aranıza ile cümle

aranıza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.For I know that after my departure, vicious wolves will enter in among you, not sparing the flock.
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.Now accept one who is weak in faith, but not for disputes over opinions.
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?If we sowed to you spiritual things, is it a great thing if we reap your fleshly things?
Eğer onları aranıza katarsanız, artık onlar sizin kardeşlerinizdir.And if you intermix with them, they are your brothers.
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?Ak sme my vám siali duchovné, či by to bola taká veľká vec, keby sme my žali vaše telesné?
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?Če smo vam mi duhovno posejali, je li kaj velikega, ako bomo mi vaše meseno želi?
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?Ha mi néktek a lelkieket vetettük, nagy dolog- é, ha mi a ti testi javaitokat aratjuk?
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?Har vi sådd for eder de åndelige goder, er det da noget stort om vi høster eders timelige goder?
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?Jos me olemme kylväneet teille hengellistä hyvää, onko paljon, jos me niitämme teiltä aineellista?
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?우리가 너희에게 신령한 것을 뿌렸은즉 너희 육신의 것을 거두기로 과하다 하겠느냐
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?Når vi have sået eder de åndelige Ting, er det da noget stort, om vi høste eders timelige?
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?Ponieważeśmy my wam duchowne dobra siali, wielkaż to, gdybyśmy wasze cielesne żęli?
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?Se noi abbiamo seminato in voi le cose spirituali, è forse gran cosa se raccoglieremo beni materiali
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?Se nós semeamos para vós as coisas espirituais, será muito que de vós colhamos as materias?
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?So wir euch das Geistliche säen, ist's ein großes Ding, wenn wir euer Leibliches ernten?
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?Wij hebben geestelijk zaad in u gezaaid. Is het dan teveel gevraagd dat wij eten en drinken oogsten?
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?Εαν ημεις εσπειραμεν εις εσας τα πνευματικα, μεγα ειναι εαν ημεις θερισωμεν τα σαρκικα σας;
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?Если мы посеяли в вас духовное, велико ли то, если пожнем у вас телесное?
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?Защото, при все че съм свободен от всичките човеци, аз заробих себе си на всички, за да придобия мнозината.
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?Коли ми духовне сїяли вам, то чи велика річ, коли ми тілесне ваше жати мем?
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?אם זרענו בכם עניני הרוח הכי דבר גדול הוא אם נקצר מכם עניני הבשר׃
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?ان كنا نحن قد زرعنا لكم الروحيات أفعظيم ان حصدنا منكم الجسديات.
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?我 們 若 把 屬 靈 的 種 子 撒 在 你 們 中 間 、 就 是 從 你 們 收 割 奉 養 肉 身 之 物 、 這 還 算 大 事 麼
Aranıza ruhsal tohumlar ektiysek, sizden maddesel bir harman biçmemiz çok mu?我 們若 把 屬靈 的 種子 撒在 你 們中間 、 就 是 從 你 們 收割 奉 養 肉身 之物 、 這還 算 大事麼
‹‹Bakın, aranıza yılanlar, Büyüden etkilenmeyen engerekler göndereceğim, Sizi sokacaklar›› diyor RAB.Bo oto Ja poślę na was węże najjadowitsze, przeciwko którym niemasz zaklinania; i pokąsają was, mówi Pan.
‹‹Bakın, aranıza yılanlar, Büyüden etkilenmeyen engerekler göndereceğim, Sizi sokacaklar›› diyor RAB.여호와께서 말씀하시되 내가 술법으로도 제어할 수 없는 뱀과 독사를 너희 중에 보내리니 그것들이 너희를 물리라 하시도다
‹‹Bakın, aranıza yılanlar, Büyüden etkilenmeyen engerekler göndereceğim, Sizi sokacaklar›› diyor RAB.Защото, ето, Аз пращам върху вас змии, ехидни, Които не се омайват, Но ще ви хапят, казва Господ.
