% 1 sunucusu aranıyor (port% 2)...サーバ %1:%2 を探しています...
6 kare ile 7 kare arasında 13'lük bir ara var. Bu sayı o aranın 9'luk kısmında.Тъй че има разлика от 13 между 6 на квадрат и 7 на квадрат, а това е на 9 единици.
Ama aranızda yapıcı olduğunu kabul etmeyenler de var.Aber es gibt manche von Ihnen die nicht zugeben das sie Macher sind.
Ama aranızda yapıcı olduğunu kabul etmeyenler de var.Ale część z was nie zgadza się z tym, że jest twórcą.
Ama aranızda yapıcı olduğunu kabul etmeyenler de var.Dar sunt unii din voi care nu vor să admită că fac lucruri.
Ama aranızda yapıcı olduğunu kabul etmeyenler de var.De vannak köztetek, akik nem ismernék el, hogy alkotók.
Ama aranızda yapıcı olduğunu kabul etmeyenler de var.하지만 여러분이 만드는 사람이라는 것을 인정하지 않는 몇몇 분들이 있습니다.
Ama aranızda yapıcı olduğunu kabul etmeyenler de var.Maar sommigen van jullie geven niet toe dat ze makers zijn.
Ama aranızda yapıcı olduğunu kabul etmeyenler de var.Ma ci sono alcuni di voi lì che non ammetterebbero di essere dei maker.
Ama aranızda yapıcı olduğunu kabul etmeyenler de var.Mais il y a certains d'entre vous qui n'admettront pas que vous êtes des créateurs.
Ama aranızda yapıcı olduğunu kabul etmeyenler de var.Mas há aí alguns que acham que não são criadores. Uma vez mais, pensem nisso.
Ama aranızda yapıcı olduğunu kabul etmeyenler de var.Masih ada beberapa yang belum mengakui bahwa Anda adalah pencipta.
Ama aranızda yapıcı olduğunu kabul etmeyenler de var.Nhưng sẽ có 1 vài trong số bạn không nhận mình là nhà chế tạo.
Ama aranızda yapıcı olduğunu kabul etmeyenler de var.Pero hay algunos ahí que no admitirían que son hacedores.
Ama aranızda yapıcı olduğunu kabul etmeyenler de var.Но някои от вас няма да признаят, че са създатели.
Ama aranızda yapıcı olduğunu kabul etmeyenler de var.Но при этом среди вас есть и такие, которые просто не признаются себе, что они создатели.
Ama aranızda yapıcı olduğunu kabul etmeyenler de var.אבל יש פה כמה כאלה שלא יודו שהם אנשי יצירה.
Ama aranızda yapıcı olduğunu kabul etmeyenler de var.ولكن هناك من لا يعترف انه من المخترعين
Ama aranızda yapıcı olduğunu kabul etmeyenler de var.改めて考えてみましょう。
Ama, bana öyle geldi ki... senin Jin Se Ryeong ile aranız pek iyi değil.Czułam to wcześniej. Nie wydajesz się jej lubić. Nie jesteście w dobrej relacji z Jin Se Ryeong.
Ama, bana öyle geldi ki... senin Jin Se Ryeong ile aranız pek iyi değil.Et, j'ai ressenti ça plus tôt. Il semble que vous et Jin Se Ryeong ne soyez pas en bon termes.
Ama, bana öyle geldi ki... senin Jin Se Ryeong ile aranız pek iyi değil.Si am simtit asta de la inceput. Nu pare ca tu si Jin Se Ryeong va impacati bine.
Ama, bana öyle geldi ki... senin Jin Se Ryeong ile aranız pek iyi değil.Και, το διαισθάνθηκα αυτό από την αρχή Δεν φαίνεται εσύ και η Σε Ρυέονγκ να έχετε καλή σχέση.
Ama, bana öyle geldi ki... senin Jin Se Ryeong ile aranız pek iyi değil.Но, я еще раньше это почувствовала... Я думаю, ты не очень дружишь с Жин Сэ Рион
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.Ale i vy všetci sa vráťte a nože poďte! Lež nenajdem medzi vami múdreho.
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.Ali vi vsi, le prihajajte zopet sem! modrega vendar ne najdem med vami.
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.Ja, gärna mån I alla ansätta mig på nytt, jag lär ändå bland eder ej finna någon vis.
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.너희는 다 다시 올지니라 내가 너희 중에서 지혜자를 찾을 수 없느니라
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.Maar u kunt mij beter met rust laten, want ik zie onder u geen wijs mens.
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.Mais vous tous, revenez à vos mêmes discours, Et je ne trouverai pas un sage parmi vous.
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.Mas tornai vós todos, e vinde, e sábio nenhum acharei entre vós.
