"Sizden korkunca aranızdan kaçtım.So I ran away from you out of fear.
Bizimle sizin aranızda delil yok.There is no dispute between you and us.
Zulme uğratılışı ardından kendini savunana gelince, böyleleri aleyhine yol aranamaz.If one avenges himself after he has been wronged, there is no way of blaming him.
Benimle sizin aranızda tanık olarak O yeter. Çok affedici, çok merhametlidir O."He is sufficient as witness between you and me; yet He is forgiving, ever-merciful."
Ölümü aranızda biz takdir ettik. Biz önüne geçilecekler değiliz.We have incorporated death in your constitution, and We shall not be hindered
Aranızda hüküm veriyor.He judges between you.
Aranızda iyilik ve ihsanı unutmayın. Şüphesiz Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla görür.But do not forget to be good to each other, and remember that God sees all that you do.
Andolsun, aranız açılmış ve (tanrı) sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir.Shattered lie your ties with them now, and gone are the claims you made."
Allah kıyamet gününde, ihtilaf etmekte olduğunuz konulara dair aranızda hüküm verecektir.God will judge between you on the Day of Judgement in what you are at variance."
(Ey müminler!) Peygamber'i, kendi aranızda birbirinizi çağırır gibi çağırmayın.Do not consider your being summoned by the Apostle to be like your summoning one another.
Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım.So I ran away from you out of fear.
De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter.Say: "God is sufficient as witness between me and you."
Kulaklarımızda da bir ağırlık vardır. Bizimle senin aranda bir perde bulunmaktadır.There is a deafness in our ears, and a veil lies between us and you.
Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, bağışlayan, esirgeyendir.He is sufficient as witness between you and me; yet He is forgiving, ever-merciful."
Aranızda ölümü takdir eden biziz. Ve biz, önüne geçilebileceklerden değiliz.We have incorporated death in your constitution, and We shall not be hindered
Aranızda O hükmeder.He judges between you.
Çünkü o sizin aranızı açan belli bir düşmandır.Do not follow in the footsteps of Satan your acknowledged foe.
Aranızdaki fazileti unutmayın şüphesiz ki Allah, her ne yaparsanız hakkiyle görür.But do not forget to be good to each other, and remember that God sees all that you do.
Sonra dönüşünüz banadır, ayrılığa düştüğünüz hususlarda aranızda hükmedeceğim".You have then to come back to Me when I will judge between you in what you were at variance."
Aranızdaki bütün bağlar artık kesilmiş, güvendiklerinizin hepsi kaybolup gitmiştir.Shattered lie your ties with them now, and gone are the claims you made."
Onun için siz gerçekten mümin kimseler iseniz Allah'tan korkun da biribirinizle aranızı düzeltin.So fulfil your duty to God and keep peace among yourselves.
Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında kıyamet günü Allah aranızda hükmünü verecektir.God will judge between you on the Day of Judgement in what you are at variance."
(Ey müminler!) Peygamberin davetini, aranızdan bazınızın bazınıza daveti gibi zannetmeyin.Do not consider your being summoned by the Apostle to be like your summoning one another.
"Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım.So I ran away from you out of fear.
Aranızda ölümü takdir eden biziz ve bizim önümüze geçilmez.We have incorporated death in your constitution, and We shall not be hindered
Aranızda O, hükmeder, Allah bilendir, hikmet sahibidir.God is all-knowing and all-wise.
Elbette ilâhî buyruğu bekleyerek yüzünün semada aranıp durduğunu görüyoruz.We have seen you turn your face to the heavens.
Çünkü o, sizin aranızı açan belli bir düşmandır.Do not follow in the footsteps of Satan your acknowledged foe.
Sonra hepinizin dönüşü Bana olacak. Ben de aranızda ihtilâf ettiğiniz konularda hükmümü vereceğim.You have then to come back to Me when I will judge between you in what you were at variance."
Bilirsiniz ki, daha önce, bir ömür boyu aranızda yaşadım, böylesi bir iddiada bulunmadım.(Remember that I am one of you) and have lived a whole life with you before (its revelation).
Aranızdaki dostluğu unutmayın. ALLAH yaptıklarınızı Görendir.But do not forget to be good to each other, and remember that God sees all that you do.