‹‹Bakın, aranıza yılanlar, Büyüden etkilenmeyen engerekler göndereceğim, Sizi sokacaklar›› diyor RAB.כי הנני משלח בכם נחשים צפענים אשר אין להם לחש ונשכו אתכם נאם יהוה׃
‹‹Bakın, aranıza yılanlar, Büyüden etkilenmeyen engerekler göndereceğim, Sizi sokacaklar›› diyor RAB.لاني هانذا مرسل عليكم حيّات افاعي لا ترقى فتلدغكم يقول الرب
‹‹Bakın, aranıza yılanlar, Büyüden etkilenmeyen engerekler göndereceğim, Sizi sokacaklar›› diyor RAB.看 哪 、 我 必 使 毒 蛇 到 你 們 中 間 、 是 不 服 法 術 的 、 必 咬 你 們 . 這 是 耶 和 華 說 的
‹‹Bakın, aranıza yılanlar, Büyüden etkilenmeyen engerekler göndereceğim, Sizi sokacaklar›› diyor RAB.看哪 、 我 必 使 毒蛇 到 你 們中間 、 是 不 服法 術 的 、 必 咬 你們.這是 耶和華 說的
Belki ben aranıza girdiğim için tamamlanamıyordur. Hayır, senden önce de böyleydik.Bueno, tal vez no pueda ser completo porque... ...ya sabes, yo estoy en el medio, o no lo sé.
Belki ben aranıza girdiğim için tamamlanamıyordur. Hayır, senden önce de böyleydik.Talvez, não consiga completar-se porque eu estou no meio, não sei...
Belki ben aranıza girdiğim için tamamlanamıyordur.Misschien is het onaf, omdat ik in de weg zit.
Belki ben aranıza girdiğim için tamamlanamıyordur.Poate că nu poate fi completă... ... din cauza mea.
Belki ben aranıza girdiğim için tamamlanamıyordur.Talán azért nem lehet teljes, mert én... az utatokba állok, tudomisén.
Belki ben aranıza girdiğim için tamamlanamıyordur.Tu comprends? Il reste inachevé, peut-être parce que... parce que je me mets en travers.
Belki ben aranıza girdiğim için tamamlanamıyordur.و لن يكتمل لأنه ... لأنني أقف في طريقه
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Boć ja to wiem, że po odejściu mojem wnijdą między was wilcy okrutni, którzy trzodzie folgować nie będą.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Còn tôi biết rằng sau khi tôi đi sẽ có muông sói dữ tợn xen vào trong vòng anh em, chẳng tiếc bầy đâu;
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Còn tôi biết rằng sau khi tôi đi sẽ có muông sói dữ_tợn xen vào trong vòng anh_em , chẳng tiếc bầy đâu ;
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Eu sei que depois da minha partida entrarão no meio de vós lobos cruéis que não pouparão rebanho,
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Io so che dopo la mia partenza entreranno fra voi lupi rapaci, che non risparmieranno il gregge
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Jaz vem, da pridejo po odhodu mojem med vas grabljivi volkovi, ki ne bodo prizanašali čredi;
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Jeg ved, at der efter min Bortgang skal komme svare Ulve ind iblandt eder, som ikke ville spare Hjorden.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Jeg vet at efter min bortgang skal det komme glupende ulver inn blandt eder, som ikke skåner hjorden;
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Je sais qu`il s`introduira parmi vous, après mon départ, des loups cruels qui n`épargneront pas le troupeau,
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.내가 떠난 후에 흉악한 이리가 너희에게 들어와서 그 양떼를 아끼지 아니하며
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Lebo ja viem toto: že po mojom odchode vojdú medzi vás draví vlci, ktorí nebudú šetriť stáda.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Mert én tudom azt, hogy az én eltávozásom után jõnek ti közétek gonosz farkasok, kik nem kedveznek a nyájnak.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Minä tiedän, että minun lähtöni jälkeen teidän keskuuteenne tulee julmia susia, jotka eivät laumaa säästä,
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Nebo já to jistotně vím, že po mém odjití vejdou mezi vás vlci hltaví, kteříž nebudou odpouštěti stádu.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Ştiu bine că, după plecarea mea, se vor vîrî între voi lupi răpitori, cari nu vor cruţa turma;
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Ибо я знаю, что, по отшествии моем, войдут к вам лютые волки, не щадящие стада;
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Я бо знаю се, що після виходу мого прийдуть вовки хижі між вас, що не пощадять стада.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.כי ידע אני אשר אחרי צאתי יבואו בתוככם זאבים עזים אשר לא יחוסו על העדר׃
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.‎لاني اعلم هذا انه بعد ذهابي سيدخل بينكم ذئاب خاطفة لا تشفق على الرعية‎.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.我 知 道 我 去 之 後 、 必 有 兇 暴 的 豺 狼 、 進 入 你 們 中 間 、 不 愛 惜 羊 群
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.我 知道 我 去 之後 、 必 有 兇暴 的 豺狼 、 進入 你 們中間 、 不 愛惜 羊群
Bir şeyi bölmen istenir örneğin kardeşinle aranıza bölüşün veya arkadaşınla bölüşün denir.Chia số tiền giữa bạn và anh bạn hoặc giữa bạn và bạn của bạn.
İlgili Sayfalar