Çünkü biliyorsun ki ne zaman eğlenmek istesem seni ararım, pislik!Because you know that when I want to have some real fun, I call you... asshole!
"Gelince ben seni ararım" demeye başladınız.You just said, "I'll call you when I get there."
Beni götürmeye çalışırsan, polisi ararım.If you don't let me, I will call the police.
Vardığımda, seni ararım.I will call you when I get there.
20 dolar için dışarı çıkıp kayıp bir pit bull ararım.I'll go look for a lost pit bill for 20 bucks.
Seni sonra ararım.I'll call you later.
Bana rahatlatmak için onları tekrar ararım; - Hemşire - Bu kadın burada ne yapmalıyım?I'll call them back again to comfort me;-- Nurse!--What should she do here?
Sonra ararım.I'll call back. All right, until then.
Seni ararım.I'll call you.
Ben ararım.I will call.
Toplantıdayım seni sonra ararım.I am in a meeting, I'll call you right back.
Sağlık açısından, ben kendi vücudum için faydalı içerikler ararım.Well for health, I'm looking for wholesome ingredients that are good for my body.
Beni aramamanı söylediğimi sanıyordum. Ben seni ararım.I think I told you not to call, and that I would contact you.
Evet, su filtresine ihtiyacım olursa sizi ararım.Yes. I will call you if I need water filters.
İlk önce seni ararım.I will call you first.
Ben seni ararım.I'll call you.
Seni daha sonra ararım.I'll call you back.
Ben de her katmanda bir hikaye ararım.And I look for stories on each level.
Peki, doktor ararım.All right, doctor.
Ben ararım onu.I'll call him.
- Oraya varınca seni ararım.- Hey, I'll call you when I get there.
Telefonumu bulursam seni ararım.Ich rufe dich an, wenn ich mein Handy finde.
Telefonumu bulduğumda seni ararım.Ich rufe dich an, wenn ich mein Handy finde.
Telefonumu bulursam seni ararım.Te llamo si encuentro mi teléfono.
Telefonumu bulduğumda seni ararım.Te llamo cuando encuentre mi teléfono.
Onu çok sık ararım.Le llamo con mucha frecuencia.
Ofise döndüğümde onu ararım.Lo chiamo quando torno in ufficio.
İstasyona varınca seni ararım.Ik bel je op wanneer ik bij het station aankom.
Senin yerinde olsam doktoru ararım.Na twoim miejscu zadzwoniłabym do lekarza.
Bir şey olursa seni ararım.Якщо щось трапиться, я тобі зателефоную.
Bir şey olursa seni ararım.Якщо щось трапиться, я вам зателефоную.
20 dolar için dışarı çıkıp kayıp bir pit bull ararım.20불 받으려고 퍽이나 개를 찾겠습니다.
20 dolar için dışarı çıkıp kayıp bir pit bull ararım."Da, sigur, am să caut un pitbull pierdut pentru 20 de dolari."
20 dolar için dışarı çıkıp kayıp bir pit bull ararım.Ja, sicher, ich gehe los, um für 20 Dollar einen Pitbull zu suchen.
20 dolar için dışarı çıkıp kayıp bir pit bull ararım.Je vais partir à la recherche d'un pit-bull perdu pour 20 dollars.
20 dolar için dışarı çıkıp kayıp bir pit bull ararım.Nếu vậy tôi sẵn sàng đi để lấy 20 đô,
20 dolar için dışarı çıkıp kayıp bir pit bull ararım.אני אלך לחפש פיטבול אבוד בשביל 20 דולר.
20 dolar için dışarı çıkıp kayıp bir pit bull ararım.سأذهي وأبحث عن الكلب الضائع مقابل 20 دولار.
20 dolar için dışarı çıkıp kayıp bir pit bull ararım.細道を人々がハークルスと叫びながら 行き交う場面が目に浮かびます
Ararım ben seni. Ben de seni seviyorum.Ligo-te mais tarde.
Ararım ben seni. Ben de seni seviyorum.سأعاود الاتصال بك أحبك أيضاً
Ararım ben seni.Da, te sun eu înapoi.
Ararım ben seni.Majd visszahívlak.
Ararım ben seni.Oui...
Ararım ben seni.Sí, luego te llamo.
Bana rahatlatmak için onları tekrar ararım; - Hemşire - Bu kadın burada ne yapmalıyım?Aku akan menelepon mereka kembali lagi untuk menghibur saya; - Perawat - Apa yang harus ia lakukan di sini!?
Bana rahatlatmak için onları tekrar ararım; - Hemşire - Bu kadın burada ne yapmalıyım?Bom jih pokličete nazaj k meni udobje;! - Nurse - Kaj naj ona stori tukaj?
Bana rahatlatmak için onları tekrar ararım; - Hemşire - Bu kadın burada ne yapmalıyım?Eu vou chamá-los de volta para me confortar;! - Enfermeira - O que ela deveria fazer aqui?
Bana rahatlatmak için onları tekrar ararım; - Hemşire - Bu kadın burada ne yapmalıyım?Hívom őket vissza a kényelem nekem - Nurse! - Mit kell csinálni itt?
Bana rahatlatmak için onları tekrar ararım; - Hemşire - Bu kadın burada ne yapmalıyım?Ich werde sie wieder anrufen, um mich zu trösten; - Krankenschwester - Was soll sie hier tun?
Bana rahatlatmak için onları tekrar ararım; - Hemşire - Bu kadın burada ne yapmalıyım?Ik bel ze terug om mij te troosten, -! Verpleegkundige - Wat moet ze hier doen?
Bana rahatlatmak için onları tekrar ararım; - Hemşire - Bu kadın burada ne yapmalıyım?Io li chiamo di nuovo a confortarmi; - Infermiere - Cosa doveva fare qui?
Bana rahatlatmak için onları tekrar ararım; - Hemşire - Bu kadın burada ne yapmalıyım?Jag ringer dem igen för att trösta mig, - Sjuksköterska - Vad ska hon göra här?
Bana rahatlatmak için onları tekrar ararım; - Hemşire - Bu kadın burada ne yapmalıyım?Jeg vil kalde dem tilbage igen for at trøste mig, -! Sygeplejerske - Hvad skal hun gøre her?
Bana rahatlatmak için onları tekrar ararım; - Hemşire - Bu kadın burada ne yapmalıyım?Je vais les appeler de nouveau à me consoler; - Infirmière - Que devrait-elle faire ici?
Bana rahatlatmak için onları tekrar ararım; - Hemşire - Bu kadın burada ne yapmalıyım?내가 위로해주기 위해 다시 다시 전화 할께, - 간호사 - 그녀가 여기서 무엇을해야합니까?
Bana rahatlatmak için onları tekrar ararım; - Hemşire - Bu kadın burada ne yapmalıyım?Le voi suna din nou la mine confort; - Nurse - Ce ar trebui să facă ea aici!?
Bana rahatlatmak için onları tekrar ararım; - Hemşire - Bu kadın burada ne yapmalıyım?Soitan heille takaisin lohduttamaan minua; - Nurse! - Mitä hänen pitäisi tehdä täällä?
Bana rahatlatmak için onları tekrar ararım; - Hemşire - Bu kadın burada ne yapmalıyım?Tôi sẽ gọi trở lại một lần nữa để an ủi tôi - Y tá - Điều gì cô ấy nên làm ở đây!
Bana rahatlatmak için onları tekrar ararım; - Hemşire - Bu kadın burada ne yapmalıyım?Voy a llamar otra vez para consolarme; - Enfermera - ¿Qué debe hacer aquí?