Sonra, dönüşünüz banadır ve anlaşmazlığa düştüğünüz konularda aranızda ben hüküm vereceğim."You have then to come back to Me when I will judge between you in what you were at variance."
Aranızdaki bağlar kesilmiştir. İleri sürdükleriniz sizi terketmiştir."Shattered lie your ties with them now, and gone are the claims you made."
ALLAH'ı dinleyin, aranızı düzeltin.So fulfil your duty to God and keep peace among yourselves.
Bundan önce bir ömür boyu aranızda yaşadım.(Remember that I am one of you) and have lived a whole life with you before (its revelation).
"Bizimle sizin aranızda ALLAH tanıktır ki, biz sizin kulluk etmenizden habersizdik."For God is sufficient as witness between us and you we were not aware of your worship."
De ki, "ALLAH ve kitabın bilgisine sahip olanlar benimle sizin aranızda şahit olarak yeter."Tell them: "God is sufficient as witness between me and you, and he who has knowledge of the Book."
Tartıştığınız konularda, diriliş günü aranızda ALLAH hüküm verecektir.God will judge between you on the Day of Judgement in what you are at variance."
Elçinin davetini, aranızda herhangi birinin diğerini davet etmesi gibi tutmayın.Do not consider your being summoned by the Apostle to be like your summoning one another.
De ki, "Benimle sizin aranızda tanık olarak ALLAH yeter.Say: "God is sufficient as witness between me and you."
O zaman, aranızda düşmanlık bulunan kişi belki en iyi dostun oluverir.Then you will find your erstwhile enemy like a close. affectionate friend.
Bizimle sizin aranızda herhangi bir tartışma yoktur.There is no dispute between you and us.
Benimle sizin aranızda tanık olarak O yeter. O Bağışlayandır, Rahimdir.He is sufficient as witness between you and me; yet He is forgiving, ever-merciful."
Aranızda ölümünüzü önceden biz belirledik. Kimse bizi engelleyemez:We have incorporated death in your constitution, and We shall not be hindered
O, aranızda yargıda bulunur.He judges between you.
De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (olan) bir kelimeye (tevhide) gelin.Say (O dear Prophet Mohammed – peace and blessings be upon him), “O People given the Book(s)!
Ey inananlar! Mallarınızı aranızda bâtıl bir yolla/tutarsız bahanelerle yemeyin.O People who Believe!
Sen bundan önce, aramızda aranan/ümit beslenen bir kişi idin.You seemed very promising among us, before this – What!
Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin.O People who Believe!
Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda meşrû olmayan yollarla yemeyin.O People who Believe!
Allah'a ve Resulüne hıyanet etmeyin, bile bile aranızdaki emanetlerinize de hıyanet etmeyin!Do not betray Allah and His Noble Messenger, nor purposely defraud your trusts.
Size Allah'ın ayetleri okunmakta ve O'nun Elçisi de aranızda iken nasıl inkar edersiniz?How can you disbelieve, seeing you have God's signs recited to you, and His Messenger among you?
Aranızda (böyle) hükmediyor. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.That is God's judgment; He judges between you; and God is All-knowing, All-wise.
Eğer onları aranıza katarsanız, artık onlar sizin kardeşlerinizdir.And if you intermix with them, they are your brothers.
Aranızdaki üstünlüğü (derece farkını) unutmayın.Forget not to be bountiful one towards another.
Allah, aranızda geçen konuşmaları işitiyordu. Şüphesiz Allah, işitendir, görendir.God hears the two of you conversing together; surely God is All-hearing, All-seeing.
Bu, Allah'ın hükmüdür; sizin aranızda hükmeder. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.That is God's judgment; He judges between you; and God is All-knowing, All-wise.
Sonra dönüşünüz Banadır. Ayrılığa düştüğünüz hususlarda aranızda hükmedeceğim.I will set thy followers above the unbelievers till the Resurrection Day.
Allah'ın ayetleri size okunur, aranızda da Peygamberi bulunurken nasıl inkar edersiniz?How can you disbelieve, seeing you have God's signs recited to you, and His Messenger among you?
De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Doğrusu O, kullarını görür, haberdardır."Say: 'God suffices as a witness between me and you; surely He is aware of and sees His servants.'