki farkın ne olduğunu her zaman merak ediyorum.I'm always wondering what the difference is between resin and sap.
İngilizler ve diğerleri arasındaki bir maça ne dersiniz?How about a match between the English and the others?
Suwon ile Incheon arasında hiç durak yok.There is no stop between Suwon and Incheon.
Basra Körfezi, İran ve Arap Yarımadası arasında yer alır.The Persian Gulf is located between Iran (Persia) and the Arabian Peninsula.
O, toplam 56 koşucu arasında dördüncü sırada yer aldı.He ranked fourth on a total of 56 runners.
Bu iki ülke arasında önemli farklılıklar var.There are significant differences between those two countries.
Tom bir katot ve anot arasındaki farkı anlamıyor.Tom doesn't understand the difference between a cathode and an anode.
Afrika'da beyaz biriyle siyah biri arasında hiçbir fark yok.In Africa, there is no difference between a white and a black.
Alışveriş merkezleri ergenler arasında popülerdir.Shopping malls are popular among teenagers.
Ben hediyeleri tavan arasına koydum.I put the gifts in the attic.
Nehirden gelen suyun sarı ve kahverengi arasında bir rengi vardı.The water from the river had a color between yellow and brown.
Bu şarkıcı, genç insanlar arasında çok popüler.This singer is very popular with young people.
O iyi ve kötü arasındaki farkı nasıl söyleyeceğini bilmiyor.She doesn't know how to tell the difference between good and evil.
Erkek ve kadınların düşünme biçimleri arasında bir farklılık var mı?Is there a difference between the way of thinking of men and women?
Bu, yaşlılar arasında popülerdir.It's popular among the elderly.
Andorra, İspanya ve Fransa arasında bulunan küçük bir prensliktir.Andorra is a small principality situated between Spain and France.
Bu, öğrenciler arasında popüler.It's popular with students.
Bu, kadınlar arasında popüler.It's popular with women.
Elit askerler hemen hemen her zaman özel güçler arasından seçilir.Elite soldiers are almost always selected among the special forces.
Gerçeklik ve gerçek arasındaki fark nedir?What is the difference between reality and truth?
Bu, haber ve reklam arasındaki çizgiyi bulanıklaştırır.This blurs the line between news and advertising.
Yemekler arasında yememelisin?You shouldn't eat between meals.
Geçmiş ve gelecek arasında gerçekten bir an var mı?Is there actually a moment between the past and the future?
İş ve kişisel yaşam arasında bir dengeye nasıl ulaşabiliriz?How can we achieve a balance between work and personal life?
Tom tavan arasında.Tom is in the attic.
Tom üst kata tavan arasına gitti.Tom went upstairs to the attic.
Tom, Mary ve John arasındaki kavgayı ayırmaya çalıştı.Tom tried to break up the fight between Mary and John.
Tavan arasını temizlemen gerekmiyor mu?Shouldn't you be cleaning the attic?
Tavan arasındayım.I'm in the attic.
Kabul edilebilirler ve edilemezler arasında ince bir çizgi vardır.There's a fine line between what's acceptable and what's not.
Aşk ve nefret arasında ince bir çizgi vardır.There's a fine line between love and hate.
Dahilik ve aptallık arasında ince bir çizgi vardır.There's a fine line between genius and stupidity.
Dahilik ve delilik arasında ince bir sınır vardır.There's a fine line between genius and insanity.
Tutumlu olmakla ucuz olmak arasında ince bir çizgi vardır.There's a fine line between being frugal and being cheap.
Tom bir elmas ve bir zümrüt arasındaki farkı bilmiyor.Tom does not know the difference between a diamond and an emerald.
Bunun sen ve Tom'un arasına girmesine izin veremezsin.You can't let that come between you and Tom.
Kardeşler arasında çok gerginlik var.There's a lot of tension among the siblings.
Amerikan ve İngiliz İngilizcesi arasındaki fark nedir?What's the difference between American and British English?
O, saçlarının arasında parmaklarını gezdirdi.She ran her fingers through his hair.
Bu evlerimiz arasında uzun bir yol.It's a long way between our houses.
Gerçek ve yalanlar arasındaki farkı söylemek zor.It's hard to tell the difference between the truth and lies.
İki "evet" arasındaki farklılık; "evet" ve "hayır" arasındakinden daha büyük olabilir.The difference between the two types of "yes" may be greater than between "yes" and "no".
Çin ve Japonya arasındaki ilişkiler son zamanlarda gergin olmuştur.Relations between China and Japan have been tense recently.
Birçok kişi devletler ve hükümetler arasındaki farkı hemen anlayamıyor.Many people do not immediately understand the difference between states and governments.
Çocuklar ebeveynler arasında ne olduğunu hisseder.The children sense what is happening between the parents.
Çocuklar ebeveynler arasında neler olduğunu hisseder.The children sense what's going on between the parents.
Yapmak istediğim en son şey, sen ve Tom'un arasına girmektir.The last thing I want to do is come between you and Tom.
Ben iki şıklar arasında seçtim.I chose between two options.
Tom bir şehir ve bir köy arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between a city and a village.
Buenos Aires ve New Jersey arasında iki saatlik bir zaman farkı var.There's a two hour time difference between Buenos Aires and New Jersey.
Dünya ile diğer gezegenler arasındaki fark Dünya'da suyun var olmasıdır.The difference between Earth and the other planets is that Earth has water.
Sen dostlar arasındasın.You're among friends.
Akrabalarınız arasından herhangi biri kanser hastası mıydı?Was anybody among your relatives ill with cancer?
Biz arkadaşlar arasındayız.We're among friends.
Dünya ile Ay arasındaki uzaklık ne kadardır?What is the distance from the Earth to the moon?
Seninle işim arasında bir seçim yapmamı isteme benden.Don't ask me to choose between you and my job.
Senin ve çocuklarım arasında tercih yapmamı söyleme.Don't ask me to choose between you and my children.
O, iyi ve kötü arasındaki farkı bilmez.He doesn't know the difference between good and evil.
Bulunan şeyler arasında şemsiyeler, ayakkabılar ve mendiller vardı.Among the things found were umbrellas, shoes, and handkerchiefs.
İlgili Sayfalar