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.Men I - kom bare igjen alle sammen! Jeg finner dog ikke nogen vismann blandt eder.
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.Men I, mød kun alle frem igen, en Vismand fnder jeg ikke iblandt jer!
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.Mutta te kaikki, tulkaa jälleen tänne; en löydä minä viisasta joukostanne.
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.Napjaim elmulának, szívemnek kincsei: terveim meghiusulának.
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.Nhưng , hỡi các ngươi , hết_thảy khá biện_luận lại_nữa ; Song ta không thấy trong các ngươi có ai khôn_ngoan .
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.Nhưng, hỡi các ngươi, hết thảy khá biện luận lại nữa; Song ta không thấy trong các ngươi có ai khôn ngoan.
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.No obstante, volved todos vosotros; venid, por favor. Pero entre vosotros no hallaré ningún sabio
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.Su, venite di nuovo tutti: io non troverò un saggio fra di voi
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.Tapi seandainya kamu semua datang ke mari, tak seorang bijaksana pun yang akan kudapati
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.Tolikéž i vy všickni obraťte se, a poďte, prosím; neboť nenacházím mezi vámi moudrého.
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.Wohlan, so kehrt euch alle her und kommt; ich werde doch keinen Weisen unter euch finden.
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.Wy tedy wszyscy nawróćcie się, a pójdźcie, proszę; bo nie znajduję między wami mądrego.
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.σεις δε παντες επιστραφητε, και ελθετε τωρα διοτι ουδενα συνετον θελω ευρει μεταξυ σας.
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.А вие всички, моля, пак дойдете; Обаче не ще мога намери между вас един разумен.
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.Выслушайте, все вы, и подойдите; не найду я мудрого между вами.
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.ואולם כלם תשבו ובאו נא ולא אמצא בכם חכם׃
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.ولكن ارجعوا كلكم وتعالوا فلا اجد فيكم حكيما.
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.至 於 你 們 眾 人 、 可 以 再 來 辯 論 罷 . 你 們 中 間 、 我 找 不 著 一 個 智 慧 人
‹‹Ama siz, hepiniz gelin yine deneyin! Aranızda bir bilge bulamayacağım.至於 你 們眾人 、 可以 再 來辯 論罷 . 你 們中間 、 我 找 不 著 一 個 智慧人
Ancak karanlıkta aranırken fark ettim ki, daha önce sahip olmadığım seçenekler yüzünden felç olmuştum.Ahogy sötétben tapogatóztam, rájöttem, hogy éppen a lehetőségek soha nem látott tárháza bénít meg.
Ancak karanlıkta aranırken fark ettim ki, daha önce sahip olmadığım seçenekler yüzünden felç olmuştum.Bîjbîind prin întuneric mi-am dat seama că de fapt eram paralizat de opțiunile pe care înainte nu le avusesem.
Ancak karanlıkta aranırken fark ettim ki, daha önce sahip olmadığım seçenekler yüzünden felç olmuştum.힘든 나날을 보내면서 생각한 끝에 그 동안 한 번도 경험하지 못했던, 선택할 수 있는 것이 너무 많았기 때문에 슬럼프에 빠졌다는 것을 깨달았습니다.
Ancak karanlıkta aranırken fark ettim ki, daha önce sahip olmadığım seçenekler yüzünden felç olmuştum.Speurend in mijn somberheid, realiseerde ik me dat ik verlamd was door alle keuzes die ik nooit had gehad.
Ancak karanlıkta aranırken fark ettim ki, daha önce sahip olmadığım seçenekler yüzünden felç olmuştum.Szukając przyczyny zrozumiałem, że paraliżował mnie ogrom wyborów, których przedtem nie miałem.
Ancak karanlıkta aranırken fark ettim ki, daha önce sahip olmadığım seçenekler yüzünden felç olmuştum.אבל בעודי מגשש בחשיכה, הבנתי שבעצם הייתי משותק בגלל כל האפשרויות, שמעולם לא היו לי קודם.
Ancak karanlıkta aranırken fark ettim ki, daha önce sahip olmadığım seçenekler yüzünden felç olmuştum.ولكني بحثت في الظلام أدركت أنني في الواقع كنت مشلولاً من قبل الخيارات العديدة التي لم تكن لدي من قبل.
Ancak karanlıkta aranırken fark ettim ki, daha önce sahip olmadığım seçenekler yüzünden felç olmuştum.経験した事がないほど 選択の幅が広がったせいで 途方に暮れていたのです その瞬間 自分の震える手を 思い出しました
Aranılan '% 1' ifadesi bulunamadı.문자열 '% 1' 을( 를) 찾을 수 없습니다.
Aranılan '% 1' ifadesi bulunamadı.A keresett sztring (% 1) nem található.